Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hafta başında 114 doları aşarak son yılların en yüksek seviyelerinden birini gören Brent petrol, savaşın kısa sürede sona erebileceğine yönelik açıklamalar ve olası petrol stok salımı beklentileriyle yeniden 90 dolar civarına geriledi
Küresel piyasalarda petrol fiyatları, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle son günlerde sert dalgalanmalar yaşıyor. ABD, İsrail ve İran arasında artan gerilim, özellikle petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak fiyatların yükselmesine neden oldu.
SAVAŞIN PETROLE ETKİSİ
Haftanın ilk işlem gününde Brent petrolün varil fiyatı, arz risklerine yönelik kaygılar nedeniyle 114 dolar seviyesini aşarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yükselişte, küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda olası bir kesintinin gündeme gelmesi etkili oldu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan gerilimin kısa süre içinde sona erebileceğine yönelik açıklamaları, piyasadaki risk algısının kısmen azalmasına yol açtı. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatlarında geri çekilme görüldü.
BRENT NE KADAR OLDU?
Brent petrolün varil fiyatı haftaya 86,51 dolar seviyesinde başladı. Pazartesi günü 92,61 dolara kadar yükselen fiyatlar, günü 89,44 dolardan tamamladı.
Bugün (11 Mart Çarşamba) saat 09.25 itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı, önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 3,27 düşüşle 86,51 dolar seviyesinde işlem gördü. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise yaklaşık 83 dolar seviyesinden alıcı buldu.
ARZ ENDİŞELERİ PİYASAYI ETKİLİYOR
Petrol piyasalarında fiyat hareketlerinde jeopolitik risklerin yanı sıra arz tarafına ilişkin gelişmeler de belirleyici oluyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) olası arz sıkıntılarını dengelemek amacıyla acil durum petrol stoklarından piyasaya önemli miktarda petrol sunmayı değerlendirdiğine yönelik haberler, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Planlanan stok salımının, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı 2022 yılında piyasaya sürülen 182 milyon varillik miktarı aşabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, böyle bir adımın küresel petrol arzındaki kısa vadeli kesintileri sınırlayabileceğini ancak Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kapanma yaşanması halinde küresel enerji tedarikinin ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtiyor.