tatil-sepeti

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, İzmir İktisat Kongresi'nin 100. yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan himayesinde başlayacak İzmir İktisat Kongresi'nin, 17 Şubat'ta "Küresel Ekonomik Güç Olma Yolunda Türkiye Ekonomisi" ana temasıyla toplanacağını bildirdi.


 

İzmir Valiliğini ziyaret eden Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladı.

 

Bakan Nebati, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, İzmir'in ülkenin sadece siyasi bağımsızlığının değil aynı zamanda ekonomik bağımsızlığının da temellerinin atıldığı, tarihe yön vermiş, "gazi ve güzide" şehirlerden biri olduğunu vurguladı.

 

İzmir'in 17 Şubat 1923'te Banka-Han binasında toplanan İzmir İktisat Kongresi'ne ev sahipliği yaptığını ve yeni Türkiye'nin ekonomi politikalarının ana hatlarının burada belirlendiğini kaydeden Nebati, kongrenin milletin cephedeki destansı mücadeleleriyle elde ettiği siyasi bağımsızlığını, iktisadi bağımsızlıkla perçinleyen tarihi bir kongre olduğunu dile getirdi.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kongrenin açılışında, "Siyasi, askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi muzafferiyetler ile tetviç edilemezlerse (taçlandırılmazsa) zaferler payidar olamaz, az zamanda söner." dediğini aktaran Nebati, şöyle devam etti: "Bizler de Sayın Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde, esasen tam olarak bu istikamette, yani iktisadi zaferler kazanmak üzere ilerlemeyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Tüm küresel çalkantılara rağmen, ekonomimizi istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde büyütmek ve güçlendirmek için aynı inanç ve iradeyle çalışıyoruz. İnsanımıza her gün yeni iş imkanları oluşturup, yerli sanayimizi ve tarımsal üretimimizi giderek güçlendirirken ihracatta Cumhuriyet tarihinin rekorlarını ardı ardına kırmaya azimle devam ediyoruz."

 

"KONGREDE GELECEK VİZYONU ORTAYA KONACAK"

 

İlk İzmir İktisat Kongresi'nden sonra kongrenin dört kez daha toplandığını ve bu toplantıların ülke ve dünya tarihinin önemli dönüm noktalarında düzenlendiğini ifade eden Nebati, şunları kaydetti: "Bugün de hem ülkemiz hem de dünya tarihi için, yine kritik bir dönemeçteyiz. Tüm dünya yıkıcı ve küresel bir salgını atlatıp toparlanma sürecine girerken, jeostratejik gelişmelerin çok daha fazla gündeme geldiği, enerji ve gıda politikalarındaki istikrarın çok daha önem kazandığı bir süreçteyiz. Bu kapsamda, yaklaşık 1 ay önce sizlerle bir araya gelmiş, 1. İzmir İktisat Kongresi'nden tam 100 sene sonra, Cumhuriyetimizin ikinci asrına, yani Türkiye Yüzyılı'na adım adım ilerlerken, yine geniş katılımlı bir İktisat Kongresi'ni İzmir'imizde, aynı ruh ve heyecanla düzenleyeceğimizi duyurmuştuk. Bu doğrultudaki tüm çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. İlk kongrenin yapıldığı tarihi binanın, aslına tamamen sadık kalarak yeniden inşa edilmesi sürecinde arkadaşlarımız canla başla çalışmalarını sürdürüyorlar. Kongrenin gerçekleştirildiği tarihi binanın yeniden ayağa kaldırılması ve tam 100 sene sonra, İzmir İktisat Kongresi'nin yine aynı yerinde düzenlenmesi konusundaki hassasiyetimiz esasen tarihimize, Cumhuriyet dönemindeki kazanımlarımıza ve milletimizin iradesine verdiğimiz önemin ve gösterdiğimiz özenin de çok net bir ifadesidir. 17-19 Şubat 2023 tarihlerinde, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın himayeleri ve teşrifleriyle gerçekleştireceğimiz İzmir İktisat Kongresi, Küresel Ekonomik Güç Olma Yolunda Türkiye Ekonomisi ana temasıyla toplanacaktır. Bakanlığımızın koordinasyonuyla düzenlenen kongrede, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının iktisadi bakımdan değerlendirmesi yapılacak, Türkiye Yüzyılı'nda, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefimiz doğrultusunda, bir gelecek vizyonu ortaya konacaktır. Öte yandan, küresel ekonominin gündemindeki konular da ele alınacak ve gelecek yüzyıla damga vurması beklenen gelişmeler derinlemesine tartışılacaktır."

 

Bakan Nebati, kongrede 100'ü aşkın oturumun düzenleneceğini ve 4 Mart'a kadar sürecek oturumlarla küresel salgın sonrası ekonomi paradigmasında yaşanan değişimden Asya'nın yükselişine, sürdürülebilir finanstan FinTek uygulamaları ve blokzincir teknolojisine, yapay zekadan yenilik ekosistemine, iklim değişikliğinden sürdürülebilir çevre ve enerji kaynaklarına, savunma sanayisinden altyapı yatırımlarına kadar pek çok alanda her türlü konunun etraflıca tartışılacağını anlattı.

 

"YABANCI İKTİSATÇILAR DA KATILIM GÖSTERECEK"

 

Halka açık şekilde düzenlenecek kongreye 150'den fazla akademisyen, iş insanı, bürokrat, basın mensubu, profesyonel ve sivil toplum ile sektör temsilcisi konuşmacı olarak katılacağını belirten Nebati, şunları söyledi: "Ülkemiz ekonomi ve akademi dünyasının tanınmış pek çok isminin yer alacağı kongreye, alanında önde gelen yabancı iktisatçılar da katılım gösterecektir. Bu kapsamda sadece 2 günde 150 konuşmacıyla 15 farklı ülkeden 30'a yakın yabancı akademisyen ve uzman, kongremizde konuşmacı olarak yerlerini alacaktır. Bakanlarımız da kongre kapsamıda düzenlenecek oturumlara katılacak olup cumartesi ve pazardan sonra yapılacak oturumlara da yüzlerce akademisyen, iş dünyasından, sivil kurumların temsilcileri oturumlara iştirak edecek."

 

"İLERLEYİŞİMİZİ ARALIKSIZ SÜRDÜRÜYORUZ"

 

Bakan Nebati, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yerinde duran, geriye gidiyor demektir… İleri, daima ileri!" dediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizler de 20 yıldan bu yana Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde, aynı anlayışla hep ileriye doğru güçlü hamleler yapıyor, 'Durmak yok yola devam' düsturuyla ilerleyişimizi aralıksız sürdürüyoruz. Nitekim son 20 yılda eğitimden sağlığa, mega altyapı yatırımlarından sanayi üretimine, istihdamdan ihracat ve turizme kadar her alanda elde ettiğimiz sayısız kazanımlar ortadadır. Ekonomi alanında, Birinci İzmir İktisat Kongresi'ndeki milli ruhla, milletimizin menfaatlerini her daim ön planda tutarak attığımız cesur ve isabetli adımlar da ortadadır. Bundan tam 100 sene evvel varlık mücadelesi veren ülkemiz, bugün küresel ekonomik güç olma yolunda ilerleyen ve geleceğe yön verme iddiası taşıyan bir ülke konumundadır. İnanıyorum ki ilkinden tam 100 sene sonra yine İzmir'de düzenleyeceğimiz iktisat kongresi, Türkiye Yüzyılı'nı beraberce inşa ettiğimiz bu dönemde, önümüzde yepyeni ufuklar açacak, ilerleyişimizin bir aşama daha kaydetmesine büyük katkılar sunacaktır."

 

Açıklama sırasında Bakan Nebati'ye İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti İzmir milletvekilleri Necip Nasır, Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ile MHP İl Başkanı Veysel Şahin de eşlik etti.

 

Bakan Nebati daha sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilen kongre binasında incelemelerde bulundu.

24 Ocak 2023 Salı

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar