tatil-sepeti
Prof. Dr. Ahmet KAVAS

Prof. Dr. Ahmet KAVAS

Diğer Yazıları

Afrika’daki 54 ülkenin dünya ile ticaret hacmi 1 trilyon dolara doğru yol alıyor. Kıta ülkeleriyle ticaret hacminde yakın hedef olarak 50 milyar doları belirleyen Türkiye’nin pazardaki yükselişi ise dikkat çekiyor. Salgın ve krizlerde dayanıklılık testini geçen Afrika’ya ihracatta daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var.

 

Her geçen sene Afrika ülkeleri ile ihracat ve ithalat alanlarında karşılıklı olarak daha fazla bağımlı hale geliyoruz. Neredeyse tüm dünya için 1990’lı yılların başında bu kıta ile ticaret yapmak için sadece cesaret yetmiyor, güvenli ortamların bulunması da önem taşıyordu. Afrika’nın tüm ülkelerle 250 milyon dolar civarında bir ticaret hacmi vardı. Sömürgecilikten yeni çıkmış büyük bir coğrafi alanda müşteri bulmanın zorluğu yanında bizzat Afrikalılar da Avrupa, Asya ve Amerika tarafından tedarik edecekleri mallar için ortaklıklara ihtiyaç duyuyordu. 2020’li yıllara gelindiğinde artık uluslararası ticarette 1 trilyon dolar yolunda ilerliyordu; 2023 yılı itibarıyla 724 milyar dolara ulaştı.

 

İYİMSERLİĞE GEÇİŞ

 

Aradan geçen 30 yılı aşan sürede kıtalar arasında ticaret, tarifi mümkün olmayan boyutlara ulaştı. Afrika da karamsar görülen konumundan kurtulup iyimser bir duruma geldi; hem ithal hem de ihraç eden kıtalar arasındaki yerini almaya başladı. Parçalanmışlık duygusunu bölgelerde daha ziyade ekonomik anlamda bütünleşme hareketleri ve 2002 yılında Afrika Birliği ile yeniden güçlendirdi. Özellikle ihracat alanında en iyi performans gösteren kıta oldu. Pek çok ülke, yabancı yatırımcıya cezbedici ihaleler sundukları için bir anda çok sayıda firma faaliyetlerinin bir kısmını Afrika’ya taşıdı, hatta doğrudan bu kıtada sıfırdan çalışmayı göze aldı. 30 milyon kilometrekarelik devasa coğrafyada tutunmanın zorluğunu üstlenenler, aradan geçen seneler içinde bunun mükafatını fazlasıyla elde etti. Özellikle dört dörtlük çalışma alanı beklentisinde olanlar ise birkaç alandaki gözlemleriyle en ufak bir girişime teşebbüs etmekten çekindi. Ancak iletişim teknolojilerinin akıl almaz bir şekilde ilerlediği çağımızda ve ulaşımın gelişen ağları ile artık değil kıtalar arası, ülkeler, hatta şahıslar arası etkileşim anlık denebilecek kadar hızlı gelişiyor. Dünya ile bütünleşemez, kendi coğrafyasına hapsedilip kalır zannedilen Afrika ülkeleri, artık hem kendi kendilerine hem de kıta içinde Afrika Birliği, Afrika Kalkınma Bankası, Afreximbank ve Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşması gibi hamleleri tüm zorluklara rağmen gerçekleştirdi.

 

UYANAN AFRİKA

 

Uyanan Afrika, artık kendi geleceğiyle ilgili adımları önceden belirleyip diğer coğrafyalardaki gelişmeleri yakından takip ediyor, hatta üzerinde rekabet edilen bir kıta yerine diğerleri ile rekabete girebilecek yatırımları bizzat kendi iş adamları ile başarıyor. Nijerya’da Aliko Dangote’un yeni işletime aldığı petrol rafinerisi, dünyadaki en son inşa edilenlerin teknolojik özelliklerine sahip. Kendisi gibi milyarder olan Mike Adenuga ve Abdul Samad Rabiu gibi iş adamları sayesinde Nijerya’da otomotivden gıda sanayine kadar her alanda sadece iç piyasaya değil, uluslararası pazarlara açılma hedeflerini belirlemiş durumdalar. Artık pek çok sektörde kendi ürünlerini piyasaya süren ülkeler arasında Mısır, Nijerya, Fas, Cezayir, Fildişi Sahili ve Senegal yer alıyor. Neredeyse kıta genelinde sanayileşme anlamında yüzde 20’lik paya sahipler. 

 

TÜRKİYE’NİN TİCARETİ

 

Türkiye ekonomisi genel anlamda 2023 yılında yüzde 4.5 büyürken, cari açıktaki daralma da dikkate değer şekilde düşüş eğiliminde. İhracata dayalı büyüme vizyonuyla ilerleyen Türkiye’nin Afrika’daki pazar payını da artırması, daha farklı ürünlerle geniş kitlelere ulaşması mümkün gözüküyor. Zira 2003’teki 2 milyar dolarlık ticareti 2021’de 25 milyar dolara çıkardı ve 2030’da bu miktarın 50 milyar doları aşacağına kesin gözüyle bakılıyor.

 

Afrika’da Türk ürünlerinin neredeyse kıtanın tamamında pazarı olanlar arasında çelik, çimento, demir ve demir dışı metaller, deri ve deri mamulleri, elektrik, elektronik, hububat, bakliyat, iklimlendirme sanayi, kimyevi maddeler, madencilik, makina ve aksamı, mobilya, kağıt ve orman ürünleri, otomotiv endüstrisi, savunma ve havacılık sanayi ve su ürünleri yer alıyor.

 

Henüz her bir Afrika ülkesi için ihracat ve ithalat dengelerinde istenilen seviyenin tutturulamaması, daha ziyade muhatap ülkenin durumuyla da alakalı. Tunus, bu anlamda 2005 yılında imzalanan Serbest Bölge Anlaşması’nın yeniden gözden geçirilmesini istiyor. 1970’li yıllarda Libya’da başlayan müteahhitlik hizmetleri sayesinde tüm kıtada 88 milyar doları aşan taahhütlük hizmetini, Türk firmalar yerine getirmişler. Halen çok sayıda ülkede yeni üstlenilen altyapı projeleri var. Başlangıçta 10 binlerle ifade edilen yerel insanlara sağlanan istihdam, şimdilerde 100 binlerle ifade ediliyor. Mısır, 2023’te Türkiye’den 3 milyar 337 milyon dolarlık ithalatıyla birinci sırada yer alırken, bunu 3 milyar 256 milyon dolarla Libya ve 3 milyar 9 milyon dolarla Fas Krallığı takip etti. Türkiye’nin de Afrika’daki ithalatında yine Mısır 3 milyar 644 milyon dolarla öne çıkıyor. Bunu 1 milyar 452 milyon dolarla Cezayir ve 1 milyar 352 milyon dolarla Fas izliyor.

 

DOĞRUDAN ERİŞİM

 

30 yıl önce en sıradan mamul maddelerimizi dahi Afrika pazarlarında müşteriye ulaştıranlar Avrupalı tüccarlardı. Artık Türkiye’de birçok sektör doğrudan bir ülkeyi, bazen bölgeyi, özellikle DEİK gibi yapılan ekonomi forumları ile tüm kıtayı hedef alıyor. Mesela İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçılar Birliği’nin 2023 yılı için belirlediği 51 ülke arasında 15 Afrika ülkesinin yer alması önemli bir girişim.

 

Türk müteşebbisler, geçmişte iş yapma konusunda çekingen davrandıkları ülkelerden Angola ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki pazarlarda inşaat malzemeleri, ilaç, otomotiv yan sanayi, eczacılık, iş ve maden makinaları, elektrikli makinalar, mekanik makinalar, gıda sanayi makinaları, beyaz eşya, demir-çelik, tekstil gibi sanayi ürünleri yanında tarıma dayalı gıda ürünleri dahil 4-5 milyar dolar arasında bir müşteriye ulaşma fırsatına sahip.

 

2003’te 2 milyar dolar gibi bir seviyede bulunan Afrika ile ticaretimizin 20 yıl içinde 40 milyar doları hedefleyecek bir seviyeye gelmesi, geçen zamanın çok iyi değerlendirildiğinin işareti. 

 

2017-2023 yılları arasında Afrika ile ticaretimiz devamlı gelişme göstermiş, sadece 2023 yılında yüzde 12.5 gibi bir gerileme yaşanmış. 

 

TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİ DİKKAT ÇEKİYOR

 

Dünya ekonomisi, 5 trilyon dolar artışla 150 trilyon dolar büyüklüğe ulaştı. Türkiye ekonomisi ise 2023’te 1 trilyon 100 milyar dolara erişti. İlk kez 1 trilyon doları aşan Türkiye’nin tüm ülkelerle ticaret hacmi, 2023 yılında ithalatta yüzde 0.51 oranında azalarak 361 milyar 847 milyon dolara, ihracatı ise 255 milyar 538 milyon dolara ulaştı. Toplamda ise dış ticaret hacmi yüzde 0.04 oranında azalarak 617 milyar 656 milyon dolarda kaldı. Afrika ülkeleriyle ticaretimiz bunun içinde 33 milyar doları buluyor ki, genel içinde yüzde 5.35’lik bir orana sahip. Dünya ekonomisinde Afrika’nın 54 ülkesiyle payı yüzde 4 olup, yüzde 1’lik paya sahip Türkiye’nin bu kıtada giderek kendine yeni alanlar açtığı dikkat çekiyor.

 

AFRİKA’NIN DAYANIKLILIĞI TEST EDİLDİ

 

Afrika ekonomisi her geçen sene artan etkinliği ile şimdilerde 185 ayrı uluslararası pazarda kendine yer buldu. Yine de dünya genelindeki artışla kıyaslandığında pazar payı genel içinde henüz yüzde 4’lük oranını daha yukarılara doğru çekemedi. Bunu koruması da bir başarı olarak kabul ediliyor ve mevcut şartlar devam ettiğinde bile 2024-2025 yıllarında büyümede bir hızlanma beklentisi var. Çünkü Covid ve Ukrayna savaşı karşısında her türlü ithalat ve ihracat ciddi sıkıntılı dönemler geçirse de Afrika’nın dayanıklılığı bir anlamda test edilmiş oldu. Gelecek için özellikle ticari beklentilerin oluşması, yatırımcıların cezbedilmesi, pazarların genişlemesi ve iş ortamlarının iyileştirilmesi yeni fırsatlar sunacak. Hatta 2000-2014 yılları arasındaki büyüme ivmesini yeniden yakaladığında beklentileri boşa çıkarmayacak. 2030 yılında GSYH’de 1.7 trilyon dolar artışla 4.6 trilyon dolara ulaşabilecek. 

 

DOĞAL KAYNAKLARIYLA HAYATİ KONUMDA

 

Dünya genelinde emtiaya artan ihtiyaç, Afrika’yı daha hayati konuma kavuşturacak. Öte yandan, sahip olduğu minerallere dayalı hammadde kaynaklarının bilinenden çok daha zengin konumda olduğu tahmin ediliyor. Bazılarının tüm dünyadaki rezervlere göre yüzde 24 ila yüzde 94 gibi çok yüksek miktarları sadece bu kıta ülkelerinde bulunuyor. Platin, kobalt, manganez, krom ve boksit başta olmak üzere sanayinin her koluna cevap verecek oranda var. Yine nüfus bakımından da 2050 yılında 15-64 yaş arasındakiler Avrupa, Latin Amerika ve Okyanusya’nın toplam nüfusunu geçecek. Bu kadar geniş bir kitlenin en az yüzde 50’sinin mutlaka bir finans kurumunda hesabı bulunacak ya da mobil bankacılık hizmetinden yararlanacağı için ilgili tüm sektörler için büyük imkanlar sağlayacak.

 

Afrika ülkelerinde ekonomik büyümeyi sürükleyen unsurların uluslararası etkileşimler karşısında dirençli olmalarıyla bu kıtada yatırımcılar, sigortacılar ve emekli fonları da geniş çalışma ortamına kavuşacak. Nijerya, Güney Afrika ve Mısır, 54 ülke arasında dikkat çeken bir büyüme hızına sahipti. Son yıllarda bunlarda bir düşüş görülse de birçok ülkede büyüme güçlü şekilde devam ediyor.

01 Nisan 2024 Pazartesi