Osman ARIOĞLU

Osman ARIOĞLU

Diğer Yazıları

 

Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız şu günlerde nice 100 yıllara diyerek başlamak istiyorum. 100. yılda öncelikle zamanında bizim topraklarımız olan ancak şimdi üzerinde 10 civarında devlet kurulan toprakların bir bölümünü ziyaret etme fırsatı buldum. En başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evin de bulunduğu Selanik’i ziyaretle başladım. Selanik’te Cumhuriyetimizin kurucusunun doğduğu ev son derece orijinal ve bütün bakımı, her şeyi Konsolosluğumuz tarafından yürütülüyor. Müze haline gelmiş bu tarihi ve anlamlı yapıyı gezerken, bir yandan da İstiklal Savaşı dahil Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına gidiyorsunuz. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçenlere ve tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

 

Selanik’ten sonra sırasıyla önce Makedonya’nın başkenti Üsküp, oradan da Kosova’nın başşehri Priştine ve devamında da Arnavutluk’un başşehri Tiran uğrak yerlerimiz oldu. Tüm bu şehirlerde neredeyse lisan bilmenize gerek olmaksızın Türkçe anlaşabiliyorsunuz. Özellikle Üsküp, Priştine ve Prizren’de uğradığımız tüm camiler 2010’lu yıllarda TİKA tarafından restore edilmiş. Tüm camilerin temizliği gayet yerinde.

 

*           *           *

Bu ziyaretler sırasında insan elbette karışık duygular hissediyor. Bir yandan bir zamanlar burası Osmanlı İmparatorluğu’ydu, yani bizim topraklarımızdı diyorsunuz ve bununla gururlanıyorsunuz, diğer yandan bugün yine Türk devleti sayesinde buralarda tarihi eserlerin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini ve Türkiye’nin bu ülkeler için özellikle TİKA bünyesinde birçok hizmete vesile olduğunu görüp bir kez daha ülkemizle gurur duyuyorsunuz.

 

Kosova’ya gidip de Murat Hüdavendigar’ın Kosova‘daki türbesini görmeden gelmek elbette ki olmazdı. 

 

O Murat Hüdavendigar ki, günün şartlarına göre ömrünü İslam davasını yaymak için vakfetmiş. Kosova’da “Ya İlahi bu mümin askerleri küffar elinde mağlup edip helak eyleme, onlara öyle bir zafer lütfet ki bütün Müslümanlar bayram eylesin. Dilersen o bayram gününde şu Murat kulun yolunda kurban olsun…” şeklinde dua eden ve savaş meydanında şehit düşen inanmış bir mümin. Türbenin bakımını 1854 yılından bu yana Sultan Abdülmecid tarafından görevlendirilen aslen Buharalı Ali Bey ailesi yapmaya devam ediyor. Günümüzdeki türbedarlık görevini 80’li yaşlarındaki Saniye Nine yürütüyor. Bu türbede ve civarında da yine TİKA’nın emeklerini görmekten mutluluk duydum.

 

*           *           *

 

Bir gözlem olarak özellikle Makedonya ve Kosova’nın gelişme içerisinde olduğunu ve Türkiye’nin ciddi desteğini aldığını belirtmek mümkün. Temennimiz, ülkemizde enflasyonun bir an önce çözüme kavuşturulması ve ülkemizin her alanda sağlıklı büyümesini devam ettirmesidir. Büyük ülke olmak sadece sözle değil, gerekli destekleri sağlamakla olur. Büyük ülke olma iddiasındaki tüm devletlerde bunu görmek mümkün. Priştine’de Kosova’nın bağımsızlığına desteğinden ötürü Bill Clinton Heykeli ve caddesi bu anlamda görülmeye değer.

 

Arnavutluk’ta uğradığımız İskodra ve Tiran da yine Osmanlı izlerini taşıyan yerler. Bir farkla, özellikle İskodra’da Türkçe konuşana daha az rastlanıyordu.

 

Son bir not olarak şunu da belirtmekte yarar var. Uğradığımız bu şehirlerden fiyatları en pahalı olan neredeyse İstanbul fiyatlarına yaklaşan yer Üsküp’tü. Özellikle Kosova ve Arnavutluk’ta ise fiyatlar bir hayli uygun sayılır.

 

Bu gezi sırasında ülkemizin büyüklüğünü ve oynadığı kilit rolleri bir kez daha gözlemlerken, Cumhuriyetimizin nice 100 yıllar payidar olması dileklerimizi tekrar edelim.

30 Ekim 2023 Pazartesi