Uzayda kapasite artışı: Türksat 7A üretimi için geri sayım

Milli haberleşme uydusu Türksat 7A için geri sayım başladı. Tasarım çalışmaları tamamlanan ve bu yıl üretimine geçilmesi planlanan 7A; yazılımla yönetilebilir yeni nesil teknolojisiyle akıllı ulaşım sistemlerinden 5G altyapısına, SİHA operasyonlarından uçak içi internete kadar Türkiye’nin dijital egemenliğinde stratejik bir rol üstlenecek.

Giriş: 13.02.2026 - 15:49
Güncelleme: 13.02.2026 - 15:54
Uzayda kapasite artışı: Türksat 7A üretimi için geri sayım

Türkiye, uzaydaki varlığını güçlendirme ve haberleşme altyapısını millileştirme hedefleri doğrultusunda stratejik bir adım daha atmaya hazırlanıyor. TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Atalay, ömrünü tamamlayan Türksat 3A’nın yerini alacak olan Türksat 7A uydusu için tasarım çalışmalarının tamamlandığını ve bu yıl içinde üretim aşamasına geçmeyi hedeflediklerini açıkladı. Yerli üretim modelini merkeze alan bu hamle, sadece televizyon yayıncılığı değil; savunma sanayiinden akıllı ulaşıma, uçak içi internet hizmetlerinden 5G haberleşme altyapısına kadar Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını perçinleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor.


TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Atalay, Türksat 7A'nın tasarım çalışmalarının TÜBİTAK Uzay ve TÜRKSAT işbirliğiyle şekillendiğini belirterek, "Hedefimiz bu yıl içinde uydunun üretimine başlamak. Yabancı üreticilerden de teklifler alıyor ve görüşmeler yapıyoruz ama tercihimiz üretimini yerli üreticiler vasıtasıyla sağlamak." dedi.


Türkiye'de akıllı ulaşım koridorlarında 5G teknolojisini kurduklarını ve test çalışmalarına başladıklarını bildiren Atalay, İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik koridoru akıllı yol haline getirdiklerini söyledi.


5G'YE YÖNELİK MİLLİ TEKNOLOJİ

Atalay, burada, ULAK Haberleşme'nin 5G'ye yönelik milli teknoloji çalışmalarını kullandıklarını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın, öncelikle otoyollarda olmak üzere akıllı ulaşımı yaygınlaştırma vizyonu var. O çerçevede biz de 5G'nin kullanıcılarındanız. Aynı zamanda Evrensel Hizmet Fonu kapsamında diğer operatörlerin hizmet götürmediği köy ve mezralara mobil haberleşme hizmetini götürmek üzere 2G ve 4.5G'den oluşan bir şebekemiz var. Onun ilerideki versiyonları artık 5G'ye evrilmesini planlıyoruz."


1 Nisan'da hizmete başlayacak 5G baz istasyonlarında da hızlı yayılımın söz konusu olduğunu aktaran Atalay, bunun için de uydu bağlantılarına ihtiyaç olduğunu, yakın zamanda Turkcell'e uydu terminali satışı gerçekleştirdikleri bilgisini verdi.



TÜBİTAK UZAY VE TÜRKSAT İŞBİRLİĞİ

Atalay, TÜRKSAT uydularının, "jeosenkron" olarak nitelendirilen, dünyayla senkron dönen uydular olduğunu söyledi. Bu uyduların kağıt üzerinde taahhüt edilen ömürlerinin 15 yıl olduğunu belirten Atalay, Türksat 3A'nın bu süreyi doldurduğunu, dolayısıyla öncelikli olarak 3A uydusunun yenilenmesi gerektiğini aktardı.


Atalay, uydu üretiminin 3-4 yıl sürdüğünü, dolayısıyla 3A'nın yerine gelecek 7A'nın hazırlık çalışmalarına geçen yıl başladıklarını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Söz konusu uydunun tasarım çalışmaları TÜBİTAK Uzay ve TÜRKSAT'ın çalışmalarıyla şekilleniyor. Hedefimiz bu yıl içinde uydunun üretimine başlamak. Yabancı üreticilerden de teklifler alıyor ve görüşmeler yapıyoruz ama tercihimiz üretimini yerli üreticiler vasıtasıyla sağlamak. Türk mühendislerin eseri Türksat 6A'da olduğu gibi 7A'da da yerli üreticilerle çalışmak istiyoruz. Bizim mevcut 6 uydumuz var. Uzaydaki kapasitemiz yüzde 70'lerin üzerinde doluluğa sahip. Bu da çok yüksek bir oran ve hızla da talepler artıyor. O yüzden mevcut kapasiteyi artırmak gibi bir zorunluluğumuz var."


SİHALARIN HABERLEŞMESİ

Bu zorunluluğun, aynı zamanda Türk Hava Yolları ve AJet ile sürdürülen uçak içi internet hizmetlerine de katkı sağladığını bildiren Atalay, yerli üreticilerin sattığı bütün SİHA ve İHA'larda bağlantıların TÜRKSAT uyduları üzerinden yapıldığını söyledi.


Atalay, bu durumun da ilave kapasite ihtiyacını da beraberinde getirdiğini belirterek, şunları kaydetti: "Mevcut kapasiteyi artırmak ve sürdürmek için bizim yeni uydulara ihtiyacımız var. Bu Türksat 7A ile de bitmeyecek, devamı da gelecek inşallah. Türksat 7A'da ağırlıklı olarak devletimizin ve diğer kurumların ihtiyaçlarını karşılamak üzere de bir kapasite planlaması yapılıyor. Burada da bazı yeni teknolojiler kullanılacak, önceki uydu teknolojilerinden en önemli farkı, 'Software Defined Payload' dediğimiz, yerden yazılımla yönetilebilir faydalı yükleri içinde barındıracak olmasıdır. Bu da bizim, onun kapasitesini ve verimliliğini daha sağlıklı şekilde yönetmemizi sağlayacak."