MeerKAT teleskobu 'Mavi Gözlü Pulsar'dan radyo sinyalleri yakaladı
Uluslararası araştırma ekibi, Güney Afrika’daki MeerKAT radyo teleskobuyla 1E 1207.4-5209 kodlu Merkezi Kompakt Cisimden zayıf radyo sinyalleri saptadı. 'Mavi Gözlü Pulsar' olarak adlandırılan cisim, bugüne kadar radyo dalgalarında sessiz olduğu düşünülen nötron yıldızları için yeni bir tartışma başlattı.

Dev yıldızların süpernova patlamalarının ardından çekirdeklerinin kendi kütleçekimi altında çökmesiyle oluşan nötron yıldızları, güçlü manyetik alanları ve radyo ışımalarıyla evrenin en yoğun cisimleri arasında yer alıyor. Bazı nötron yıldızları, düzenli aralıklarla radyo sinyali yaydıkları için pulsar olarak izleniyor. Ancak süpernova kalıntılarının merkezinde bulunan ve Merkezi Kompakt Cisimler olarak adlandırılan yaklaşık bir düzine nötron yıldızı, bugüne kadar radyo dalgalarında sessiz kabul ediliyordu. Çin Bilimler Akademisi Ulusal Astronomi Gözlemevleri’nden Zhang Lei liderliğindeki uluslararası ekip, Güney Afrika’daki MeerKAT radyo teleskobuyla bu kabulü sorgulayan yeni bir bulguya ulaştı.
SESSİZ CİSİMDEN RADYO SİNYALİ GELDİ
Araştırma ekibi, Samanyolu içinde Dünya’dan yaklaşık 10 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan 1E 1207.4-5209 kodlu Merkezi Kompakt Cisim üzerinde hassas ölçümler yaptı. Gözlemler, cismin çok zayıf da olsa düzenli radyo sinyalleri yaydığını ortaya koydu. Daha önce radyo dalgalarında sessiz olduğu düşünülen bu nesneden sinyal alınması, Merkezi Kompakt Cisimler ve pulsar popülasyonu hakkındaki mevcut modeller açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
424 MİLİSANİYELİK RİTİM SAPTANDI
MeerKAT verilerine göre 1E 1207.4-5209, her 424 milisaniyede bir zayıf radyo sinyali yayıyor. Çin’deki Tsinghua Üniversitesi’nden Astronomi Profesörü Li Di, X-ışını görüntülerindeki parlak mavi görünümüne atıfla bu cismi “Mavi Gözlü Pulsar” olarak adlandırdı. Sistemi oluşturan süpernova patlamasının 4 bin 100 yıldan daha uzun süre önce gerçekleştiği belirtiliyor. Cisimle ilgili arşiv verilerinde, 2015 yılında dönüş hızında kısa süreli bir artış yaşandığı da kayıtlara geçmişti.
DÖNME HATASI ETKİLİ OLABİLİR
Araştırmacılar, 2015’te gözlenen bu ani dönüş hızı artışının, nötron yıldızının iç yapısındaki bir madde kaymasından kaynaklanmış olabileceğini değerlendiriyor. Zhang Lei liderliğindeki ekip, bu mekanik aksaklığın cismin manyetik alan yapısını radyo emisyonlarını tetikleyecek ölçüde değiştirmiş veya kutup yönünü Dünya’dan gözlemlenebilir hale getirmiş olabileceğini öngörüyor. Bu nedenle Mavi Gözlü Pulsar’dan alınan radyo sinyalinin kalıcı olup olmadığı, yeni gözlemlerle izlenecek.
SİNYALİN YENİDEN KAYBOLMASI BEKLENİYOR
Araştırma ekibine göre nötron yıldızının dönüş hızı zamanla eski seviyesine döndükçe, tespit edilen zayıf radyo sinyali de yeniden kaybolabilir. MeerKAT ve diğer uluslararası teleskop ağları, bu geçiş sürecini doğrulamak için sistemi izleme programına aldı. Gözlemler, radyo sessiz kabul edilen Merkezi Kompakt Cisimlerin bazı koşullarda kısa süreli veya zayıf radyo emisyonları üretebileceğini gösterebilir.
PULSAR ENVANTERİ İÇİN YENİ SORULAR
Bu model doğrulanırsa, galaksideki sessiz veya zayıf radyo yayan nötron yıldızlarının sayısına ilişkin tahminlerin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Zamanla yavaşlayan bazı pulsarların zayıf radyo kaynaklarına dönüşmesi, mevcut envanterlerde genç fakat düşük emisyonlu bazı yapıların farklı sınıflandırılmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Bulgular, radyo dalgalarında tespit edilemeyen nötron yıldızlarının tamamen sessiz olmayabileceğini gösteren yeni bir örnek olarak öne çıkıyor.
1987A GİBİ SİSTEMLER İÇİN DE ÖNEM TAŞIYOR
Araştırmacılar, bu bulguların Büyük Macellan Bulutu’ndaki 1987A süpernovası gibi merkezinde nötron yıldızı olduğu düşünülen ancak bugüne kadar radyo jeti saptanamayan sistemlerin anlaşılmasına da katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Zayıf ve geçici sinyallerin yakalanması, derin uzay gözlemlerinde daha hassas radyo teleskop ağlarının ve gelişmiş veri işleme yöntemlerinin önemini artırıyor. MeerKAT ile elde edilen sonuçlar, görünmeyen nötron yıldızı popülasyonuna ilişkin yeni gözlem stratejilerinin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.








Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…