Teknoloji dünyası, yapay zekayı biyolojik sistemlerle birleştiren ‘biyohibrit’ modellerle yeni bir boyuta evriliyor. Son yapılan çalışmada bilim insanları, canlı sıçan korteks nöronlarını yüksek yoğunluklu mikroelektrot dizileri ve mikroakışkan cihazlarla birleştirerek işlevsel bir hesaplama birimi oluşturdu. Bu atılım, canlı hücrelerin sadece biyolojik birer bileşen değil, karmaşık makine öğrenmesi görevlerini üstlenen birer ‘donanım’ olarak kullanılabileceğini kanıtlıyor.
128 MİKRO GÖZENEKLİ ‘ORGANİK AĞ’ TASARIMI
Sistemin başarısının arkasında, nöronların fiziksel düzenlemesindeki inovasyon yatıyor. Araştırmacılar, yapılandırılmamış ağlarda görülen ‘aşırı senkronizasyon’ (verimliliği düşüren aşırı uyum) sorununu çözmek için nöronları mikro kanallarla birbirine bağlanan 128 farklı mikro gözeneğe yerleştirdi.
Teknik Başarı Tablosu:
KARMAŞIK KAOTİK SİSTEMLERİ MODELLEYEBİLİYOR
Geliştirilen biyolojik yapay zeka, sadece basit görevleri değil, matematiksel olarak modellenmesi en zor sistemlerden biri olan Lorenz Çekicisi gibi kaotik yapıları bile yaklaşık değerlerle hesaplamayı başardı. Ayrıca sistem; sinüs, kare ve üçgen dalga biçimlerini farklı zaman aralıklarında başarıyla üreterek canlı nöronların hesaplama esnekliğini gözler önüne serdi.
NÖRAL PROTEZLER VE BEYİN-MAKİNE ARAYÜZLERİ
Sistemin şu anki en büyük kısıtlaması, 330 milisaniyelik geri bildirim gecikmesi ve eğitim durduğunda performansın düşmesi olarak görülüyor. Ancak araştırmacılar, özel donanımlar kullanarak bu gecikmeyi minimize etmeyi hedefliyor.

Gelecekte bu teknolojinin;