Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) yarın alacağı para politikası kararları ve ABD'de açıklanacak enflasyon verileri öncesinde temkinli bir seyir izleniyor.



 

Dünya genelinde önemli merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sona geldiğine yönelik beklentiler artmaya devam ederken, ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin ülke ekonomisine ilişkin karışık sinyaller vermesi fiyatlamaları zorlaştırıyor.

 

New York Fed'in dün yayımladığı Tüketici Beklentileri Anketi'nin sonuçlarına göre, ülkede tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta 0,1 puan azalışla yüzde 3,2'ye geriledi.

 

Analistler, Fed'in bu hafta ve gelecek ayki para politikası toplantılarında faizi sabit bırakmasına kesin gözüyle bakıldığını anımsatarak, yarın açıklanacak kararın ardından Banka Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmelerinin yanı sıra bankanın yayımlayacağı "nokta grafiği"nde olası faiz indirimlerinin boyutu ve zamanlamasına dair ipuçları aranacağını belirtti.

 

Yarın ABD'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve perşembe günkü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin de Fed'in gelecekteki para politikasına ilişkin sinyal verebileceğini kaydeden analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in eylülde ilk faiz indirimine gitme ihtimalinin yüzde 55, kasımda ise yüzde 83 seviyesinde bulunduğunu bildirdi.

 

Öte yandan, hisse sahipliğini çalışanlar ve yatırımcılar için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla hisse bölünmesine giden Nvidia'nın hisseleri, günü yüzde 1'e yakın kazançla tamamladı.

 

Dün, yıllık geliştirici etkinliği WWDC'de yeni yazılım güncellemeleri ve yapay zeka hamlelerinin yanı sıra ChatGPT'nin cihazlarına entegrasyonu için OpenAI ile işbirliğine gittiğini duyuran Apple'ın hisseleri yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti.

 

Duyurunun ardından Tesla, SpaceX ve X gibi şirketlerin sahibi Elon Musk, işletim sistemini OpenAI ile entegre ederse, güvenlik ihlaline yol açacağı gerekçesiyle Apple cihazlarını şirketlerinde yasaklayacağını belirtti.

 

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puanlık artışla yüzde 4,47 seviyesine çıkarken, şu sıralarda yüzde 4,45'te bulunuyor.

 

Dün yüzde 0,2 artışla günü 105,2 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi de şu dakikalarda önceki kapanışının hemen altında 105,1'de seyrediyor.

 

Altının ons fiyatı ise dün yüzde 0,7 değer kazancıyla günü 2 bin 311 dolardan tamamlarken, bugün önceki kapanışına göre yüzde 0,3 azalışla 2 bin 303 dolardan alıcı buluyor.

 

Dün, yüzde 3,2 ile 3 Ocak'tan bu yana en güçlü günlük yükselişini kaydederek günü 81,9 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,7 gerileyerek 81,3 dolardan işlem görüyor.

 

New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,35 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,26 artışla zirvelerini yenilerken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,18 yükseliş kaydetti. ABD'de endeks vadeli kontratları yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

 

Avrupa borsalarında ise dün negatif bir seyir hakim olurken, söz konusu seyirde Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde aşırı sağcı partilerin performansını artırması ve Fransa'da parlamentonun feshedilmesi etkili oldu.

 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, yaptığı açıklamada, sonuçların "Avrupa'yı savunan partiler için iyi olmadığını" kabul etti.

 

Beklenmedik bir kararla 30 Haziran-7 Temmuz'da ülkede erken seçime gidileceğini duyuran Macron, "Oylamayla parlamenter geleceğimizin seçimini yeniden size vermeye karar verdim. O yüzden bu akşam Ulusal Meclisi feshediyorum." dedi.

 

Aşırı sağcılar başta olmak üzere muhalefet, "meşruiyetini" kaybettiğini düşündüğü Macron'un bu kararından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

 

Böylelikle 26 Temmuz-11 Ağustos'ta düzenlenecek Paris Olimpiyat Oyunları'na 50 günden az bir süre kalırken, ülke son 2 yılda 4. kez ulusal seçimler kapsamında sandık başına gitmeye hazırlanmaya başladı.

 

Analistler, özellikle Fransa'da Ulusal Meclis için yakın zamanda yeni seçimlerin yapılacağı beklentisinin yatırımcılar arasında belirsizliğe neden olduğunu belirterek, bunun da hisse fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.

 

Yatırımcılar ülkenin Ulusal Birlik Partisi (RN) müdahaleci ekonomi politikaları ve daha güçlü düzenleme riskinden de endişe duyarken, siyasi belirsizlik özellikle Fransız bankalarının hisse fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

 

BNP Paribas, Societe Generale ve Credit Agricole hisseleri sırasıyla yüzde 5,56, yüzde 7,46 ve yüzde 3,70 değer kaybetti. JPMorgan analistleri yeni seçimle ilgili olarak "Bu karar sürpriz oldu ve büyük bir siyasi olay" yorumunda bulundu.

 

Avrupa’da aşırı sağın seçimde yükselmesi Avrupa devlet tahvillerini de olumsuz etkilerken, yatırımcılar ağırlıklı olarak Fransız tahvillerini sattı. Fransız tahvillerinin bölge ülkelerinin tahvilleri ile getiri farkı yükseldi.

 

Fransız tahvillerine gelen satışlar ülkenin 10 yıllık tahvillerin getirisini yaklaşık 10 baz puan artırarak yüzde 3,22'ye yükseltti. Böylece, söz konusu tahvilin faizi Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

 

Bu gelişmelerle birlikte, dün 1,0730 seviyesine inerek son bir ayın en düşük seviyesini test eden avro/dolar paritesi günü yüzde 0,4 azalışla 1,0760'tan tamamladı. Parite, şu dakikalarda 1,0770 seviyesinde bulunuyor.

 

Dün İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,20, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,35, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,34 azalış kaydetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

 

Asya pay piyasalarında da karışık bir seyir öne çıkarken, bölgede "Dragon Boat" Festivali tatilindeki düşük talep turizm firmalarının hisse fiyatını baskılıyor.

 

Öte yandan, analistler, cuma günü Japonya Merkez Bankasının (BoJ) para politikası kurulu toplantısında faizi sabit bırakmasının beklendiğini ifade ederek, bankanın tahvil alımlarını azaltabileceğine ilişkin öngörülerin arttığını söyledi.

 

BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın faiz kararının ardından yapacağı açıklamalardan ve toplantı metninden bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını aktaran analistler, söz konusu gelişmelerle birlikte dolar/yen paritesinde oynaklığın artabileceğini dile getirdi.

 

Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar/yen paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 157,29 seviyesinden işlem görüyor.

 

Ayrıca, kredi araştırma kuruluşu Tokyo Shoko Research, Japonya'da mayıs ayında yaşanan kurumsal iflasların önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42,9 arttığı bildirdi.

 

Kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 geriledi.

 

Yurt içinde ise dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,39 azalışla 9.997,91 puandan tamamladı. Böylece endeks, marttan bu yana ilk kez üst üste beş işlem günü düşüş kaydetti.

 

Dolar/TL, dün dalgalı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 32,3756'dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,3660 seviyesinden işlem görüyor.

 

Öte yandan, dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tüketim ağırlıklı değil, daha çok üretim, ihracat, yatırım ağırlıklı bir büyüme kompozisyonuyla yolumuza devam ediyoruz. Enflasyonla mücadele ederken bir taraftan da büyümeyi ve istihdamı sürdürme çabası içindeyiz." dedi.

 

Borsa kazançları üzerinden bir verginin söz konusu olmadığını ifade eden Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu konuda yapılan spekülasyonlara hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerekir. Yapılan işlemler üzerinden bir bedel alma, o da çok cüzi yani işte 'On binlerde diyelim bir, iki gibi bir şey olur mu, olmaz mı?' bunun tartışmaları yapılıyor."

 

Analistler, bugün yurt içinde perakende satışların takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.900 ve 9.800 puanın destek, 10.100 ve 10.200 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.

 

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

 

10.00 Türkiye, nisan ayı perakende satışlar

11 Haziran 2024 Salı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ülke içinde yerinden edilme sorununun çözümlerine ilişkin özel danışmanı Robert Piper, dünya genelinde ülke içinde yerinden edilen 76 milyon kişi olduğunu belirtti.


 

BM Cenevre Ofisi'nde basın toplantısı düzenleyen Piper, Guterres'in Ülke İçinde Yerinden Edilmeye ilişkin Eylem Gündemi'ni başlatmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçtiğini hatırlattı.

 

"Dünya genelinde bugün, evlerini, geçim kaynaklarını ve bazen de resmi kimliklerini kaybetmiş, ülke içinde yerinden edilmiş 76 milyon kişi var." diyen Piper, doğal afetler sonucu yerlerinden olan kişilerin kısa sürede evlerine döndüğünü ancak Suriye ve Somali gibi ülkelerde yaşanan çatışmaların mağdurlarının uzun yıllardır evlerinden uzak kaldığını söyledi.

 

Piper, ülke içinde yerinden edilmelerle ilgili oranların son 10 yılda iki kat arttığına işaret ederek, en fazla yerinden edilmenin Sudan'da olduğunu hatırlattı.

 

BM'nin 2023'te ülke içinde yerinden edilmiş yaklaşık 50 milyon kişiye yardım ettiğini anımsatan Piper, BM'nin ülke içinde yerinden edilmelere kalıcı çözümler bulmak için çalışmalar yürüttüğünün altını çizdi.

 

Piper, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve BM Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) yerinden edilmelerle ilgili aktif çalışmalar yürüten BM kurumları olduğunu kaydederken, ülke içinde yerinden edilmelerle ilgili konunun uzun vadeli çözümünün çok daha geniş ve koordineli eylem gerektiğinin farkında olduklarını da vurguladı.

 

Toplamda 116 ülkede yerinden edilmiş 76 milyon kişi yaşarken, bunların yüzde 90'ının çatışmalar nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kaldığı biliniyor.

22 Haziran 2024 Cumartesi

Dünyanın en rekabetçi ekonomileri sıralamasında 1997’den 2009’a kadar birinci sırada yer alan ABD, bu yıl ilk kez ilk 10’da bile yer alamadı. ABD ekonomisi listede 12’nci sıraya gerilerken, ilk üçü sırayı Singapur, İsviçre ve Danimarka aldı.



 

NECMİ UYSAL

 

İsviçre merkezli Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü (IMD) tarafından yapılan çalışmaya göre 2024 yılında dünyanın en rekabetçi ekonomilerinde ilk üçü sırayı Singapur, İsviçre ve Danimarka aldı. 

 

DANİMARKA İKİ SIRA GERİLEDİ

 

2022 ve 2023 yıllarında birinci sırayı alan Danimarka, iki sıra gerilerken geçtiğimiz yıl dördüncü sırada bulunan Singapur, gerek hükümet gerekse ekonominin genelinde görülen verimlilik artışı sayesinde birinci sıraya yükseldi.

 

ABD ARTIK 12’NCİ SIRADA

 

Listenin asıl dikkat çeken ülkesi ise 1997’den 2009 yılına kadar birinci sırada olan ve 2017 yılında kadar ilk üçte yer alan, bu yıl ilk kez ilk 10’da yer almayarak 12’nciliğe gerileyen ABD ekonomisi oldu. 

 

ÇİN VE KANADA’YI GERİDE BIRAKTI

 

Ancak yine de Çin ve Kanada gibi büyük ekonomiler arasında birinciliğini korudu.

 

Almanya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa’nın büyük ekonomileri ilk 20 içinde dahi yer almazken, nispeten küçük ekonomilere sahip altı Avrupa ülkesinin ilk 10 içerisinde yer alması dikkat çeken bir diğer husus oldu.

21 Haziran 2024 Cuma