Türkiye, son dönemde Afrika’da yaptığı anlaşmalarla öne çıkıyor. Somali ile enerji ve uzay alanlarında kurduğu işbirliklerine balıkçılığı da ekleyen Türkiye, bu kapsamda SOMTURK adlı firmayı faaliyete geçirdi. Bu firma ile Somali Balıkçılık ve Mavi Ekonomi Bakanlığı arasında anlaşma imzalandı. Buna göre SOMTURK, ilk uluslararası balıkçılık lisansını Ergün Reis adlı gemiye verdi.
Bu yıl Afrika’daki mavi vatanda yeni bir adım atmaya hazırlanan Türkiye’de, av sezonunun kapanmasıyla 40 metre üzerindeki gemiler de rotasını Afrika’ya çevirdi. Türkiye’de ruhsatlı balıkçı teknesi sayısı yaklaşık 15 bin 212. Filonun yüzde 80’den fazlası 12 metre altında teknelerden oluşurken, 40 metreden büyük 600’e yakın tekne bulunuyor.
93 ÜLKEYE İHRACAT
Türkiye, su ürünlerinde son yılların en güçlü performansını 2025’te ortaya koydu. Sektör, bir önceki yıla göre yüzde 11 artışla 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracata imza attı. Böylece su ürünleri ihracatı Cumhuriyet tarihinin en yüksek düzeyine çıktı. Aynı dönemde 93 ülkeye 280 bin ton balık gönderildi. En son Senegal ile yapılan anlaşmanın ardından Türk balıkçıları, 16 ülkede balık tutabilir hale geldi.
SOĞUK ZİNCİR ENTEGRASYONU
Anlaşmalarla birlikte bölgede soğuk zincir entegrasyonu da devreye girmeye başladı. Bu adım, deniz ürünlerinin taşınması ve ihracata hazırlanması süreçlerini hızlandırarak dış satımı daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getiriyor. Böylece bölgede yalnızca avcılık faaliyetleri büyümüyor; aynı zamanda yerel halka hizmet sunan, kıyılarda denizcilik kültürünü güçlendiren yeni bir ekonomik yapı da inşa ediliyor.
Yatırımlarla birlikte Afrika kıyılarında Türk varlığı daha görünür hale gelirken, küresel deniz ürünleri ticaretinde güçlü bir Türk imzasının önü açılıyor.
BALIKÇILIKTA YENİ DÖNEM
Özsağdıçlar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zafer Sağdıç, Türk balıkçı filosunun Afrika sahalarına yöneliminin artık bir alternatif değil, stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Yerel sularda uygulanan av yasakları ve stok baskısı, filoları daha uzak sahalara yöneltiyor. Somali gibi yüksek stok potansiyeline sahip bölgelere erişim de sektör açısından önemli bir kırılma noktası” dedi. Bu yıl geçen sezona göre daha yüksek kapasiteli bir avcılık süreci beklendiğini aktaran Sağdıç, “Hem av miktarı hem de gelir tarafında daha güçlü bir performans öngörüyoruz. Ancak sürdürülebilirlik ve uluslararası regülasyonlara uyum da önemli” dedi. Sağdıç, “Yakıt, lojistik, soğuk zincir yönetimi ile uluslararası izin ve lisansta maliyet artıyor. Bu sezonun en kritik başlığı, verimlilik artışının bu maliyetleri dengeleyip dengeleyemeyeceği olacak. Doğru planlama yapan, ölçekli çalışan ve operasyonel disiplini güçlü firmalar bu süreçte öne çıkacak” diye konuştu. OYAK bünyesindeki SOMTURK’ün sektöre girişini de önemli bir eşik olarak değerlendiren Sağdıç, “Bu yapı; ölçek, finansal güç, kurumsallaşma, izlenebilirlik ve kalite standartları açısından sektöre yeni bir seviye kazandıracak. Bu tür yatırımlar rekabeti zorlaştırmıyor, aksine daha profesyonel hale getiriyor. Afrika sahalarındaki açılım ve kurumsal yatırımlar doğru yönetilirse, Türkiye’nin su ürünleri ihracatında yeni bir sıçrama dönemi başlayabilir” dedi.