tatil-sepeti

Tunus’ta son yıllarda yaşanan kuraklıktan dolayı ülkenin önemli tarım ürünlerinden zeytin üretimi yaklaşık yüzde 35 düştü.


 


 

Tunus'un sahil kesiminde yer alan Susa, Monastir ve Mehdiye kentlerindeki zeytinliklerde kuraklık nedeniyle azalan ürüne rağmen çiftçiler geç de olsa zeytin hasadına başladı.

 

Zeytin üretimindeki düşüş Tunus mutfağının vazgeçilmezlerinden zeytinyağının fiyatında yüzde 35 ila 40 artışa neden oldu.

 

"GEÇEN YILLARA GÖRE NEREDEYSE ÜÇTE BİR ORANINDA ÜRÜN ALABİLECEĞİZ"

 

Mehdiye kentindeki zeytinliklerde çalışan çiftçi Reşid et-Tuzi, bu yıl ortalamanın çok altında ürün topladıklarını söyledi.

 

Tuzi, "Yağışların az olmasından dolayı zeytin ağaçlarının dalları kurudu. Bu sezon geçen yıllara göre neredeyse üçte bir oranında ürün alabileceğiz." dedi.

 

Yeterli miktarda yağış olmadığı için taşıma suyla tarım yapan çiftçinin daha iyi ürün elde ettiğini belirten Tuzi, "Şu an çalıştığım zeytinlikte 400 zeytin ağacından sadece 10 torba (630 kilogram) zeytin toplayabildim. Verimli bir zeytin hasadı yaptığımızda en az 6 ay çalışıyoruz. Burada su yok, bu yüzden tankerlerle sulama yapıyoruz. Bir tankerin maliyeti 40 ila 50 dinar (13 ila 16 dolar)." ifadelerini kullandı.

 

SAHİL BÖLGESİNDE BİNLERCE YILLIK ZEYTİN AĞAÇLARI VAR

 

Tunus’un sahil bölgesindeki zeytinliklerin geçmişinin çok eskiye dayandığını belirten Tuzi, "Zeytinlerimizin tarihi binlerce yıllık Fenike dönemine kadar dayanıyor. Bu zeytinlikte gördüğünüz ağaçlar 200, 300 ve 400 yaşlarında ve gayet iyi durumdalar. Aralarında 10 torba (630 kilogram) veya 15 torba (950 kilogram) ürün veren zeytin ağaçları var." diye konuştu.

 

Tuzi, kıyı kesiminde daha çok, hem sofralık hem de yağ için kullanılan “şemlali” cinsi zeytinin yetiştirildiğini dile getirdi.

 

Tunuslu çiftçi, "Burada topladığımız zeytinin bir 'veba'sı (yaklaşık 27 kilograma tekabül eden yerel ölçü birimi) normalde 100 dinar (33,3 dolar) iken, şimdi ancak 80 ile 90 dinar (26,5 ila 30 dolar) arasında. Zeytinyağı fiyatları ise 25 dinar (8,3 dolar) civarında." dedi.

 

“BU YIL ZEYTİN ÜRETİMİNDE YAKLAŞIK YÜZDE 35 AZALMA VAR”

 

Kuraklık nedeniyle ürünün çok azaldığını teyit eden bölge köylerinin üye olduğu Şebba Köylü Birliği Başkanı Muhiddin Ayyad ise şunları söyledi: "İklim değişikliklerden dolayı yaşanan kuraklık bu yıl zeytin üretiminde yaklaşık yüzde 35 azalmaya neden oldu. Kuraklıktan dolayı çiftçilerin sulama masrafları da arttı. Bu yüzden zeytinyağı fiyatlarında büyük artış yaşandı."

 

Cumhurbaşkanı Kays Said'in geçen ay sonunda, artan zeytinyağı fiyatlarına sınır getirmesini de değerlendiren Ayyad, "Zeytinyağı fiyatlarına sınır koymak çiftçinin belini kıracak bir darbe. İlk ürünlerden elde edilen zeytinyağı fiyatları 25-26 dinar (8-8,3 dolar) civarındayken Cumhurbaşkanı'nın zeytinyağı fiyatlarına sınırlama getireceğini açıklamasının ardından 22 dinara (7 dolar) düştü. Şu an çiftçimiz, Cumhurbaşkanı'nın bu fiyatı daha da aşağıya çekebileceği korkusunu yaşıyor." dedi.

 

Tunus Cumhurbaşkanı Said, kasım ayında Tarım Bakanı Abdulmunam Bilati ile yaptığı toplantının ardından zeytinyağı fiyatlarındaki artışın fahiş olduğu gerekçesiyle fiyatlara sınırlama getirileceğini duyurmuştu.

 

TUNUS’TA KURAKLIKTAN DOLAYI BARAJLARIN SU SEVİYESİ YÜZDE 30'UN ALTINDA KALDI

 

Zeytinlik sahibi Muhammed eş-Şabi de kuraklıktan dolayı bu yıl hasada geç başladıklarını belirtti.

 

Şabi, "Az yağmur yağdığı için zeytinler geç olgunlaştı. Su olmazsa üretim de olmaz. Ürün az olduğu için çalışma saatlerimiz de düştü. Sabah 06.00’da başladığımız zeytin toplama işini 14.00'e kadar sürdürüyoruz. Ürünün az olmasından dolayı zeytinyağı fiyatlarında da büyük artış yaşandı." diye konuştu.

 

Son 70 yılın en kurak yıllarından birinin yaşandığı Tunus'ta yetkililer geçen yıl eylül ayından bu yana halkı muhtemel su krizine karşı uyarıyor.

 

Tunus Su Gözlemevi verilerine göre temmuz ayında yağışların azlığı ve barajlardaki altyapının bozuk olmasından dolayı birçok tarım bölgesinde kuraklık yaşandı.

 

Ülke genelindeki onlarca barajdaki su seviyesi yıl boyunca yüzde 30’un altında kaldı.

08 Aralık 2023 Cuma

Filistin'e yönelik saldırılarının İsrail'e maliyeti her geçen gün artarken, devam eden çatışmalar nedeniyle ülkeyi ziyaret eden turistlerin sayısı azaldı.


 


 

İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılar sürerken, çatışmaların ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisi de artıyor.

 

Turizm, İsrail ekonomisinin saldırılardan olumsuz etkilenen sektörleri arasında öne çıkıyor. Kovid-19 salgınıyla zarar gören ülke turizmindeki toparlanma, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları nedeniyle sekteye uğruyor.

 

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre, Kovid-19 salgını öncesinde 2019'da İsrail ekonomisinin yüzde 2,6'sını oluşturan ve 2021'de ülke ekonomisindeki payı yüzde 1,1'e düşen turizm sektörü, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarıyla yeni bir krize sürükleniyor.

 

İsrail'in Gazze'de başlattığı saldırılar sonrası birçok uluslararası hava yolu şirketi ülkeye uçuşlarını askıya alırken, bu şirketlerin bir kısmının uçuşlara henüz yeniden başlamadığı görülüyor. Lufthansa, Swiss, Austrian ve Aegean, Tel Aviv'e uçuşlara yeniden başlayan şirketler arasında yer alıyor. ABD'li hava yolu şirketlerinin ise Avrupalı şirketlere kıyasla İsrail pazarına dönme konusunda nispeten yavaş davrandığı belirtiliyor.

 

Çatışmaların başlamasıyla ABD'li Odysseys Unlimited gibi bazı tur şirketleri de İsrail gezilerini askıya alırken, İsrail'e seyahat talebinin düştüğü dikkati çekiyor.

 

TURİST SAYISI GAZZE'DEKİ SALDIRILARIN BAŞLAMASIYLA AZALDI

 

İsrail Merkezi İstatistik Bürosu verilerine göre, İsrail’e giden turist sayısı ocakta geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 77 azalarak 58 bin 600’e düştü. İsrail’i geçen yılın ocak ayında 257 bin 400 turist ziyaret etmişti.

 

Ülkeyi ziyaret eden turist sayısında geçen yıl ekim ayı itibarıyla yaşanan düşüş dikkati çekti. Geçen yıl eylül ayında 304 bin 100 olan İsrail’e giden turist sayısının, saldırıların başladığı 2023 Ekim’de 89 bin 700’e ve kasımda 38 bin 300’e düştüğü görüldü. Ülkeyi ziyaret eden turist sayısının geçen yıl aralıkta ise 52 bin 800 olduğu kayıtlarda yer aldı.

 

İsrail’e giden turist sayısı 2023 genelinde ise bir önceki yıla kıyasla 12,5 artışla 3 milyon 10 bin 300’e çıkmasına rağmen yaklaşık 4 milyon olan beklentinin altında kaldı.

 

Ülkeyi 2019’da 4 milyon 551 bin 600 ile rekor sayıda turist ziyaret etmiş, ülkeye giden turist sayısı Kovid-19 salgını nedeniyle 2020’de 813 bin 500’e, 2021’de 396 bin 500’e düşmüştü. İsrail’e giden turist sayısı 2022’de ise toparlanma göstererek 2 milyon 675 bin olmuştu.

 

Geçen yıl İsrail’in en çok turist aldığı ülkeler ise ABD, Fransa, İngiltere, Rusya, Almanya, İtalya, Romanya, Polonya, Kanada ve İspanya oldu.

 

İSRAİLLİ YETKİLİLERDEN ABD’Lİ HAVA YOLU ŞİRKETLERİNE UÇUŞLARI YENİDEN BAŞLATMA ÇAĞRISI

 

Saldırılar devam ederken, İsrailli yetkililer "İsrail turistler için güvenlidir" mesajını vermeye çalışıyor.

 

Son olarak İsrail Turizm Bakanlığının üst düzey yetkililerinden Danny Shahar, ABD'li hava yolu şirketlerine uçuşları yeniden başlatma çağrısında bulundu.

 

İsrail Turizm Bakanı Haim Katz da ABD ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, 2024'ün inanç ve dayanışma turizminin ön plana çıkacağı bir yıl olacağını belirtti.

 

Amerika pazarının İsrail ekonomisi için önemine işaret eden Katz, turizm açısından ABD'den İsrail'e yönelik talebin zirvede olduğunu ve ivmenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

25 Şubat 2024 Pazar

Katar, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretim kapasitesini 2030'a kadar 77 milyon tondan 142 milyon tona çıkaracağını bildirdi.






Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy Üst Yöneticisi Saad bin Şeride el-Kabi, ülkenin başkenti Doha'da kapasite artırım çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.


Bakan el-Kabi, LNG üretim kapasitesinin artırılmasına ilişkin mevcut çalışmalara ilave olarak yıllık 16 milyon tonluk yeni bir çalışmanın yapılacağını duyurdu.


Halihazırda dünyanın en büyük LNG ihracatçıları arasında yer alan Katar'ın mevcut kapasitesi yıllık 77 milyon ton seviyesinde bulunuyor.


Katar hükümeti, geçen yıllarda bu miktarın 2027'ye kadar 126 milyon tona çıkarılacağını açıklamıştı. Söz konusu yeni çalışmayla birlikte üretim kapasitesindeki hedef 2030 yılı için 142 milyon tona yükseldi.


Bu, ülkenin LNG üretim kapasitesinin yüzde 85 artacağı anlamına geliyor.


Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütünün (OAPEC) verilerine göre Katar, geçen yıl 79,9 milyon ton LNG ihraç ederek ABD ve Avustralya'nın gerisinde kalmış, 2022'de ise 80,1 milyon ton ile dünyada en fazla LNG ihraç eden ülke olmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar