tatil-sepeti

Bu yılın ilk 9 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü geçen yıl aynı döneme göre yüzde 5,37 artışla 18,86 milyar dolar ihracat ve yüzde 8,92 artışla 16,85 milyar dolar ithalat yaptı.


Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli'ne göre, bu yılın ilk 9 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü geçen yıl aynı döneme göre yüzde 5,37 artışla 18,86 milyar dolar ihracat ve yüzde 8,92 artışla 16,85 milyar dolar ithalat yaptı.

 

TGDF'den yapılan açıklamaya göre, eylül itibarıyla aylık temelde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,71 artışla 2 milyar 330 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 21,68 azalarak 1 milyar 310 milyon dolar oldu.

 

Eylül ayında, buğday ithalatı yüzde 20,8 artarken, soya fasulyesi ithalatı yüzde 18,9 düştü.

 

Temmuz ve ağustostan sonra eylül ayında da en dikkati çekici gelişme sığır ithalatındaki artış oldu. Bu ayda sığır ithalatı yüzde 799 arttı. Yılın 9 ayında 705,5 milyon dolar tutarında sığır ithalatı yapılırken, sadece eylüldeki ithalatın tutarı 126,8 milyon dolar oldu.

 

Eylül ayındaki sığır ithalatında en büyük pay 56,6 milyon dolarla Brezilya'ya ait olurken, bu ülkeyi 33,3 milyon dolarla Uruguay ve 9,5 milyon dolarla Çekya izledi.

 

Yılın 9 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe dış ticaret dengesi fazla verdi.

 

Ocak-ağustos döneminde 940 milyon dolar fazla veren dış ticaret dengesi ocak-eylül döneminde de 2,01 milyar dolar fazlaya ulaştı.

 

Her ne kadar ocak-eylül döneminde sektör dış ticaret fazlası verse de geçen yıl ocak-eylül döneminde 2,43 milyar dolar olan dış ticaret fazlası bu yıl aynı dönemde yüzde 17,72 gerilemiş oldu. Eylül ayı itibarıyla aylık bazda ise dış ticaret dengesi 1,02 milyar dolar fazlaya ulaştı.

 

Yılın ilk 9 ayında birim ihracat değeri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,23 düşüşle 1,170 dolar/ton oldu. İthalat birim değeri ise geçen yıl aynı dönemle karşılaştırıldığında yüzde 10,99 azalarak 621 dolar/ton oldu.

 

DIŞ TİCARETTE ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLER

 

Yılın 9 ayında ihracatta öne çıkan ürünlerde ilk sırayı 1 milyar 102,9 milyon dolar ile un aldı. Bu ürünü 727 milyon dolar ile rafine ayçiçeği yağı ve 616,3 milyon dolar ile fındık içi izledi. Bu ürünler, ocak-eylül dönemi itibarıyla toplam ihracatın yaklaşık yüzde 13,9'unu oluşturdu. Aynı dönemde en fazla ithal edilen ürün 2 milyar 832,4 milyon dolar ile buğday oldu. Buğdayı 1 milyar 422,1 milyon dolar ile soya fasulyesi ve 1 milyar 99 milyon dolar ile ham ayçiçeği yağı takip etti. Bu 3 ürün, ocak-eylül dönemi itibarıyla toplam ithalatın yüzde 31,7'sini oluşturdu.

 

Aylık temelde değerlendirildiğinde, eylül ayında ihracatta öne çıkan ürünlerde ilk sırayı 147,6 milyon dolar ile durum buğdayı alırken, bunu 134,7 milyon dolar ile buğday unu ve 95,6 milyon dolar ile mısır danesi izledi. Aynı ayda en fazla ithal edilen ürünler 126,8 milyon dolar ile sığır, 111,4 milyon dolar ile buğday ve 108,5 milyon dolar ile soya fasulyesi olarak sıralandı.

 

İTHALATTA RUSYA VE UKRAYNA İLK SIRADAKİ YERİNİ KORUDU

 

Yılın 9 ayında yapılan ithalatta ilk sırayı 2 milyar 833 milyon dolar ile buğday aldı. Rusya ve Ukrayna, buğdayın en fazla ithal edildiği ilk iki ülke olmayı sürdürdü. Bu dönemde, Rusya'dan 2 milyar 88,7 milyon dolar ve Ukrayna'dan 702,2 milyon dolar tutarında buğday ithalatı yapıldı. Bu iki ülkenin toplam buğday ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 98,5 oldu.

 

Aylık temelde bakıldığında ise eylüldeki 126,8 milyon dolarlık buğday ithalatının 98,1 milyon dolarlık kısmı Rusya'dan yapıldı. Rusya’nın ardından Ukrayna'dan 12,5 milyon dolarlık buğday ithalatı yapıldı.

 

Yılın 9 ayında buğdaydan sonra 1 milyar 422,1 milyon dolar tutarında soya fasulyesi ve 1 milyar 99,6 milyon dolar tutarında ham ayçiçeği yağı ithal edildi.

 

Soya fasulyesi ithalinde ilk sırayı 891,4 milyon dolar ile Brezilya alırken, bu ülkeyi Ukrayna ve ABD takip etti. Ayçiçeği yağında ise sıralama 694,8 milyon dolar ile Ukrayna, 387,6 milyon dolar ile Rusya ve 15,7 milyon dolar ile Bulgaristan oldu.

 

Türkiye'nin ithalatında ilk 3 sırada yer alan 3 üründe ithalatın büyük bölümünün Rusya ve Ukrayna'dan yapılmasına devam edildi.

 

EN FAZLA İHRACAT VE İTHALAT YAPAN SEKTÖRLER

 

Yılın 9 aylık dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde, en fazla ihracatın 2 milyar 32 milyon dolar ile şeker ve şekerli mamuller sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü sırasıyla bitkisel yağ, yaş meyve, makarna ve sert kabuklu meyveler sektörleri takip etti.

 

Şeker ve şekerli mamuller sektörünün toplam ihracat içindeki payı yüzde 10,77, bitkisel yağ sektörünün yüzde 9,6, yaş meyve sektörünün yüzde 8,27, makarna sektörünün yüzde 7 ve sert kabuklu meyveler sektörünün yüzde 6,7 oldu.

 

Yine aynı dönemde en fazla ithalat 4 milyar 312 milyon dolar ile hayvan yemi sektöründe gerçekleşti. Bu sektörün ardından en fazla ithalat yapan sektörler, un, bitkisel yağ, canlı hayvan ticareti ile kakao ve çikolata olarak sıralandı.

 

Hayvan yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 25,5, un sektörünün yüzde 18,2, bitkisel yağ sektörünün yüzde 16,7, canlı hayvan ticareti sektörünün yüzde 4,3 ile kakao ve çikolata sektörünün yüzde 3,5 oldu.

 

DIŞ TİCARETTE ÖNE ÇIKAN ÜLKELER

 

Bu yılın ilk 9 ayında dış ticaret verileri ülke bazında değerlendirildiğinde, en fazla ihracat yapılan ülke 2 milyar 206 milyon dolar ile Irak oldu. Irak'tan sonra en fazla ihracat, 1 milyar 332 milyon dolar ile Almanya'ya, 1 milyar 302 milyon dolar ile Rusya'ya, 1 milyar 184 milyon dolar ile ABD'ye ve 825 milyon dolar ile İtalya'ya yapıldı. Yılın ilk 9 ayında, bu 5 ülkeye yapılan ihracat toplam ihracatın yüzde 36,31'ini oluşturdu.

 

Aynı dönemde ülke bazında ithalat en fazla 4 milyar 148 milyon dolar ile Rusya'dan yapıldı. Bu ülkeyi, 2 milyar 385 milyon dolar ile Ukrayna, 1 milyar 537 milyon dolar ile Brezilya, 772 milyon dolar ile ABD ve 750 milyon dolar ile Malezya izledi. Bu 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 56,92'sini oluşturdu.

 

Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı ilk 2 ülke sıralamasında Rusya ve Ukrayna yerini korudu. Bu iki ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 38,77'sine denk. Türkiye, yılın ilk 9 ayında en fazla ihracat yaptığı ülkelerden Irak'a un, dondurulmuş tavuk eti, kırmızı mercimek, Almanya'ya ambalajlı fındık, fındık içi, kiraz, Rusya'ya ise alabalık, şeftali ve mandalina ihraç etti.

 

Türkiye aynı dönemde en fazla ithalat yaptığı Rusya'dan buğday, dane mısır, ham ayçiçeği, Ukrayna'dan buğday, ham ayçiçeği yağı, soya fasulyesi ve Brezilya'dan ise soya fasulyesi, sığır ve kahve ithal etti.

03 Kasım 2023 Cuma

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz" dedi.


 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kızılcahamam'da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı'na katıldı.

 

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin'in özgürleşmesi temennisinde bulundu.

 

Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.

 

Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.

 

Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir." diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, "Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır." değerlendirmesinde bulundu.

 

HABERLEŞMEDE HEDEF BİRİNCİ ETAPTA 5G'YE GEÇMEK, İKİNCİSİ 6G

 

Uraloğlu, Türkiye'de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti: "AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053'e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028'e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61'e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek 'mavi vatan'daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında."

 

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, "Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz." dedi.

 

Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.

 

"ÇUKUROVA HAVALİMANI'NI ÖNÜMÜZDEKİ AY HİZMETE AÇMIŞ OLACAĞIZ"

Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.

 

Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.

 

Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunun örneği İstanbul'dur, Ankara'dır, İzmir'dir, bütün Türkiye'dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart'taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara'yı Esenboğa'ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı'mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı'nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon'a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova'yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız."

 

Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217'den 255'e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.

25 Şubat 2024 Pazar

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor" dedi.


 

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, dış politikada izlenen stratejiyle birlikte savunma sanayisinde yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin gündemdeki konularına ilişkin değerlendirmede bulundu.

 

İhracatın finansmanı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürdüklerini belirten Görgün, bu amaca yönelik geliştirmelerin en doğru adresinin Bakanlık olduğunu söyledi. Görgün, "Ekiplerin detaylandırması gerekiyor ama Hazine ve Maliye Bakanlığımız savunma sanayisiyle ilgili her konuya çok açık. Buradan nasıl bir sonuç çıkar, ona hep beraber bakacağız. Hangi modeller, nasıl şekillenebilir, daha henüz başındayız." dedi.

 

Çeşitli ülkelerden savunma sanayisi ürünlerine gelen talebin karşılanmasına yönelik altyapı kapasitesine ilişkin bilgi veren Görgün, tüm görüşmeleri bu durumu dikkate alarak yaptıklarını ifade etti.

 

Görgün, "Şirketlerimiz de çok ciddi altyapılara kavuştular. Seri üretimde ihtiyaç duyulan altyapıların karşılanması için tüm şirketlerimiz yatırımlarını yaptılar. Bunların açılışları yavaş yavaş olacak. Verdiğimiz sözü zamanında tutabilmek üzere o planlamaları yapmaya devam ediyoruz." diye konuştu.

 

"YETİŞTİREMEDİK BAHANESİNİN ARKASINDA OLMAYIZ"

 

Kapasitelerini genişlettikleri alanları gözeterek çalıştıklarını vurgulayan Görgün, "Sipariş aldık ama altyapımız veya insan kaynağımız yeterli değil, onun için yapamadık, yetiştiremedik bahanesi arkasında hiçbir zaman olmayız. Hesaplamadan da yola çıkmayız. Şirketlerimiz bunun çok farkındalar." değerlendirmesinde bulundu.

 

Görgün, savunma sanayisi alanında ihtiyaç olduğu zaman dünyadaki herkesten önce o ihtiyacı karşılayabilir bir altyapının bulunmasının çok önem taşıdığına dikkati çekerek, "Ürün veya alt ürün bazında 'full' kapasite altyapılar ve ihtiyaç olduğu zaman tam kapasite çalışabilecek altyapılar, bunları belirleyerek yatırımlarımızı şirketlerimizin yapmasını telkin ediyoruz." dedi.

 

"İHA'LARIN TESLİM ZAMANIYLA İLGİLİ HİÇ ŞİKAYET ALMADIK"

 

Havacılık alanında özellikle insansız hava araçlarına (İHA) çok fazla talep olduğuna işaret eden Görgün, şöyle konuştu: "Hem BAYKAR hem TUSAŞ bunlara göre planlarını yapıyorlar. BAYKAR zaten bu alanda dünya lideri. SİHA’lar konusunda en fazla ihracat yapan birinci şirket dünyada. Onlar da 34-35 ülkeye ulaştılar ihracatta. Yeni siparişleri var, bu siparişlere göre altyapılarını, kapasitelerini müşterinin beklediği zaman diliminde teslim edebilmek, tedarike karşılık verebilmek adına kendi içlerinde planlamalar yapıyorlar."

 

Görgün, İHA'ların teslim zamanıyla ilgili hiç şikayet almadıklarını dile getirerek, "Bizim için dürüstlük, güven, ilişki içinde olduğunuz muhataplarımıza karşı oluşturduğumuz iş ahlakı çok önemli. BAYKAR da bunun en güzelini sergiliyor. Verdikleri bir söz varsa teslim tarihinden hep önce verdiler." ifadelerini kullandı.

 

"İHA'LARIMIZ GURURUMUZ"

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır'a gerçekleştirdiği ziyarette görüşülen konular arasında savunma sanayisinin de olduğunu belirten Görgün, görüşmelerde Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin Türkiye'ye yapacağı ziyaretin de konuşulduğunu bildirdi.

 

Görgün, Mısır'daki şirketler ve oradaki muhataplarla bir çalıştay düzenledikleri bilgisini vererek, "Sayın Cumhurbaşkanları da savunma sanayisindeki işbirliğini desteklediler. Somut çıktılar kısa zamanda ortaya çıkar ama alanlar aşağı yukarı şekilleniyor." dedi.

 

Herhangi bir ülkeyle savunma alanında ilk konuşulan konunun İHA'lar olduğunu vurgulayan Görgün, "İHA'larımız gururumuz, medarıiftiharımız. Ortaya koydukları başarı, sahadaki başarıları herkes tarafından takdirle izleniyor, biliniyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin yerlileşmesi ve millileşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inanılmaz bir katkısı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ne olursa olsun koşulsuz desteği var, bizlere verdiği motivasyon, cesaret var. Savunma sanayisiyle ilgili önüne getirdiğimiz her konuda bize verdiği destek var. Uluslararası alanda da bizim dost ve müttefik ülkelerle var olan sistemlerimiz ve bunların ihracatıyla ilgili konular gündemde olduğunda her zaman en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanı'mız oluyor. Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor."

 

Farklı alanlarda, platformlarda ve sistemlerde çalıştıklarını belirten Görgün, mart ayına kalmadan savunma sanayisi alanında birçok müjdeyi paylaşabileceklerini söyledi.

 

SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YATIRIM

 

Haluk Görgün, sektörde gençlere yönelik eğitim programlarına da değinerek, savunma sanayisi akademilerini, şirketlerin tüm akademik birimleriyle birleştirdiklerini bildirdi.

 

Birimleri ortak bir hedefe yönlendirecek şekilde hizalamaya gayret gösterdiklerini ifade eden Görgün, "Birçok eğitim programımız var. Çalışanlara, öğrencilere, mezunlara, sektörün içinde ve dışında olanlara, üniversiteye ilk başlayanlara, bitirmek üzere olanlara hatta alan bazlı veya konu bazlı yetkinlik kazandırmaya varana kadar çok farklı içerikler var." dedi.

 

Görgün, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile son dönemde duyurdukları nitelikli anlaşmalar yaptıklarını anımsatarak, "Dolayısıyla bu, mühendislik öğrencilerinde daha mezun olmadan önce ekosisteme aşinalığı sağlayacak bir yaklaşım." diye konuştu.

 

Öğretim görevlilerinin yurt dışındaki üniversitelerde ders vermesini sağlayacak bir protokolleri olduğunu vurgulayan Görgün, şirketlerinin akademisyenleri konu bazlı destekleyeceğini, öğretim görevlilerinin araştırma yapıp insan yetiştireceklerini dile getirdi.

 

UZUN SOLUKLU, NİTELİKLİ, TEKNİK DONANIMLI İNSAN KAYNAĞI

 

Görgün, Milli Eğitim Bakanlığı ile tematik görüşmeler yaptıklarını, mesleki ve teknik Anadolu liseleri açmaları konusunda şirketlerine telkinde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

 

"Çok başarılı örnekler var. ASELSAN'ın mesleki teknik Anadolu lisesi var. Geçtiğimiz sene BAYKAR, mesleki teknik Anadolu lisesi açtı. 500 tam puanlı öğrenci aldı. Savunma sanayisi tercih edilen bir alan. Meslek liseleri, insanların çocukları için çok tercih ettikleri bir şey değildi. Savunma sanayisinin bu alana önem vermesiyle, katkı sağlamasıyla, buradan beklentilerini ortaya koymasıyla bu liseleri tercih eden öğrencilerimiz, velilerimiz olmaya başladı."

 

Gençleri yetiştirmenin ve iyi donanımlarla mezun edebilmenin önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayan Görgün, "Tam puanlı öğrenci alma hedefinde değiliz. Uzun soluklu, nitelikli, teknik donanımı en yüksek seviyede insan kıymeti ihtiyacının karşılanmasını önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

25 Şubat 2024 Pazar