AB'nin hedefi, sanayinin payını menşe şartıyla artırmak
AB, imalat sanayinin gayrisafi hasıla içindeki oranını yüzde 14’ten yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyor. Made in EU kapsamında AB kamu alımları ihalelerine girişte karşılıklı pazar açılımı ile kamu desteklerinde ‘Birlik menşe’ ve ‘düşük karbon’ şartı aranıyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) otomotiv başta olmak üzere sanayi üretim kapasitesini korumak ve rekabet gücünü artırmak için korumacı yasal düzenlemeleri Türk firmalarını da etkiliyor. Bu kapsamda İstanbul Ticaret Odası (İTO), ‘AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve Made in EU: Türk Sanayi Nasıl Etkilenecek’ başlıklı bir webinar düzenledi.

Webinarın açılış konuşmasını, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu yaptı. AB’nin, sanayinin ekonomi içinde payının düşmesi sebebiyle daha çok müdahaleci hale geldiğini belirten Hazıroğlu, yaptığı konuşmada, “Bizim için en kritik gelişme Made in EU’nun kapsamı ve nasıl uygulanacağıdır. Bu düzenlemeler pazarda doğrudan etki oluşturabilecek değişikliklerdir” dedi.
BİRLİK MENŞE ŞARTI
Webinara katılan Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcısı Fatma Canan Nilüfer Dora da yaptığı sunumda AB’nin, gayrisafi hasıla içinde imalat sanayinin oranını yüzde 14’ten yüzde 20’ye çıkarma hedefi koyduğunu belirtti.
Made in EU kapsamında, otomotiv, demir-çelik, alüminyum, çimento sektörlerinin ve net sıfır teknolojilerinin yer aldığını belirten Dora, AB kamu alımları ihalelerine girişte karşılıklı pazar açılımı ile kamu desteklerinde ‘Birlik menşe’ ve ‘düşük karbon’ şartına dikkat çekti. Dora, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası’nın nihai halinin 2027’de Konsey, Parlamento ve Komisyon arasında üçlü müzakerelerle şekilleneceğini belirtti.
REKABETÇİLİK PUSULASI
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas ise ‘AB Rekabetçilik Pusulası’ ve Türk firmalarına muhtemel etkilerini anlattı. Türkiye’nin AB’ye daha çok ticari araçlar ihraç ettiğini belirten Nas, AB ülkelerindeki kamu kurumlarının hızla elektrifikasyona geçmesi sebebiyle pazar payında asıl riskin yeni nesil araçlarda olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, enerji yoğun sektörler için düşük karbon ve AB menşe kuralları dahilinde kamu alımları ve kamu destekleri için şu koşullara dikkat çekti:
İnşaat, altyapı ve motorlu taşıtlarda kullanılacak çelik için en az yüzde 25 düşük karbon oranı.
Beton ve harç için yüzde 5 düşük karbonlu ve AB menşeli olmak.
Alüminyum için yüzde 25 düşük karbonlu ve AB menşeli olmak.
Doç. Dr. Nas, AB’deki bu gelişmeler doğrultusunda Gümrük Birliği’nin sağladığı entegrasyonun güncellenmesi ihtiyacını vurguladı.
MENŞE TAKİP SİSTEMİ
Avukat Özlem Ege Polat da “Sadece menşe garantisi vermek değil, üretilen ürünlerin düşük karbonlu olması da önemli” dedi. Enerji yoğun sanayinde karbon ayak izinin ve emisyonun takip edilme-sinin, bununla ilgili sorumluların belirlenmesinin, bağımsız denetçiler tarafından tespitlerin doğrulanmasının ve Avrupa’daki muhataplara bildirilmesinin ilgili sektörlerin ticareti için ana gündem maddesi olacağını ifade eden Polat, “Belli eşikler var. Sektöre ve stratejik öneme göre belli kriterler devreye girebilir” diye konuştu.
Made in EU değerlendirme notu
AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve Made in EU gerekliliklerine ilişkin İKV Uzmanı Ahmet Emre Usta’nın değerlendirme notuna İKV’nin web sitesinden ulaşılabilir.
https://www.ikv.org.tr/ikv.asp?lng=tr&ust_id=9878&id=10030

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.