Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapay zekanın tarım sektöründe geldiği noktayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Doğru karar alma mekanizmasına, doğru sonuçları ulaştırmak adına yapay zekayı mutlaka kullanmanız gerekir." dedi.


"Gelecekteyiz" sloganıyla bu yıl 6'ıncısı Ankara Bilkent Hotel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen AI Tomorrow Summit 2024 devam ediyor.

 

Yumaklı, etkinliğin ikinci gününde yaptığı konuşmada, burada dünyaya yön verecek bir başlığı konuştuklarını dile getirerek, gençlerin birçok sektörde olduğu gibi tarım sektöründe de olmasını istediklerini söyledi.

 

Dünyada çok hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşandığına işaret eden Yumaklı, bu dönüşümde teknolojinin ve verimliliğin çok önemli bir yeri bulunduğuna dikkati çekti. Yumaklı, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bunları Bakanlığa ve tarımsal üretime entegre etmek istediklerini belirtti.

 

Doğal kaynakların sonsuz olmadığını belirten Yumaklı, "Dolayısıyla bu emaneti genç neslimize sağlıklı bir şekilde devretmenin bilinciyle çalışıyoruz. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de kırsal kalkınmada verimlilik itici bir güç unsuru. Kıt kaynakların verimlilikle alakalı bağlantısını sadece ve sadece teknolojiyle kurabiliriz. Dolayısıyla doğru karar alma mekanizmasına doğru sonuçları ulaştırmak adına yapay zekayı mutlaka kullanmanız gerekir." diye konuştu.

 

GENÇ ARKADAŞLARIMI BURADAKİ PROGRAMLARA KATILMAYA DAVET EDİYORUM

 

Yumaklı, AR-GE programlarıyla çok ciddi projelerin desteklendiğini ve desteklenmeye devam edileceğini dile getirerek, gençleri buradaki programlara katılmaya davet etti. Yumaklı, "Yaptığımız AR-GE çalışmaları, bitkisel üretimi ele alırsak, tohum geliştirmek için. Gen kaynaklarınızı koruma altında tutmalısınız. Sizin tohumlarla alakalı verimliliği en üst düzeyde sağlayacak çalışmalarınız devam etmeli. İşte bizim de bununla ilgili gerçekten dünyada örnek olarak gösterilen bir tohum gen bankamız var. Bu tohum gen bankamızla ülkemizin bitkisel üretimle ilgili geleceğini garanti altında tutuyoruz. Anadolu'nun hem bitkisel hem de hayvansal genetik zenginliğini bu bankalarda saklıyoruz." dedi.

 

Sebzede, meyvede ve tarla bitkilerinde verimli, kaliteli, kuraklığa, soğuğa ve hastalıklara toleranslı üretim materyalleri geliştirdiklerini vurgulayan Yumaklı, ülkede kullanılan sertifikalı tohumların yüzde 40'ının bu merkezlerde geliştirilmeye devam edildiğini söyledi.

 

Yumaklı, yeni nesil ekipmanları da yakından takip ettiklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Bu kapsamda, paketlemeden ilaçlama helikopterine, buzağı besleme robotundan gübre sıyırma robotuna kadar ticarileşen birçok prototip de Bakanlığımızın kamu, üniversite, özel sektör işbirliğinde geliştirilmiş durumda. Elbette bugün geldiğimiz noktada, 2022 sonu itibarıyla 129 milyon ton olan bitkisel üretimimizi, 2023 sonunda 137 milyon tona çıkarmışsak bunda AR-GE çalışmalarının çok önemli bir yeri var. Ülkemizin tarımsal alanda rekabet gücünü artırmak da diğer önemli bir husus. Dolayısıyla yenilikçi, kapsayıcı olmalısınız, faaliyetlerinizin sürdürülebilir olması gerekir. Dolayısıyla çiftçilerimizin bazı bilgilere veya hizmetlere ulaşabilmesi için de dijitalleşmeyi ön plana aldık. Çiftçilerimizin, üretimlerimizin, üreticilerimizin bir hafta, hatta belki de daha fazla bir zaman içinde yapmış olduğu bir işi dakikalar içinde yapmasını sağlayabilecek 'Tarım Cebimde' uygulamasını faaliyete geçirmek bile işlerinizi kolaylaştıran, verimliliğe katkı veren bir unsur olarak bir başlangıç noktası olabiliyor."

