Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun

Avcılık kurallarına uyulmaması, ısınan denizler ve besin zincirindeki kırılma nedeniyle İstanbul Boğazı’nın simge balığı Boğaziçi Lüferi’nden bu sezon da beklenen verim alınamadı. Balıkçılık sektörü ise her balığa en az bir kez yumurtlama şansı verilmesi ve çinekopun yaşatılması gerektiğini söylüyor. Balıkçılar, “Bırakalım çinekop yeterince büyüyüp lüfere dönüşsün. Yoksa bu zenginliklerimiz kaybolacak” diyor.

Giriş: 09.01.2026 - 09:39
Güncelleme: 09.01.2026 - 11:03
Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun

İstanbul Boğazı’nın simge balıklarından Boğaziçi Lüferi, son yıllarda eskisi kadar bol bulunamıyor. Balık popülasyonundaki keskin düşüş nedeniyle aşırı avlanmayla birlikte çevre kirliliği, iklim değişikliği, sonbahar aylarında yaşanan lüfer bolluğunun kaybolmasına yol açtı. 


YUMURTLAMADAN TÜKETİLİYOR

Boğaziçi Lüferi’nin azalmasındaki en büyük etkenlerin başında aşırı avlanma geliyor. Özellikle balığın henüz küçük boydayken çinekop (10-15 cm) veya sarıkanat (15-20 cm) evresindeyken avlanması, lüferin üreyip çoğalmasına fırsat vermiyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, Marmara Denizi’nde avlanan lüferlerin büyük çoğunluğunun henüz yumurtlayamadan yakalandığını ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre yakalanan 19 cm boyundaki lüferlerin yüzde 80’i henüz üreme olgunluğuna erişmemişti. Bu nedenle balıkçılık sektörü, “Her balığa en az bir kez yumurtlama şansı verilmesi en önemli koruma prensiplerindendir. Ne yazık ki lüfere bu şansı tanımıyoruz. Lüfer daha büyümeden tüketiliyor” diyor.  Sektör yetkililerinin aktardığına göre balıkçılar, ekonomik değeri yüksek olduğu için uzun yıllar çinekop ve sarıkanat avına devam etti. Bunun sonucu lüfer stokları yaş ve boy kompozisyonu açısından azaldı. Her yıl daha küçük ve genç balıklar yakalanır hale geldi. 


YASAL BOYUTLARI BELLİ

Lüfer balığının yasal avlanabilir boy limiti uzun süre 20 cm olarak uygulanırken, 2016’da yayınlanan bir tebliğle 18 cm’ye düşürüldü. Oysa deniz biyologları lüferin ortalama 27 cm boya ulaşmadan üreyemediğine dikkat çekiyor, hatta 20 cm’lik eski limitin bile yetersiz olduğunu söylüyordu. Dolayısıyla 18 cm limiti, henüz yavru sayılabilecek lüferlerin avlanmasına izin verdiği için endişeye neden oldu. Yapılan eleştiriler ve farkındalık kampanyalarının ardından, 2020’de yeni düzenlemeyle lüfer için asgari av boyu tekrar 20 cm’ye yükseltildi. Yine de denetim eksikliği nedeniyle yasa dışı ve kural dışı avcılık devam ediyor. Tezgahlarda zaman zaman yasal boyun altında defne yaprağı ve çinekop boydaki lüferlerin satıldığı görülebiliyor. Uzmanlar, lüfer stoklarının toparlanabilmesi için avcıların küçüğünü avlamaktan kaçınması ve her balığın en az bir kez üreme şansı bulmasına müsaade edilmesi gerektiğini yineliyor.


HAVALAR SOĞUMADI, İKLİM ETKİLİ

Lüfer popülasyonunu etkileyen bir diğer önemli faktör ise iklim değişikliğiyle beraber deniz suyu sıcaklıklarının artması ve çevresel bozulma. İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi, lüferin üreme ve göç rotasının bir parçası. Ancak deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, lüferin göç takvimini de altüst edebiliyor. 


Sarıyer Balıkçı Hali Esnafı, “Deniz soğumadığı için lüfer Karadeniz’den göç edemedi. Bu nedenle Marmara Denizi’nde lüfer akını gerçekleşmedi” diyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin uzun dönemli ölçümlerine göre Marmara Denizi’nin yüzey suyu sıcaklığı 1980’lerden bu yana yaklaşık  2 derece arttı. Bu ciddi ısınma, pek çok deniz canlısının davranış ve dağılımını değiştirdiği gibi istilacı yabancı türler için de uygun ortamı yaratıyor. Sıcak su istilacı deniz türleri için avantaj haline geliyor. 


BESİN ZİNCİRİ TEHLİKEDE

Lüfer balığının azalması, deniz ekosisteminde zincirleme etkilere yol açıyor. Lüfer, besin zincirinde orta-üst seviyede bir avcı balık olduğu için popülasyonunun düşmesi hem avlanan küçük balıkların popülasyonunda değişimleri hem de lüferle beslenen daha büyük canlıların (örneğin yunusların) besin bulma koşullarını etkileyebiliyor. Uzmanlar, lüfer ve benzeri avcı balıkların azalmasının besin ağı dengesini bozduğu, bazı türlerin aşırı artıp bazılarının tamamen ortadan kaybolma riskiyle karşı karşıya kaldığı uyarısını yapıyor.  Ekosistemdeki bu dengesizlik, denizlerin biyolojik çeşitliliğini azaltarak uzun vadede tüm balıkçılık faaliyetlerini tehdit ediyor.  Kasım başında pazarda 400 ila 700 lira arasında fiyatlarla satılan Boğaziçi Lüferi,  bu ay ise sadece gross marketlerde kilosu  3 bin 500 TL’den alıcı buluyor.

Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun


TÜR KARMAŞASI DA ETKİLİ OLDU

İstanbul Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Sadettin Doğu, Boğaziçi Lüferi’nde bu sezonun dalgalı bir seyir izlediğine dikkat çekti. Doğu, kasım ayı öncesinde kısa bir süre için lüfer görüldüğünü, ancak bu dönemin beklenenden erken sona erdiğini belirterek, “Normal şartlarda Boğaziçi’nde daha uzun süre ve daha istikrarlı bir av sezonu görülmesi gerekir. Mevcut tablo, balıkçılar açısından da şaşırtıcı. Lüfer, ocak sonunda beklenebilecek” dedi. Boğaziçi’ndeki balık sayısının azalmasının temel nedenlerinden birinin orkinos sayısındaki artış olduğuna işaret eden Doğu, “Orkinoslar, lüfer ve lüfer familyasındaki balıkları yoğun şekilde tüketiyor. Bu durum, özellikle Boğaziçi ve çevresindeki dar alanlarda lüfer popülasyonu üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. İklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve akıntı rejimlerindeki değişim de lüferin göç yollarını etkiledi” diye konuştu. 


Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun

5 adımda Boğaziçi Lüferi’ni koruyalım

Özsağdıçlar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zafer Sağdıç, Boğaziçi Lüferi’nin korunması için atılacak 5 adımı şöyle sıraladı.

  • Yasal av boylarının etkin şekilde denetlenmesi

Mevzuatın sahada tavizsiz uygulanması, boy altı avcılığın önlenmesi ve caydırıcı cezaların artırılması büyük önem taşıyor. 


  • Üreme döneminde av yasaklarının sıkılaştırılması

Lüferin yumurtlama ve göç dönemlerinde bölgesel ve dönemsel av yasakları net şekilde belirlenmeli ve uygulanmalı.


  • Seçici av araçlarının teşvik edilmesi

Yavru balık yakalayan av araçlarının sınırlandırılması, daha seçici ve sürdürülebilir av tekniklerinin desteklenmesi gerekiyor.


  • Hal ve perakende satış noktalarında denetim

Sadece denizde değil, hallerde ve satış noktalarında da boy ve tür denetimlerinin artırılması stokların korunması açısından kritik.


  • Kamuoyu farkındalığının artırılması

Tüketicinin bilinçlendirilmesi, boy altı balığın satın alınmaması yönünde toplumsal farkındalık oluşturulması, uzun vadede en etkili koruma yöntemlerinden biri.


ÇİNEKOP AVLANMASINA ARA VERİLMELİ 

Palamutun çıkmadığı senelerde Boğaziçi Lüferi’nin bol olması gerektiğini söyleyen İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, esnafla görüşmesinde, “Yapılan ziyaretlerde Boğaziçi Lüferi’nin yeterli düzeyde olmadığını gözlemliyoruz. Bu çerçevede çinekop avlanmasına ara vermemiz lazım. Çünkü çinekop büyürse Boğaziçi Lüferi olur” dedi.

Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun


Boğaziçi Lüferi’nin az olmasının  4 nedeni

  • Aşırı ve kontrolsüz avcılık
  • Göç yollarının bozulması
  • Denizlerdeki ekosistem bozulması ve kirlilik
  • İklim değişikliği ve deniz suyu sıcaklıkları


Yıllara göre lüfer avı 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye denizlerindeki lüfer balığı (Pomatomus saltatrix) av miktarları son yıllarda dalgalı bir seyir izlemekle birlikte genel olarak azalma eğiliminde.

Çinekopu bırakalım Boğaziçi Lüferi olsun