Çarşamba16 Eylül 202611:52İSTPİYASAAÇIK

Havacılıkta temiz yakıt hamlesi: Karbon emisyon 2030'a kadar yüzde 5 azalacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılık sektöründe Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımını yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 5 oranında azaltmayı hedeflediklerini açıkladı.

Yayınlanma

Paylaş
Havacılıkta temiz yakıt hamlesi: Karbon emisyon 2030'a kadar yüzde 5 azalacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2030 yılı için sürdürülebilir havacılık yakıtı ile karbondioksit emisyonunu yüzde 5 azaltmayı hedeflediklerini bildirdi.

HAVACILIKTA YEŞİL DÖNÜŞÜM ADIMI
2030 hedefimiz sürdürülebilir havacılık yakıtı ile karbondioksit emisyonunu yüzde 5 azaltmayı hedeflediklerini bildirdi.

Uraloğlu, havacılık sektörünün karbon emisyonlarının azaltılmasında kritik öneme sahip sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF) ilişkin yazılı açıklama yaptı.

DÜŞÜK KARBONLU DÖNÜŞÜM İÇİN ÖNEMLİ ADIM 
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından duyurularak, yürürlüğe giren Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı'na (SHT-SAF) işaret eden Uraloğlu, Türkiye'nin havacılıkta düşük karbonlu dönüşüm sürecine önemli bir adım attığını belirtti.

Uraloğlu, Türkiye'nin bu alandaki hedefleri doğrultusunda çalışmalarına devam ettiğini vurgulayarak, sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımının yaygınlaştırılmasıyla havacılıkta çevresel etkilerin azaltılmasının amaçlandığını ifade etti.

KARBONDİOKSİT EMİSYON MİKTARI 13 GRAM 
Sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımına yönelik yıllık emisyon azaltım hedeflerini aktaran Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2026 yılı için litre başına düşen asgari karbondioksit emisyon miktarını, 13 gram olarak belirledik. Böylece litre başına emisyonlarda, yüzde 0,5 azaltım hedefliyoruz. 2030 yılı hedefimiz sürdürülebilir havacılık yakıtı ile karbondioksit emisyonunu yüzde 5 azaltmaktır. Sürdürülebilir havacılık yakıtı, mevcut uçak motorlarında ilave teknoloji değişikliği gerektirmeden kullanılabiliyor. Böylece filoların yenilenmesini beklemeden, karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlanabiliyor."

Uraloğlu, elektrikli ulaşım çözümlerinin birçok ulaşım modunda yaygınlaşmasına rağmen, ticari havacılıkta mevcut teknolojiyle uygulanabilir olmadığını, batarya sistemlerinin ağırlığı ve enerji yoğunluğu nedeniyle uzun menzilli uçuşlarda sıvı yakıtların önemini koruduğunu bildirdi. Bugünkü teknolojiyle 50 ton yakıt tüketen uzun menzilli bir uçağın, aynı uçuşu gerçekleştirebilmesi için yaklaşık 2 bin 500 ton batarya taşıması gerektiğine değinen Uraloğlu, bu nedenle sürdürülebilir havacılık yakıtının, havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltacak en önemli çözümlerden biri olarak öne çıktığına dikkati çekti.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÜRETİM MODELİ 
Türkiye'de sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik çalışmaların kamu ve özel sektör işbirliğiyle hız kazandığını aktaran Uraloğlu, farklı aşamalarda yürütülen yatırımlarla üretim ekosisteminin güçlendiğini belirtti.

Uraloğlu, üretim, pilot tesis, fizibilite ve planlama aşamasındaki projelerin hayata geçirilmesiyle, Türkiye'nin sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında bölgesel üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olmasının hedeflendiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sürdürülebilir havacılık yakıtlarının yalnızca teknik standartları karşılaması yeterli değil, üretim süreçlerinde uluslararası sürdürülebilirlik kriterleri esas alınıyor. Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretiminde sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra, su kaynaklarının korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi gibi kriterler de gözetiliyor. Böylece, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturuluyor."