İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı düzenlendi. Türkiye ve Özbekistan’dan akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren konferansta, demografik dönüşümden kadın politikalarına uzanan başlıklar ele alınırken, aileyi güçlendirmeye yönelik kalıcı uluslararası iş birlikleri için ortak irade ortaya konuldu.
Konferans, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve Yenilik Bakanlığı, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Özbekistan Aile ve Kadın Komitesi, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) ve Özbek Kadın Derneği işbirliğinde düzenlendi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de düzenlenen konferansa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrail Kuralay, Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Serap Özmen Çetin, Beyoğlu Kaymakamı A. Atakan Atasoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile Enstitüsü Genel Müdürü Ayşe Nur Çoban, Özbekistan Bilim ve İnovasyon Bakanlığı Yükseköğretim Dairesi Başkanı Muhabbat Mirsolieva, Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda Islamova, İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Komite Üyesi Fuat Kulaçoğlu ile akademisyenler, Türkiye ve Özbekistan’dan kamu ve sivil toplum temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
ULUSAL DEĞİL BÖLGESEL HEDEF
Konferansta konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aileyi kimliğin, dayanışmanın ve sorumluluğun öğrenildiği ilk sosyal kurum olarak tanımladı. Düşük doğurganlık oranları, şehirleşme, uzun çalışma saatleri ve dijitalleşmenin aileyi çok yönlü baskı altına aldığını ifade eden Göktaş, Türkiye’nin aile politikalarını stratejik planlama, kurumsal koordinasyon ve sahada erişilebilir hizmet modeliyle yürüttüğünü belirtti. 2025 Aile Yılı kapsamında geniş kapsamlı destek programları uygulandığını ifade eden Göktaş, aileyi güçlendirme çalışmalarının ulusal değil bölgesel bir hedef olduğunu vurguladı. Göktaş, Türkiye ve Özbekistan arasında kalıcı ortak projeler geliştirilmesi çağrısında bulundu.
TOPLUMSAL HUZURUN TEMELİ
KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ise konferansın akademik bir toplantının ötesine geçerek ortak bir vizyon zemini oluşturduğunu söyledi. Ailenin toplumun istikrarını sağlayan temel yapı olduğunu belirten Bayraktar, kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesinin birbirini tamamlayan süreçler olduğunu ifade etti. Şiddetsiz ve güvenli aile ortamının toplumsal huzurun temel şartı olduğunu vurgulayan Bayraktar, eğitim, istihdam ve sosyal destek politikalarının birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
ORTAK DEĞERLER VE KALKINMA
Buhara Devlet Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadoqat Sıddıqova da yaptığı sunumunda Türk ve Özbek toplumlarının ortak değerler etrafında şekillenen güçlü bir kardeşlik bağına sahip olduğunu belirterek aile politikalarının aynı zamanda kalkınma politikası olduğunu ifade etti. Kadınların eğitim ve toplumsal hayata katılımının aile refahını doğrudan artırdığını söyledi.
BİLİM VE GELENEK
Dr. İsrafil Kuralay ise modern yaşamın teknoloji ve maddiyat merkezli dönüşümünün aile yapısını doğrudan etkilediğini belirterek aileyi yalnızca bireysel değil insanlığın ortak meselesi olarak değerlendirdi. Bilimsel çalışmaların hayatla buluşmadığı sürece yeterli olmayacağını vurgulayan Kuralay, akademik bilginin toplum ve aile yaşamına uygulanması gerektiğini ifade etti. Yalnızlaşma, göç ve savaşlar gibi küresel gelişmelerin aileyi zayıflattığını dile getiren Kuralay, çözümün medeniyet birikimi ile bilimsel yaklaşımın birlikte yürütülmesinde olduğunu belirtti.
ÖZBEKİSTAN’DAN DAYANIŞMA MESAJI
Konferansın iki gün boyunca gerçekleştirilen yüz yüze ve online oturumlarında ise ailenin geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alındı. Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek açılış oturumundaki konuşmasında, ailenin bireyin dünyayla ilk temas kurduğu ve değerlerin aktarıldığı en temel sosyal yapı olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve hızlı toplumsal değişimlerin aile yapısını doğrudan etkilediğini belirten Prof. Dr. Şimşek, bu nedenle bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşımların öneminin arttığını söyledi.
Özbekistan Milletvekili Cemile Şermuhammedova, konferansın açılışında gönderdiği video mesajda aileyi toplumların ortak geleceği olarak tanımladı. Türk ve Özbek toplumlarının ortak kültür mirasını paylaştığını belirten Şermuhammedova, annelerin ve kadınların güçlenmesinin iki ülke arasındaki kardeşliği daha da pekiştireceğini ifade etti.
DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM
Aile ve sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile Enstitüsü Genel Müdürü Ayşe Nur Çoban, dünyada evliliklerin ertelendiğini, doğurganlık hızının düştüğünü ve tek kişilik hanelerin arttığını belirterek aile yapısındaki dönüşümlerin demografik sonuçlarına dikkat çekti. Çoban, Türkiye’de aile ve nüfus politikalarının kurumsal yapılarla güçlendirildiğini, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiğini ve 2026–2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak planlandığını ifade etti. Aile politikalarının yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir mesele olduğunu vurgulayan Çoban, uluslararası iş birliklerinin önemine işaret etti.
KADIN GÜÇLENİRSE AİLE GÜÇLENİR
Özbek Kadın Derneği Başkanı Ozoda Islamova, sahada yürüttükleri çalışmalarla binlerce kadına hukuki ve psikolojik destek sağladıklarını belirterek güçlü kadının güçlü aile anlamına geldiğini ifade etti. Ailenin güçlendirilmesini yalnızca sosyal değil, aynı zamanda adalet ve insan onuru meselesi olarak değerlendiren Islamova, uluslararası iş birliklerinin ortak çözümler üretme açısından önemli olduğunu vurguladı.
UZUN VADELİ TOPLUMSAL YATIRIM
KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı ise küresel krizler, göç hareketleri ve dijitalleşmenin aile kurumunu zorladığını belirterek aileyi güçlendirmenin uzun vadeli bir toplumsal yatırım olduğunu söyledi. Kadın hakları ile aileyi güçlendirme hedefinin birbirini tamamlayan alanlar olduğunu dile getiren Sarı, akademi-kamu-sivil toplum iş birliğinin politika üretimi açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
DENEYİM PAYLAŞIMI ÖNEMLİ
Konferansta, Özbekistan Bilim ve İnovasyon Bakanlığı Yükseköğretim Dairesi Başkanı Muhabbat Mirsolieva, Özbekistan’da 1 milyon 678 binden fazla öğrencinin eğitim gördüğünü ve bunların yüzde 54’ünü kız öğrencilerin oluşturduğunu aktardı. Mirsolieva, kadınların bilimsel faaliyetlere katılımının giderek arttığını söyledi. Yükseköğretim kurumlarında gençleri aile hayatına hazırlayan derslerin açıldığını, toplumsal cinsiyet araştırma merkezleri kurulduğunu ve çocuklu öğrenciler için özel imkanlar sağlandığını belirten Mirsolieva, deneyim paylaşımının önemine dikkat çekti.