Cuma18 Eylül 202611:20İSTPİYASAAÇIK

Yüzyılların geleneği ahilik Kapalıçarşı’da yaşıyor

Kökleri 13. yüzyıla dayanan, ticarete ahlak ve dayanışma felsefesini kazandıran ahilik kültürü, İstanbul Kapalıçarşı’da usta-çırak ilişkisiyle devam ediyor. Esnafın birbirine destek olması, müşteriyi siftah yapmayan komşusuna yönlendirmesi ve anlaşmazlıkların uzlaşıyla çözülmesi, yüzlerce yıllık geleneğin günümüzdeki yansımaları arasında yer alıyor.

Yayınlanma

Paylaş
Yüzyılların geleneği ahilik Kapalıçarşı’da yaşıyor

Ticaret hayatına ahlak, dayanışma ve paylaşım anlayışı kazandıran ahilik kültürü, aradan geçen yüzyıllara rağmen İstanbul Kapalıçarşı’da varlığını sürdürüyor. Özellikle geleneksel el sanatlarının yaşatıldığı dükkânlarda usta-çırak ilişkisi güçlü şekilde devam ederken, esnaf arasındaki dayanışma da ahilik anlayışının günümüzdeki en önemli örnekleri arasında gösteriliyor.

Kapalıçarşı Esnafları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Yeşil, ahiliğin temelinde yer alan usta-çırak ilişkisinin bugün de canlılığını koruduğunu söyledi. Özellikle gümüş işçiliği, kuyumculuk, mıhlama sanatı, tespih yapımı ve çeşitli el sanatlarında gençlerin ustalarının yanında meslek öğrendiğini belirten Yeşil, “Ortaokuldan mezun olan gençler bir ustanın yanında işe başlıyor. Önce dükkânın günlük işlerini öğreniyor, ardından zamanla mesleğin inceliklerine hâkim oluyor. Böylece sadece meslek değil, aynı zamanda esnaflık kültürü de yeni nesillere aktarılıyor” dedi.

Yeşil, geçmişte neredeyse tüm esnafın çıraklıktan yetiştiğini, ancak günümüzde bu oranın azaldığını belirterek, buna rağmen geleneğin yaşamaya devam ettiğini dile getirdi. Tarihi çarşılarıyla öne çıkan Bursa, Edirne ve İzmir gibi kentlerde de benzer yapının sürdüğünü söyledi.

MÜŞTERİ KOMŞUYA YÖNLENDİRİLİYOR

Ahilik anlayışının en dikkat çekici uygulamalarından biri olan ‘siftah etmeyen komşuyu gözetme’ geleneği de Kapalıçarşı’da yaşatılıyor. Esnafın, ilk satışını yaptıktan sonra müşteriyi henüz satış gerçekleştirmeyen komşusuna yönlendirdiğini anlatan Yeşil, bunun bereket ve dayanışmanın bir göstergesi olarak görüldüğünü kaydetti.

Yeşil, “Eğer yan komşumuz henüz siftah yapmamışsa müşteriyi çalışanlarımız aracılığıyla ona yönlendiriyoruz. Bunun işlerimize bereket getirdiğine inanıyoruz” diye konuştu. Kapalıçarşı’da sadece ticari dayanışmanın değil, sosyal dayanışmanın da sürdüğünü vurgulayan Yeşil, “Bir esnafın düğünü ya da cenazesi olduğunda birlikte hareket ederiz. Bir sıkıntısı olduğunu duyduğumuzda oturur konuşur, nasıl yardımcı olabileceğimizi değerlendiririz. Bu birlik ruhu bugün de devam ediyor” dedi.

ÇIRAKLIKTAN YETİŞENLER GELENEĞİ DAHA GÜÇLÜ TAŞIYOR

Ahilik sisteminde çırak, kalfa ve ustanın belirli sorumlulukları bulunuyor. Mesleki eğitimin yanı sıra ahlaki ve sosyal değerlerin aktarılmasını da amaçlayan bu yapı içerisinde çıraklardan öğrenmeye açık olmaları, saygı göstermeleri ve sorumluluk üstlenmeleri bekleniyor. Kalfalar ise çıraklara rehberlik ederek mesleki gelişimlerine katkı sağlıyor. Ustalar da bilgi ve deneyimlerini aktararak gençlerin yetişmesinde önemli rol oynuyor. Mesleğe çıraklıktan başlayan kişilerin ahilik ilkelerini daha güçlü şekilde benimsediğini ifade eden Yeşil, “Dürüstlük, dayanışma, yıkıcı rekabetten kaçınma ve başkasını da düşünme gibi değerler bu kültürün temelini oluşturuyor.

Bu gelenekten yetişmeyenlerde aynı anlayışı görmek daha zor olabiliyor” dedi. İsmail Yeşil, anlaşmazlıkların büyümeden çözülmesi ve taraflar arasında uzlaşının sağlanmasının da ahilik kültürünün önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, bu geleneğin İstanbul’da hâlâ yaşatıldığını vurguladı.

1001 GÜN SÜREN ÖĞRENME

Ahilik geleneğinin temelini oluşturan öğrenme süreci usta başının yanında yamak olarak işe girmekle başlardı.  Kayıtlarda yer alan bilgilere göre bu süre her ustaya göre değişmekle birlikte genellikle 1001 gün olarak uygulanırdı. Yaklaşık 3 yıla tekabül eden bu süre günümüzde de benzer şekilde uygulanıyor. 

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü