tatil-sepeti

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye'de yerel yönetişime sivil toplum kuruluşları (STK) ve gönüllülerin katılımını güçlendirmeyi hedefleyen Avrupa Birliği (AB) finansmanlı, 6 milyon avro bütçeli projeyi hayata geçirdi.


 

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’ndan (UNDP) yapılan açıklamaya göre, projenin temel bileşenlerinden birini oluşturan 3,5 milyon dolarlık hibe programı, ekim ayında 81 ilden başvurulara açılacak. Programda, kentlerde yeşil alanların genişletilmesi, engellilerin toplum yaşamına eksiksiz katılmalarının sağlanması, yerel toplumların iklim kaynaklı sellerden korunması gibi yerelde vatandaşların öncelikli sorunlarını ele almayı hedefleyen ve belediyelerle ortaklık kuran toplum temelli kuruluşlara hibe verilecek.

 

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerin ardından hibe programı, afetlerin önlenmesi ve afetlere yanıt konularını da kapsayacak şekilde genişletildi.

 

UNDP İyi Niyet Elçisi ve İhtiyaç Haritası'nın Kurucu Ortağı Mert Fırat, programın açılışında, şubat depremlerinin ardından yürüttükleri destek faaliyetlerine ilişkin deneyimlerinden yararlanarak gönüllülüğün önemi hakkında görüşlerini paylaştı.

 

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton da, "Depremler bize, aktif biçimde yardım süreçlerine katılan sivil toplumun ne büyük fark yaratabileceğini gösterdi. Projemiz, sivil toplum ve gönüllülerin enerjisini öncelikli ihtiyaçları karşılamaya yönlendirerek, yerel yönetimlerin daha verimli, erişilebilir ve yerel topluma daha duyarlı olmasına katkıda bulunacak yerel platformlar yaratacak." ifadelerini kullandı.

 

Üç yıl süreli proje, UNDP tarafından Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum İlişkileri Genel Müdürlüğü ile ortaklık halinde ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığının desteğiyle uygulanacak.

 

Proje, gönüllü çalışmalar için yasal çerçevenin geliştirilmesini desteklemek, gönüllülük faaliyetlerini daha görünür hale getirmek ve hazırlanacak taslak Gönüllülük Kanunu için düzenleyici etki analizi çalışması yapmak dahil olmak üzere çeşitli yollarla, gönüllülerin yerel yönetişime katılmalarını destekleyecek ve teşvik edecek.

 

Hibe programının yanı sıra proje kapsamında, yerel karar mekanizmalarına sivil toplum katılımı konusunda halihazırda yolunda gidenleri ve geliştirilebilecek alanları tespit etmeyi amaçlayan bir analiz yapılacak.

 

7 pilot ilde (Çanakkale, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Manisa, Mersin, Trabzon) sivil katılım stratejileri ve 2 yıllık eylem planları geliştirilecek, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversite temsilcilerini içeren "Sivil Katılım Görev Güçleri" oluşturulacak.

21 Eylül 2023 Perşembe

Okyanuslardaki makro ve mikro plastik kirlenmesinde ticari gemilerin rolü Kuzey Kutbu'ndan alınacak örneklerle araştırılacak.


 

TÜBİTAK'ın "KUTUP-1001" isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği 13 proje arasında "Gemi Balast Suyu ve Sediman (Tortu) Yolu ile Kutup Bölgelerinde Micro ve Macro Plastik Yayılımının Tespiti ve Analizi" de yer alıyor.

 

Projenin yürütücüsü İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tanzer Satır, okyanuslarda da mikro plastiklerin olduğunu belirterek, bununla ilgili çalışmalar yaptıklarını söyledi.

 

Deniz ticaretinin çok hızlı geliştiğine dikkati çeken Satır, dünyadaki uzak yol yük taşımacılığının yüzde 90'ının gemilerle yapıldığını ifade etti.

 

Satır, TÜBİTAK'ın destekleme kararı aldığı projelerinde, okyanus suyundaki plastik oranına ilişkin çalışmalar yapacakları bilgisini vererek, şöyle konuştu: "Mikro plastik taşınmasında gemilerin rolünü ne? Bütün okyanuslarda değil de dünyanın hassas olan kutup bölgelerinde bir ölçüm yapıp oralardaki plastik oranı ve gemilerin bundaki rolü nedir, araştırmamızın temel amacı bunu belirlemek. Bu bağlamda, Kuzey Kutbu bölgesini seçtik. Güney Kutbu bölgesine göre burada ticaret gemi trafiği daha yoğun. Oradan gidip örnek alacağız ya da aldıracağız, onları analiz edeceğiz. Projemiz yeni başlayacak. Projemizle hassas kutup bölgeleri dahil, okyanuslarımızdaki makro ve mikro plastik kirlenmesinde ticari gemilerin rolü nedir ve bu kapsamda alınabilecek önleyici yöntemleri nelerdir, bunlar araştırılacak."

 

PLASTİKLERİN TÜR VE BOYUTLARI İNCELENECEK

 

Satır, son 50 yılda yaygınlaşmaya başlayan plastik kullanımı sonucu makro ve mikro plastiklerin deniz habitatını istila ettiğini dile getirdi.

 

Okyanus ve denizlerde gıdalar, gıda atıkları, balıkçılık faaliyetleri, hava emisyonları, denize karışan plastik atıklar, atık su arıtma tesisleri, nehir ve dere akıntıları, deniz canlıları, kuşlar, mikroorganizmalar tarafından bozulmalar gibi birçok faktörün mikro ve makro plastik kirliliğinde önemli rol oynadığına işaret eden Satır, şunları kaydetti: "Proje önerimiz kapsamında yürütülecek çalışmada, Kuzey Kutbu bölgesinde gemi balast suyu ve sediman (tortu) kaynaklı mikro ve makro plastiklerin varlığı araştırılacak. Bölgede seyir yapan gemilerin balast suyu tanklarından ve bölge liman alanlarından alacağımız deniz suyu örnekleri, su ve sediment kaynaklarının miktarsal hesaplamaları, genel olarak parçacık, fiber, film gibi mikro ve makro plastik türleri belirlenecek. Gemi kaynaklı plastiklerin renk tespiti yapılacak, plastiklerin türleri incelenecek. Plastiklerin sahip olduğu ortalama boy ve dağılımı (nano-mikro-makro) da hesaplanacak."

25 Şubat 2024 Pazar

"Bizim Afrika Platformu" tarafından düzenlenen "Afrika Diasporası Forumu", İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.



 

İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, forum, üniversitenin Sültüce Kampüsü'nde düzenlendi.

 

"Deneyimler, Etkileşimler ve Yeni Zorluklar" alt başlığıyla düzenlenen forumun açılış oturumuna İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhamit Avşar'ın yanı sıra Yurt Dışı Türkler Başkanlığı (YTB) İstanbul Koordinatörü Emre Oruç, Sudan Başkonsolosu Halid Alkhair Dfalla Abuaagla, Gana Başkonsolosu Salamatu Yakubu Cezayir Başkonsolosu Muhammed Mariami ile Libya, Angola ve Fas Konsolosluklarından temsilciler ile çok sayıda Afrikalı akademisyen ve öğrenci katıldı.

 

Açıklamada görüşlerine yer verilen Avşar, algıların aksine Afrika topraklarının dünyanın en medeni toplumlarının yaşadığı nice asırlar geçirdiğini hatırlattı.

 

Afrika kıtasının yeniden potansiyelinin farkına vardığını belirten Avşar, "21. yüzyılla birlikte tüm dünya başka bir Afrika ile uyanmaktadır. Artık, insanlığın bu kadim coğrafyası kendi kaderi üzerinde söz sahibi olmaya, kendi oyununu kendi kurmaya başlamıştır. Bunun içindir ki artık dünya, prangalarından kurtulmuş, dünya düzeninde etkin rol sahibi bir Afrika’ya hazır olmalıdır." ifadelerini kullandı.

 

Öğrenci hareketliliği içinde Türkiye'nin Afrikalı öğrencilerce çok tercih edilen ülkelerden biri olduğunu aktaran Avşar, "Halihazırda üniversitemizde 27 Afrika ülkesinden 99 lisans, 25 ülkesinden 403 lisansüstü öğrencisi bizim misafirimizdir. Her birini ailemizin ayrılmaz bir parçası görüyoruz. Afrika'daki çeşitli üniversiteler ile de somut ve sürdürülebilir işbirlikleri geliştirmeyi de çok önemsiyor ve değerli buluyoruz." açıklamasında bulundu.

 

AFRİKA KITASINDAN 35 BİNİN ÜZERİNDE BAŞVURU

 

YTB İstanbul Koordinatörü Emre Oruç da amaçlarının Batı kültürünün "kültürel diplomasi" anlayışının tersi olduğunu belirterek, "Tarihten gelen bağlarımızın yeniden keşfedilmesi ve ortak değerlerimizin vurgulanması" şeklinde kaydetti.

 

Geçen yıl Türkiye Bursları programına Afrika kıtasından 35 binin üzerinde başvuru alındığını aktaran Oruç, 941 öğrenciye burs desteği sağlandığı bilgisini verdi.

 

Forum Koordinatörü Farouk Mintoiba ise forumun ortak özlemlerin ve çabaların temelini oluşturduğuna işaret etti.

 

Fırsatlar ve çeşitlilik diyarı olan Türkiye’nin kendilerine kucak açtığını, bu fırsatların hiç de az olmadığını kaydeden Mintiabo, "Afrika diasporasının üyeleri olarak, Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulunmak ve kültürel manzarasını zenginleştirmek için hayati bir rol oynuyoruz. Bugün de hem Türkiye hem de Afrika için anlamlı bir gelecek inşa etmek için bir araya geldik." değerlendirmesinde bulundu.

24 Şubat 2024 Cumartesi