 

Yapay zeka uygulamalarının tarım sektöründe uygulama alanları ile geldiği noktayı çok yakından takip ettiklerini dile getiren Yumaklı, "Yine itiraf edeyim, bu konuda kafamızda oluşmuş net bir sonuç yok." ifadesini kullandı.

 

Bakan Yumaklı, yapay zekanın tarımda kullanımı konusunda parça parça bilgiler bulunduğunu belirterek, verimlilik artışı, tarımsal faaliyetlerin daha hassas, düzenli yapılması ve kaynakları etkin kullanarak bir fonksiyon yerine getirmesi açısından yapay zekanın son derece önemli olacağını vurguladı.

 

Orman yangınlarıyla mücadelede yapay zeka temelli yazılım ve uygulamaların kullanılmaya başlandığına dikkati çeken Yumaklı, özellikle akıllı kuleler olmak üzere yangın karar destek sistemlerine veri temin eden, bunları bir arada yürüten sistemlerin, orman yangınlarıyla daha etkin bir mücadele yapmalarına yardımcı olduğunu söyledi. Yumaklı, "776'ya yakın kulemiz var, 184'ü akıllı kule. Yani herhangi bir şekilde bir yangın ya da yangın emaresi gördüğünde, o sensörler vasıtasıyla karar destek sistemlerine hızlıca bu bilgileri iletiyor. İşte bu sayede Türkiye'de yangınlara müdahale etme süresi 40 dakikadan 11 dakikalara inmiş durumda." dedi.

 

Bakanlık açısından yapay zekanın alanına girecek konulara değinen Yumaklı, şunları kaydetti:

 

"Tarımsal üretim planlaması, çok uzun yıllar konuşulan bir husustu. 2023'te bunun yasal altyapısı tamamlandı ve devrim niteliğinde birtakım kararlar aldık. Ülke olarak karar verdik ki biz artık tarımsal üretimimizi planlayacağız. Dolayısıyla yapay zekanın belki de girdiği zaman kendisine sonsuz alan bulabileceği tarımsal üretim planlamasının ben buradan altını çizmek istiyorum. Kaynaklarınız kıt, bir de buna iklim değişikliği ve diğer etkenler geldiği zaman gıdanızı garanti altına almanız, arz güvenliğini sağlamanız gerekir. Özellikle insan unsurunun yetemeyeceği ama bizim çok hızlı karar almamız gereken noktalarda da yapay zekayı kullanacağız."

 

Yumaklı, ülkede çok genç bir nüfus olduğunu, kreatif düşünen, çok kabiliyetli, iyi yetişmiş gençlerin bulunduğunu dile getirerek, "Bütün bunların Bakanlığım ile ilgili ulaşması gereken sonuç, Türkiye'nin ikinci yüzyılının, Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılının, 'üretimin ve üreticinin yüzyılı' olmasıdır." diye konuştu.

24 Mayıs 2024 Cuma

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecine ilişkin, "Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır" dedi.


 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürdüğünü belirterek, "OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir." ifadesini kullandı.

 

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, SAGP'ın standart bir mal ve hizmet sepetinin farklı ülkelerdeki fiyat oranı olarak tanımlandığını anımsattı.

 

OECD, IMF ve Eurostat tanımlı üç farklı SAGP bulunduğuna işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Siyasi istikrarı yakalayan ülkemiz, 2002'den günümüze gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürmektedir. 2002'de 9 bin 279 dolar olan OECD tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz 2023'te 42 bin 529 dolar olarak gerçekleşmiştir. OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir. 2002'de 7 bin 605 avro olan Eurostat tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz ise 2023'te 4 katına çıkarak 27 bin 600 avroya kadar yükselmiştir. AB ortalamasına yakınsama oranı 2002'de yüzde 38 iken 2023'te yakınsama oranı yüzde 73'e ulaşmıştır. Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır. Dört yıllık seçimsiz dönemde sağlayacağımız dönüşümler bu amaca ulaşmamıza büyük katkı sağlayacaktır."

23 Haziran 2024 Pazar

Türkiye'de çeşitli şehirlerde rekor sıcaklıkların yaşandığı haziran ayında orman yangını sayısı da geçen yıla göre yaklaşık 5 kat arttı.


 

Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, tüm dünyada mart, nisan ve mayıs aylarının en sıcak aylar olmasıyla birlikte, 2024 ilkbaharı tarihe "tüm zamanların en sıcak ilkbaharı" olarak geçti. Türkiye'de de sıcak geçen kış ve ilkbaharın ardından haziran ayında birçok kentte hava sıcaklığı 40 dereceyi aştı, bazı şehirlerde rekor sıcaklık değerleri kaydedildi.

 

Yüksek sıcaklık yangın riskini de artırdı. Orman altı bitki örtüsünün daha erken kuruması alevlerin daha etkili olmasına neden oldu. Orman yangını sezonunun başladığı 1 Haziran'dan bu yana birçok kentte çok sayıda yangın çıktı.

 

Orman Genel Müdürlüğünden alınan verilerine göre, Türkiye'de geçen yıl 1-21 Haziran döneminde 84 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde yaklaşık 5 kat artışla 399 yangın kayıtlara geçti. Geçen yıl bu dönemde yangınlardan 41 hektar, bu yıl ise 2 bin 548 hektar ormanlık alan zarar gördü.

 

1-21 Haziran döneminde geçen yıl orman dışı 155 yerde yangın çıktı, bu yıl ise 551 orman dışı noktada yangın yaşandı.

 

"HAZİRANDA TEMMUZ VE AĞUSTOS SICAKLIĞI YAŞANDI"

 

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de özellikle Çanakkale'den başlayarak Adana yöresine kadar uzanan, yangın tehlikesinin ve sıklığının yüksek olduğu bir yangın coğrafyası bulunduğunu söyledi.

 

Yangınların normalde yılın en sıcak olduğu 10 Temmuz - 20 Ağustos arasında sıklaştığını anlatan Türkeş, son dönemlerde sıcak hava dalgasının mayıs ve eylülü de içine alacak şekilde genişlediğini belirtti.

 

Prof. Dr. Türkeş, haziranda temmuz ve ağustos sıcaklıklarının yaşandığını dile getirerek, "Bunlar insan kaynaklı iklim değişikliğinin, küresel ısınmanın giderek hızlandığını ve daha fazla etkili olduğunu bize gösteriyor." dedi.

 

"YAKIT DEPOSU HALİNE GELİYOR"

 

Sıcaklığın orman yangınları açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti: "Giderek daha sıcak bir dünya, yağış rejiminin değişmesi, aynı şekilde giderek daha sıcak bir Türkiye, yazı kurak ve çok sıcak Akdeniz ikliminin egemen olduğu coğrafyanın genişleme eğilimi içinde olması, hava sıcaklıklarının giderek daha yüksek olması, ardışık sıcak hava dalgalarının sıklığının, süresinin, şiddetinin artması yaz kuraklığıyla da birleştiği zaman bütün bitki örtüsü, ormanlar, makiler, tarım alanları, meralar patlamaya hazır, büyük yangınlara elverişli yakıt deposu haline geliyor. Bugünlerde bu etkiyi haziranda görmeye başladık. Türkiye'de, yüksek yangın tehlikesini yaratan hava koşulları iklim değişikliğiyle birleştiğinde orman yangınları daha sık, daha büyük olma eğilimi içine giriyor."

 

Prof. Dr. Türkeş, orman yangınlarına karşı geleneksel kriz tabanlı yangın yönetiminden risk tabanlı proaktif ve bütüncül yangın yönetimi döngüsüne geçilmesinin önemine işaret etti.

22 Haziran 2024 Cumartesi