tatil-sepeti

İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), ocakta bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 75,3 seviyesine geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) yapılan açıklamaya göre, imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1751 iş yeri tarafından ocak ayı İktisadi Yönelim Anketi'ne verilen yanıtlar toplulaştırılarak değerlendirildi.

 

Anket sonuçlarına göre, imalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı, ocakta bir önceki aya kıyasla 1,2 puan azalarak yüzde 75,3'e indi.

 

Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı da (KKO-MA) bir önceki aya göre 0,6 puan azalışla yüzde 75,8 oldu.

 

Aylar itibarıyla kapasite kullanım oranı şöyle (yüzde):

 

Aylar

2022

2023

Ocak

77,6

75,3

Şubat

76,6


Mart

77,3


Nisan

77,8


Mayıs

78,0


Haziran

77,6


Temmuz

78,2


Ağustos

76,7


Eylül

77,4


Ekim

76,9


Kasım

75,9


Aralık

76,5


 

25 Ocak 2023 Çarşamba

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ocakta en yüksek aylık reel getiri yüzde 0,04 ile külçe altında gerçekleşti.

 

Türkiye İstatistik Kurumu, ocak ayına ilişkin "finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları"nı açıkladı.

 

Buna göre, ocakta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,04 ile külçe altında oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de külçe altın yatırımcısına yüzde 2,44 kazanç sağladı.

 

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından avro yüzde 1,65, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,93, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,77, dolar yüzde 3,36 ve BIST 100 endeksi yüzde 3,56 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

 

TÜFE ile indirgendiğinde ise avro yüzde 3,96, DİBS yüzde 4,23, mevduat faizi (brüt) yüzde 5,04, dolar yüzde 5,63 ve BIST 100 endeksi yüzde 5,82 oranlarında yatırımcısını üzdü.

 

BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 34,28, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 26,61 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,47, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

 

6 aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 75,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 76,43 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11,31, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,66 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

 

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,24, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 65,84 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak dikkati çekti.

 

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından DİBS yüzde 14,78, külçe altın yüzde 21,6, dolar yüzde 25,59, avro yüzde 29,19 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 37,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

 

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 0,78 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken, külçe altın yüzde 7,29, dolar yüzde 12,01, avro yüzde 16,26 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 25,55 oranlarında kaybettiren yatırım araçları oldu.

08 Şubat 2023 Çarşamba

Yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerjinin küresel elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamını karşılayacağı öngörülüyor.


 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Elektrik Sektör Raporu'na göre, dünyanın elektrik talebi geçen yıl enerji krizi ve ılıman hava koşullarına bağlı olarak yüzde 2 azalırken, talep büyümesi ülkelere göre farklılık gösteriyor.

 

Hindistan ve ABD'de geçen yıl elektrik talebinde artış görülmesine rağmen Avrupa Birliği'nin elektrik talebi geçen yıl 2009'daki finansal krizden beri yüzde 3,5 ile en büyük ikinci düşüşü kaydetti.

 

Geçen yılki düşüşün ardından küresel elektrik talebinin 2025'e kadar yüzde 3 büyüme göstereceği öngörülüyor. Asya'daki gelişmekte olan ekonomiler bu büyümenin arkasındaki itici güç olarak öne çıkarken, dünya elektrik talebindeki artışın yüzde 70'inin Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinden kaynaklanacağı hesaplanıyor.

 

Elektrik talebinde gelecek üç yıla ilişkin yüzde 3'lük büyüme öngörüsü, salgın öncesindeki yıllardaki ortalama yüzde 2,4 artışın da üzerinde bulunuyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, yeni nükleer santral kurulumları ve bazı nükleer santrallerin yeniden faaliyete geçmesiyle, dünya elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamının bu kaynaklardan karşılanacağı öngörülüyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümeyle, bu kaynakların küresel elektrik üretimindeki payının 2022'deki yüzde 29'dan 2025'te yüzde 35'e yükselmesi bekleniyor.

 

Düşük karbon enerji kaynaklarının elektrik talebini karşılamadaki payının artmasıyla, sektör kaynaklı karbon emisyonlarının da 2022'de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından 2025'e kadar mevcut seviyesinde kalacağı hesaplanıyor.

 

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Dünyanın elektrik talebi önümüzdeki üç yılda hızla artacak ve Japonya'nın mevcut elektrik tüketiminin iki katından fazla büyüyecek. İyi haber şu ki yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerji de, bu artışı karşılayabilecek şekilde büyüyor. Bu da elektrik sektörü kaynaklı emisyonların zirve noktasına yaklaştığı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

 

Birol, dünyanın iklim hedeflerine ulaşırken elektrik tedarikini de güvence altına almak için hükümetlerin düşük karbonlu elektrik üretim kaynaklarının daha fazla büyümesini sağlaması gerektiğini belirtti.

08 Şubat 2023 Çarşamba