Cuma18 Eylül 202610:45İSTPİYASAAÇIK

26. akademik yıl başladı

İstanbul Ticaret Üniversitesi 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de gerçekleştirildi. Üniversitenin 25 yıllık birikimi ve yeni dönem hedeflerinin öne çıktığı törende TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ‘Akademik Saygınlık ve Akademik Ahlak’ başlıklı açılış dersini verdi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
26. akademik yıl başladı

İstanbul Ticaret Üniversitesi 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’deki Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ‘Akademik Saygınlık ve Akademik Ahlak’ başlıklı açılış dersini verdi.

Törende üniversitenin 25 yıllık akademik ve kurumsal birikimi, yeni döneme ilişkin hedefleri, yükseköğretimde kalite, bilimsel etik, yapay zeka ve teknolojik dönüşümün akademiye etkileri ele alındı.

AZİMLİ VE İSTİKRARLI OLUN
Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, açılış konuşmasında İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Beyoğlu arasında güçlü bir bağ bulunduğunu belirterek, üniversiteyle kurulan yakın işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Öğrencilere azimli, kararlı, istikrarlı ve çalışkan olmaları tavsiyesinde bulunan Atasoy, hedeflere ulaşmada kararlılığın önemine dikkat çekti. Üniversite yıllarında kurulan arkadaşlıkların ve kardeşlik bağlarının hayat boyunca devam edebileceğini belirte Atasoy, öğrencilerden bu dönemin kıymetini bilmelerini istedi.

DAHA İNSANİ BÜYÜMEYİ SEÇECEĞİZ
Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ise her akademik yılın öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları açısından yeni bir başlangıç anlamına geldiğini belirtti. Üniversitenin 25. yılında temel yaklaşımın “Her şeyi nasıl daha iyi ve daha güzel yaparız?” sorusu etrafında şekillendiğini ifade eden Dr. Kuralay, üniversitelerin yalnızca diploma sunulan kurumlar olmadığını, yaşadığı coğrafyaya, ülkesine ve insanlığa katkı sunma sorumluluğu taşıdıklarını söyledi.
Araştırma kalitesi yükseltilirken insan unsurunun merkeze alınacağını, eğitimde yenilik yapılırken adaletin gözetileceğini ve uluslararası görünürlük artırılırken öğrencilerin heyecanının korunacağını vurgulayan Dr. Kuralay, “Büyüyeceğiz ama daha insani büyümeyi seçeceğiz” dedi.

Öğrencilere “Fark oluşturabilir miyim?” sorusunu canlı tutmaları çağrısında bulunan Dr. Kuralay, akademik ve idari personele de tecrübelerini yeni nesillere aktaracak bir köprüye dönüştürmeleri tavsiyesinde bulundu. Dr. Kuralay, yeni akademik yılda daha dikkatli dinleyen, daha cesur sorular soran, daha adil değerlendiren ve daha yenilikçi düşünen bir üniversite ortamı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

25 YILLIK BİRİKİMİMİZİ GELECEĞE TAŞIYORUZ
Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek de İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin 25. yılını tamamlayarak 26. akademik yılına başladığını belirtti. İstanbul Ticaret Odası’nın güçlü iradesi ve vizyonuyla başlayan yolculuğun önemli bir akademik ve kurumsal birikime ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin 29 binden fazla mezun verdiğini, akademik ve araştırma kapasitesini güçlendirdiğini söyledi. YÖKAK tarafından 5 yıl süreyle tam akreditasyon verilmesinin de bu birikimin ve kalite anlayışının önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Yeni dönemde ‘akademik kalite ve ihtisaslaşma’ yaklaşımını esas alacaklarını belirten Prof. Dr. Şimşek, programların çağın ihtiyaçları ve iş dünyasının beklentileri doğrultusunda geliştirileceğini; yapay zeka, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, girişimcilik ve veri okuryazarlığının eğitimde daha güçlü yer alacağını kaydetti.

Öğrencilere üniversitenin sunduğu imkânlardan en üst düzeyde yararlanmaları çağrısında bulunan Prof. Dr. Şimşek, araştırma projelerine, öğrenci topluluklarına ve uluslararası programlara katılmalarını istedi. Şimşek, gençlere “Mezun olduğumda ne iş bulacağım?” sorusunun yanında “Bu dünyaya ne değer katacağım?” sorusunu da sormaları tavsiyesinde bulundu.

‘AKADEMİK SAYGINLIK VE AKADEMİK AHLAK’ DERSİ
Açılış konuşmalarının ardından TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ‘Akademik Saygınlık ve Akademik Ahlak’ başlıklı akademik açılış dersini verdi. Prof. Dr. Şeker, konuşmasında bilimin yalnızca bilgi üretme süreci olmadığını, aynı zamanda güçlü bir etik sorumluluk taşıdığını vurguladı.

Konuşmasında Aziz Sancar, Ömer Yaghi, Gazi Yaşargil ve Fuat Sezgin’in bilimsel çalışmalarından ve hayat hikâyelerinden örnekler veren Prof. Dr. Şeker, kalıcı bilimsel başarının uzun soluklu emek, merak, disiplin ve sorumluluk bilinciyle mümkün olduğunu belirtti. Bilim insanlarının toplumlarına ve insanlığa karşı sorumluluk taşıdıklarını dile getiren Prof. Dr. Şeker, lisansüstü eğitimin ve nitelikli insan kaynağının ülkelerin geleceği açısından stratejik önem taşıdığına da dikkat çekti.

Yapay zeka ve dijital dönüşümün akademik dünyada yeni fırsatlarla birlikte önemli sorumluluklar da ortaya çıkardığını belirten Prof. Dr. Şeker, doğru veri, veri güvenliği ve bilimsel etik konularının giderek daha kritik hale geldiğini söyledi. Prof. Dr. Şeker, yapay zekanın üniversitelerin ve bilim insanlarının önemini azaltmayacağını, aksine bilgiyi doğru yorumlayan, sorgulayan ve üreten nitelikli insanlara duyulan ihtiyacı artıracağını ifade etti.

Sosyal medya ve dijital platformlarda karşılaşılan bilgi kirliliğine karşı eleştirel düşünmenin önemine işaret eden Prof. Dr. Şeker, iklim değişikliği ve benzeri küresel sorunların çözümünde de uluslararası bilimsel işbirliklerinin ve bilim diplomasisinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

ÜNİVERSİTENİN ÜRETTİĞİ DEĞER İTO’YA DA KATKI SAĞLIYOR
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkan Yardımcısı Sultan Selim Şimşek, İTO’nun üyelerinden aldığı güçle İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne katkı sunduğunu belirterek, üniversitede üretilen bilimsel bilginin ve gerçekleştirilen çalışmaların iş dünyasına da önemli değer kattığını söyledi.

Bilim ve bilim insanlarının ürettiği değerlerin önemini vurgulayan Şimşek, öğrencilere lisans eğitimlerinin ardından yüksek lisans ve doktora çalışmalarına devam etmelerini, yabancı dil yetkinliklerini geliştirmelerini tavsiye etti. Türkiye’nin gelecekte karşılaşabileceği demografik değişimlere de değinen Şimşek, bu alanda kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesinin önem taşıdığını söyledi.

‘ÜÇ HAREM’ FOTOĞRAF SERGİSİ
Akademik açılış programının ardından fotoğraf sanatçısı Engin Uzun’un Mekke, Medine ve Kudüs’ün tarihi dokusunu, mimarisini ve manevi atmosferini konu alan ‘Üç Harem: Mekke-Medine-Kudüs’ fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi.
Başakşehir Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan serginin açılışında konuşan Engin Uzun, uzun yıllardır Mekke, Medine ve Kudüs’ü fotoğrafladığını belirterek özellikle Hâne-i Saâdet, Kâbe ve Kudüs fotoğraflarının kendisi için taşıdığı manevi anlamı anlattı.

Mekke, Medine ve Kudüs’ün farklı dönemlerde çekilmiş fotoğraflarını bir araya getiren sergi, 25 Eylül 2026 tarihine kadar İstanbul Ticaret Üniversitesi Sâdâbâd Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü