BoJ'dan 2 faiz artışı beklentisi: Nört seviye için ekim ve kasım aylarına işaret edildi
Sony Financial Group, Japonya Merkez Bankası'nın ekim ve aralık aylarında iki faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 1.5’e yükseltmesini bekliyor. Kuruma göre bu seviye nötr faize yaklaşırken, dolar/yen orta vadede 155-160 bandında dengelenebilir.

Japonya’da para politikasının normalleşme süreci hız kesmeden devam ederken piyasalarda yıl bitmeden iki yeni faiz artışı ihtimali öne çıkıyor. Sony Financial Group, BoJ’un ekim ve aralık aylarında atacağı adımlarla nötr faiz seviyesine yaklaşacağını öngörüyor.
BOJ İÇİN EKİM VE ARALIK BEKLENTİSİ
Sony Financial Group, Japonya Merkez Bankasının ekim ve aralık aylarında iki kez faiz artırmasını ve politika faizini yüzde 1.5’e yükseltmesini bekliyor.
Sony Financial Group Ekonomisti Takayuki Miyajima, söz konusu artışların gerçekleşmesi halinde BoJ’un politika faizinin nötr seviyeye yaklaşacağını belirtti.
Miyajima’ya göre bu aşamadan sonra Japonya Merkez Bankasının yeni bir adım atmadan önce finansal koşulları ve ekonomideki gelişmeleri daha dikkatli değerlendirmesi bekleniyor.

SONRAKİ FAİZ ARTIŞI 2027’YE KALABİLİR
Miyajima, ekim ve aralık toplantılarındaki olası artışların ardından bir sonraki faiz artışının Temmuz 2027’de yapılabileceğini öngörüyor.
Sony Financial Group ekonomistine göre Japonya’da nihai politika faizi yüzde 1.75 seviyesinde oluşabilir.
Ancak bu tahminin ABD para politikasındaki gelişmelere bağlı olarak değişebileceği belirtiliyor.
DOLAR/YEN İÇİN 155-160 TAHMİNİ
Sony Financial Group Analisti Maki Ogawa ise dolar/yen paritesine ilişkin orta vadeli beklentisini paylaştı.
Ogawa, doların yen karşısında 155-160 bandı merkezli bir seyir izlemesini ve bu seviyelerin her iki tarafında yaklaşık 5 yenlik dalgalanma yaşanmasını bekliyor.
Piyasalarda BoJ’un faiz artırımlarını hızlandırabileceğine yönelik beklentiler artsa da Ogawa, sıkılaşma sürecinin kademeli ilerleyeceğini düşünüyor.
SERT SIKILAŞMA BÜYÜMEYİ ZORLAYABİLİR
Ogawa’ya göre Japonya Merkez Bankasının çok hızlı faiz artırması hem ekonomik büyüme hem de merkez bankasının bilançosu üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
Bu nedenle BoJ’un politika normalleşmesini kontrollü şekilde sürdürmesi bekleniyor.
Ogawa ayrıca ABD Merkez Bankasının da gelecek yıl faiz artırmaya başlayabileceği beklentisine dikkat çekerek, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının kısa sürede belirgin biçimde daralmasının zor olduğunu ifade etti.
YENDEKİ TOPARLANMA KIRILGAN
Bank J. Safra Sarasin Stratejisti Claudio Wewel, Japonya Merkez Bankası yetkililerinin faiz artırımlarının hızlanabileceğine yönelik mesajlarının, BoJ’un para politikasında çok yavaş hareket ettiği algısını zayıflattığını söyledi.
Bu değişim, yenin son bir haftadır gösterdiği toparlanmaya destek verdi.
Ancak Wewel’e göre güçlü ABD verileri, yüksek enerji fiyatları ve Japonya’nın borç sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler yen üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Bu nedenle Japon para birimindeki toparlanmanın kırılgan olduğu değerlendiriliyor.
10 YILLIK TAHVİL FAİZİNDE YÜZDE 3 BEKLENTİSİ
Miyajima, Japonya’nın artması beklenen savunma harcamaları nedeniyle mali görünüm üzerindeki baskının yıl sonuna kadar tamamen ortadan kalkmasının zor olduğunu belirtti.
Mali risklerin tahvil piyasasında temel fiyatlama unsurlarından biri olmaya devam edeceğini söyleyen Miyajima, Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili faizinin yüzde 3 civarında işlem görmesini bekliyor.
Piyasaların Takaichi yönetiminin reflasyonist politikalarını daha piyasa dostu bir çerçeveye taşıyacağı beklentisini giderek daha fazla fiyatladığı da ifade ediliyor.
CREDIT AGRICOLE’DEN HIZLI FAİZ ARTIŞI UYARISI
Credit Agricole ise Japonya Merkez Bankasının aceleci faiz artırımlarının tüketim ve diğer iç talep kalemlerindeki toparlanmayı geciktirebileceği uyarısında bulundu.
Banka, jeopolitik risklerin yüksek seyrettiği bir dönemde para ve maliye politikası desteğinin yetersiz kalmasının sermaye harcamalarındaki ivmeyi bozabileceğini değerlendirdi.
Zayıf yatırımların Japonya’yı stratejik yatırımlara yönelik küresel rekabette geride bırakabileceğini ve gelecekteki üretim kapasitesini sınırlayabileceğini belirten banka, sermaye harcaması döngüsünün desteklenmesinin önemini vurguladı.
Credit Agricole ayrıca zayıf yenin olumsuz etkilerinin döviz müdahaleleri ve diğer ekonomik önlemlerle sınırlandırılması gerektiğini kaydetti.