Webb teleskobu süper kütleli kara deliklerin sırlarını çözdü: ‘Karanlık yıldızlar’

ABD'li bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu'nun verileriyle ortaya çıkan ve mevcut fizik modellerini zorlayan üç büyük kozmik bilmeceye ‘Karanlık Yıldızlar’ teorisiyle yanıt verdi. Araştırma, evrenin ilk dönemlerindeki devasa kara deliklerin ve açıklanamayan galaksilerin kökenine ışık tutuyor.

Giriş: 16.01.2026 - 12:00
Güncelleme: 16.01.2026 - 12:00
Webb teleskobu süper kütleli kara deliklerin sırlarını çözdü: ‘Karanlık yıldızlar’

Evrenin oluşumuna dair en eski sorular, James Webb Uzay Teleskobu'nun sağladığı yeni verilerle yeniden şekilleniyor. Colgate Üniversitesi Fizik ve Astronomi Bölümü'nden Doç. Dr. Cosmin Ilie liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, Pennsylvania, Texas Üniversiteleri ve Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü ile iş birliği yaparak, kozmik şafaktan kalma gizemleri aydınlatacak çarpıcı bir çalışma yayınladı.


Araştırma, ‘Karanlık Yıldızlar’ olarak bilinen varsayımsal gök cisimlerinin; bilim dünyasını şaşırtan ‘Mavi Canavar’ galaksilerini, erken evrende görülen süper kütleli kara delikleri ve ‘Küçük Kırmızı Noktalar’ı açıklayabileceğini ortaya koyuyor.


MAVİ CANAVARLAR VE KÜÇÜK KIRMIZI NOKTALAR

Mevcut astrofizik teorilerine göre, evrenin ilk yıldızları Büyük Patlama'dan birkaç yüz milyon yıl sonra, karanlık madde mikrohalolarının merkezinde oluştu. Ancak Webb teleskobunun son gözlemleri, bu modellerle çelişen üç ana sorun ortaya çıkardı:

  • Mavi Canavarlar: Beklenmedik derecede parlak ve büyük görünen erken dönem galaksileri.
  • Erken Kara Delikler: Evrenin çok erken dönemlerinde var olan devasa kara delik sayısı.
  • Küçük Kırmızı Noktalar (LRD): Çok az X-ışını yayan, kompakt ve tozsuz gizemli kaynaklar.


Dr. Ilie ve ekibinin çalışması, bu anormalliklerin aslında ‘Karanlık Yıldız’ teorisinin beklenen özellikleri olduğunu savunuyor. Bu üç bulmacanın birleşimi, Webb teleskobundan önceki modellerin önemli ölçüde revize edilmesi gerektiğini gösteriyor.


ENERJİ KAYNAĞI: KARANLIK MADDE YOK OLUŞU

Teoriye göre, kozmik şafağın başlangıcında ortaya çıkan ‘Karanlık Yıldızlar’, günümüzdeki yıldızlardan farklı olarak enerjilerini nükleer füzyondan değil, ‘karanlık madde yok oluşlarından’ alıyor. Hidrojen ve helyum bulutlarının çökmesiyle oluşan bu cisimler, zamanla muazzam boyutlara ulaşabiliyor.

Webb teleskobu süper kütleli kara deliklerin sırlarını çözdü: ‘Karanlık yıldızlar’


Araştırmacılar, bu devasa karanlık yıldızların, evrenin erken dönemlerinde gözlemlenen süper kütleli kara deliklerin (SMBH) ‘tohumları’ olduğunu öne sürüyor. Bu mekanizma, şimdiye kadar gözlemlenen en uzak kuasarları besleyen dev kara deliklerin, evrenin bu kadar erken bir aşamasında nasıl oluştuğu sorusuna da mantıklı bir yanıt sunuyor.


SPEKTROSKOPİK KANITLAR BULUNDU

Karanlık yıldızların varlığı henüz deneysel olarak kesinleşmemiş olsa da, çalışma önemli kanıtlar sunuyor. Araştırma ekibi, JADES-GS-13-0 ve JADES-GS-14-0 kodlu gök cisimlerinin spektrumunda, karanlık yıldızlara özgü olduğu düşünülen helyum soğurma özelliklerini analiz etti.


Uzmanlar, karanlık yıldızların incelenmesinin sadece evrenin tarihini değil, aynı zamanda karanlık maddenin fiziksel özelliklerini de ortaya çıkarabileceğini belirtiyor. Bu çalışmaların, Dünya'daki laboratuvarlarda karanlık maddenin tespit edilmesine yönelik deneylere de büyük katkı sağlaması bekleniyor.