Perşembe22 Ekim 202614:09İSTPİYASAAÇIK

Türkiye temiz enerjide çıtayı yükseltti: 2035 hedefi 120 gigavat

Türkiye, 2035’e kadar güneş ve rüzgar enerjisinde 120 gigavat kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Türkiye-Birleşik Krallık Temiz Enerji ve Sürdürülebilir Finans Konferansı’nda deniz üstü rüzgar, nükleer enerji, şebeke yatırımları ve yeni finansman modelleri öne çıktı.

Yayınlanma

Paylaş
Türkiye temiz enerjide çıtayı yükseltti: 2035 hedefi 120 gigavat

Türkiye ile Birleşik Krallık, enerji dönüşümünde finansman ve teknoloji işbirliğini derinleştirmeye hazırlanıyor. DEİK’te düzenlenen konferansta iki ülkenin şirketleri ve finans kuruluşları için yenilenebilir enerji, şebeke altyapısı ve nükleer enerji alanlarında yeni ortaklık fırsatları öne çıktı.

TÜRKİYE’NİN 2035 TEMİZ ENERJİ HEDEFİ 120 GİGAVAT

Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Müsteşarı David Reed, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada en iddialı temiz enerji hedeflerinden bazılarını belirlediğini söyledi. Reed, Türkiye’nin 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisinde toplam 120 gigavat kapasiteye ulaşmayı, kara rüzgar yatırımlarını deniz üstü rüzgar enerjisiyle tamamlamayı, nükleer enerji kapasitesini artırmayı ve küçük modüler reaktör teknolojisini devreye almayı hedeflediğini belirtti. Enerji depolama ve iletim yatırımlarının da bu dönüşümün tamamlayıcı unsurları arasında bulunduğunu ifade etti.

TÜRKİYE-BİRLEŞİK KRALLIK TEMİZ ENERJİ İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR

DEİK Genel Merkezi’nde “COP31’e Doğru Enerji Dönüşümünü Hızlandırmak” temasıyla düzenlenen Türkiye-Birleşik Krallık Temiz Enerji ve Sürdürülebilir Finans Konferansı’nda iki ülke arasındaki işbirliği olanakları ele alındı. Birleşik Krallık’ın Türkiye’nin enerji dönüşümünde uzun vadeli ortak olmak istediğini belirten Reed, iki ülke arasında güçlü bir işbirliği geçmişi bulunduğunu ve bugüne kadar yürütülen projelerin Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne yaklaşık yarım milyar sterlinlik destek sağladığını aktardı.

TÜRKİYE’DE YEŞİL YATIRIMLAR İÇİN YENİ İŞBİRLİĞİ MODELLERİ

DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye’de yeşil yatırımların hızlandırılmasının yeni işbirliği modellerini gerektirdiğini belirterek, İngiltere’nin sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığının Türkiye’nin proje geliştirme ve uygulama kapasitesiyle bir araya gelmesinin önemli fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Olpak, şirketler, kalkınma bankaları, ihracat kredi kuruluşları ve özel finansman kurumlarının aynı yapı içinde buluşturulmasının hem Türkiye’de hem de üçüncü pazarlarda yeni projelerin önünü açabileceğini ifade etti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ VE ŞEBEKE YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR

Olpak, enerji ve altyapıda yenilenebilir enerji yatırımlarından şebeke modernizasyonuna, enerji depolama sistemlerinden deniz üstü rüzgar projelerine kadar değer zincirinin tamamında fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Bu projelerin uzun vadeli niteliğine dikkati çeken Olpak, yatırımların hayata geçirilebilmesi için sermaye ve güvenin birlikte tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Finansmanın burada belirleyici hale geldiğini ifade eden Olpak, öngörülebilir kuralların ve geçmişte ortaya konmuş uygulama kapasitesinin yatırım kararlarında önem taşıdığını belirtti.

DENİZ ÜSTÜ RÜZGARDA 5 GİGAVAT HEDEFİ

Türkiye’nin 2035 yılına kadar 5 gigavat deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesine ulaşmayı hedeflediğini belirten Reed, Birleşik Krallık’ın bu alanda 20 yılı aşkın süredir edindiği deneyimin Türkiye’nin planlarıyla doğrudan örtüştüğünü söyledi. Birleşik Krallık’ın yaklaşık 15 gigavat kurulu deniz üstü rüzgar kapasitesine sahip olduğunu aktaran Reed, ülkesinin 2030 yılına kadar bu kapasiteyi 50 gigavata çıkarmayı planladığını ifade etti.

MARMARA DENİZİ’NDE RÜZGAR PROJELERİ İÇİN İŞBİRLİĞİ

Reed, İngiliz uzmanlığının Marmara Denizi’ndeki deniz üstü rüzgar enerjisi programının hazırlıklarına doğrudan katkı sağladığını belirtti. Birçok İngiliz şirketinin Türkiye’deki fırsatlara yönelik hazırlıklarını aktif biçimde sürdürdüğünü söyleyen Reed, sektör geliştikçe Türk ve İngiliz şirketleri arasında mühendislikten tedarik zincirine, finansmandan proje geliştirmeye kadar daha derin bir işbirliği beklediklerini kaydetti.

NÜKLEER ENERJİ VE KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖRLER GÜNDEMDE

Türkiye-Birleşik Krallık enerji işbirliğinin bir diğer ayağını nükleer enerji oluşturuyor. Reed, Türkiye’nin nükleer enerji kapasitesini artırma iradesi ortaya koyduğunu, küçük modüler reaktörler dahil yeni teknolojilere ilişkin fırsatları değerlendirdiğini belirtti. Birleşik Krallık’ın yüksek gerilim doğru akım sistemleri, dijital şebekeler ve esneklik piyasalarındaki deneyiminin de Türkiye’de planlanan projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN MERKEZİNDE

Temiz enerji dönüşümünün daha önce görülmemiş ölçekte özel sektör yatırımı gerektireceğini belirten Reed, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma bankaları, ticari bankalar ve kurumsal yatırımcıların bu süreçte önemli rol üstleneceğini söyledi. Birleşik Krallık İhracat Finansmanı Kuruluşu, İngiliz bankaları, profesyonel hizmet şirketleri ve altyapı yatırımcılarının Türk ortaklarla birlikte projeleri finansmana uygun hale getirmek için çalışmaya hazır olduğunu aktardı.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE “GÜVEN REKABETİ” VURGUSU

Olpak ise küresel rekabetin artık yalnızca fiyat, kalite ve hizmet üzerinden şekillenmediğini, güven unsurunun giderek daha belirleyici hale geldiğini söyledi. Bu yeni dönemi “güven rekabeti” olarak tanımlayan Olpak, enerji ve altyapı yatırımlarının uzun vadeli taahhütler gerektirdiğine işaret ederek yatırımcıların güvenilir ortakları, öngörülebilir kuralları ve kanıtlanmış uygulama kapasitesini tercih ettiğini belirtti.

ÖZEL SEKTÖR TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARINDA DAHA FAZLA ROL ALACAK

DEİK/Türkiye-Birleşik Krallık İş Konseyi Başkanı Murathan Kalyoncu da enerji alanının iki ülke arasında daha fazla işbirliği için güçlü fırsatlar sunduğunu belirtti. COP31’in Antalya’da düzenlenecek olmasının temiz enerji, sürdürülebilir yatırımlar ve uluslararası işbirliğini daha fazla gündeme taşıdığını ifade eden Kalyoncu, enerji dönüşümünün yalnızca kamu politikalarıyla gerçekleştirilemeyeceğini, özel sektörün yatırım, inovasyon ve yeni proje geliştirme süreçlerinde kritik rol üstleneceğini söyledi.

DEİK 153 İŞ KONSEYİYLE YENİ ORTAKLIKLARA ODAKLANIYOR

Olpak, DEİK’in dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 153 iş konseyi aracılığıyla şirketler arasında yeni bağlantılar kurmaya devam ettiğini belirtti. Hedeflerinin tekil toplantıların ötesine geçen, uzun vadeli projelere ve kalıcı ortaklıklara dönüşen işbirlikleri oluşturmak olduğunu vurgulayan Olpak, Türkiye’nin enerji dönüşümü için gerekli sermayenin harekete geçirilmesinde uluslararası iş dünyasının daha aktif rol üstlenebileceğini ifade etti.

ONUR TOPKAN

ONUR TOPKAN

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü