tatil-sepeti

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘borç yapılandırma paketi’nin detayları konusunda bilgi verdi.


 

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İzmir'de bir otelde düzenlenen İzmir İş Dünyası Buluşması'nda yaptığı konuşmada, kamu alacakları konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müjde verdiğini hatırlattı.w

 

Konunun en kısa sürede meclisin gündemine geleceğini aktaran Nebati, "Kanun hem yapılandırma hükümlerini hem de vergi mevzuatında çeşitli yeniliklerin olduğu hükümleri kapsayacak. Yapılandırmaya ilişkin hükümlerle Vergi Daireleri, Gümrük Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler ile il özel idareleri ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ödenmesi gereken kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler yapıyoruz." diye konuştu.

 

Teklifle vergi ve prim borçları başta olmak üzere, çok sayıda kamu kurum ve kuruluşun süresinde ödenememiş borçların cezalarını kaldırılarak ödenmesini getirdiklerini ifade eden Bakan Nebati, şöyle devam etti: "Şunu da belirtmem gerekir ki bu güne kadar diğer yapılandırma yasalarında kapsama alınmayan adli para cezaları dahil olmak üzere idari para cezalarını da yapılandırma kapsamına alıyoruz. Tabii bunların faizlerini de düşük bir oran ile güncelleyerek ödenmesini daha kolay hale getiriyoruz. Bu yapılandırma kanununda vergi dairesine ödenmesi gereken hangi tür borç olursa olsun yapılandırılacak. Bir tane istisnamız var o da 2022 yılı için ödenmesi gereken geçici vergiler. Onlar da zaten beyanname verme süresinde kadar ödenmezse terkin edildiği için kapsama almadık."

 

"VATANDAŞLAR BORÇLARI 48 TAKSİTTE ÖDEYEBİLECEK"

 

Davalı olan vergi ve prim dosyalarındaki ihtilafları sonlandırarak ödeme imkanı da getirdiklerini ifade eden Nebati, şunları kaydetti: "Teklifte, matrah artırımı ve işletme kayıtlarının düzeltilmesine imkan sağlayan düzenlemelere de yer veriyoruz. İşletmelerimiz, 2018 ila 2021 yılları için gelir, kurumlar, KDV ve gelir stopaj vergilerinde matrah ve vergi artırımı yaparak vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacak. Bu konuda da şunu peşinen belirteyim; arttırılan matrahların vergilerini peşin öderlerse o zaman vergi aslında da yüzde 10 indirim sağlanacaktır. Bu teklifteki önemli bir yenilik de taksit ödeme sürelerini 4 yıla çıkarmamızdır. Böylece vatandaşlarımız yapılandırılan borçlarını 4 yıla yayılan aylık taksitler halinde 48 taksitte ödeyebilecekler. Ödeme süresini uzun tuttuk ancak daha kısa sürede ödemek isteyenlere de ayrıca avantajlar getiriyoruz. Yapılandırılan borçlar peşin ödenirse, zaten küçük oranlar uygulayarak hesapladığımız yurt içi ÜFE tutarının yüzde 90'ından da vazgeçiyoruz. Eğer yapılandırılan borç idari para cezası ise asıl alacaktan da yüzde 25 oranında indirim sağlıyoruz."

 

Nebati, 2 bin lirayı aşmayan icralık borcu olan vatandaşların bu borçlarını tasfiye edecek ortamı daha önce hazırladıklarını, şimdi de vergi, ceza, faiz gibi hangi türden olursa olsun borcu bulunan vatandaşların 2 bin lirayı aşmayan borçlarını silineceğini aktardı.

 

31 Aralık 2022'den önce ödenmesi gereken borçlarının toplamı 2 bin lirayı aşmıyorsa bu düzenleme kapsamında bir defaya mahsus olmak üzere hiçbir şart aramadan borçların silineceğini ve alacaktan vazgeçileceğini bildiren Nebati, şu ifadeleri kullandı: "Böylece bu borçlar nedeniyle vergi dairelerimiz takip işlemleri yapmayacak, vatandaşımız da takibe muhatap olmayacaktır. Gelelim teklifte yer alan diğer bazı düzenlemelere. Gelir Vergisi Kanunu'nunda yer alan genç girişimci istisnasının tutarını artırıyoruz. Mevcut düzenlemeye göre istisna kapsamında ilk defa işe başlayan gelir vergisi mükelleflerinin üç hesap dönemi kazançlarının yıllık 75 bin lirası gelir vergisinden istisna ediliyor. Söz konusu tutarı 2023 yılı için 150 bin liraya çıkarıyor ve her yıl Gelir Vergisi tarifesinin ikinci dilimi tutarına paralel olarak artmasını sağlıyoruz. Böylece, izleyen yıllarda, dilim tutarlarında yeniden değerleme oranında artış oldukça, bu istisna da beraberinde artacak."

 

TOKİ tarafından konut ve konutla birlikte ihale edilen yapım işlerine ilişkin olarak bu yıl sonuna kadar uygulanmak üzere damga vergisi istisnası getirdiklerini bildiren Nebati, böylece özellikle orta ve alt gelir grubuna yönelik konutların daha uygun şartlarla üretilmesine imkan sağlandığını aktardı.

 

Nebati, ortaklığın giderilmesi davaları yoluyla gayrimenkul satışlarında alınan asgari maktu harcın toplamının belli bir tutarla sınırlandırıldığını ifade etti.

 

"TURİZM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN PERSONELİN TÜM YIL ÇALIŞABİLMESİ YENİ BİR DESTEK SİSTEMİ DÜZENLİYORUZ"

 

Turizmi teşvik amacıyla, turizm tesislerinin yaz ve kış sezonlarında çalışmaları durumunda SGK prim desteği sağlayacaklarını anlatan Nebati, şöyle devam etti: "Turizmin 12 aya ve ülke çapına yaygınlaştırılması hedefi doğrultusunda turizm sektöründe çalışan personelin tüm yıl çalışabilmesi ve nitelikli personel istihdamının kalıcı hale getirilmesi için yeni bir destek sistemi düzenliyoruz. Yıl boyunca faaliyet gösteren turizm işletmesi belgeli ve Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı kapsamındaki ve bu program kriterlerinden üçüncü aşama sertifikasına sahip konaklama tesisi iş yerlerinde çalışan sigortalılar için kış veya yaz turizmi kapsamında belirlediğimiz aylarda prim desteği vereceğiz. Bu destek kapsamında prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçmemek şartıyla, bildirilen prime esas kazanç üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamını hazinece karşılayacağız. AR-GE tasarım ve destek personelinin merkez ve bölge dışı çalışma sürelerinin yüzde 100'e çıkarılmasına imkan veriyoruz. Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin durdurulması ve ihya edilmesine olanak sağlıyoruz. İştirak hissesi ve pay alımı dolayısıyla yapılan finansman giderlerinin, devir sonrası devir alan kurum tarafından gider yazılabilmesi imkanını getiriyoruz. Öte yandan eşdeğer eşya ve yeniden kullanılabilir parçaların sigorta sektöründe kullanılabilmesinin de yolunu açıyoruz. Tüm bu kapsamlı ve milletimizin menfaatlerini gözeten düzenlemelerimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

 

"TARİHİ KONGRE TAM 100 SENE SONRA AYNI YERİNDE DÜZENLEYECEK"

 

Bakan Nebati, son 20 yılda, hem İzmir hem de ülkemizin dört bir köşesi adeta bir kalkınma seferberliği yaşandığını, şehir hastaneleri, yerli ve milli otomobil, mega altyapı projeleri, sayısı 200'ü aşan üniversiteler, imrenilecek boyutlara ulaşan savunma sanayi ve sayısız diğer kazanımların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde elde edilen kazanımlar olduğunu aktardı.

 

Türkiye'nin kendisine has ihtiyaç ve koşullarını gözeterek iktisadi zaferler kazanmak için Türkiye Ekonomi Modelini uyguladıklarını belirten Nebati, birinci İzmir İktisat Kongresi'nin bundan tam 100 sene evvel Cumhuriyetin henüz kuruluş aşamasındayken İzmir'de gerçekleştiğini, o dönemki iktisat politikaları ana hatlarının bu kongrede belirlendiğini anımsattı.

 

Şimdi Türkiye Yüzyılı'na doğru ilerledikleri bu dönemde, aynı ruh ve aynı heyecanla, yine İzmir'de geniş katılımlı bir İktisat Kongresinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayeleri ve teşrifleriyle tarihi kongreden tam 100 sene sonra tekrar aynı yerinde düzenleyeceklerini vurgulayan Nebati, "Esasen bu kongre, mevcut tüm küresel çalkantılara ve risklere rağmen, ülkemizi istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde büyütmek ve güçlendirmek, insanımızın refahını her geçen gün daha da artırmak için aynı inanç ve iradeyle çalıştığımızın dosta düşmana açık bir ilanı niteliğindedir" dedi.

 

Nebati, kongrenin 17 Şubat-4 Mart 2023 tarihlerinde aynı yerinde ve aslına tamamen sadık kalınarak inşa edilen binada gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.

25 Ocak 2023 Çarşamba

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar