tatil-sepeti

Alanında ilk ve tek olan İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü, kaliteli lisansüstü eğitimiyle hem medya ve iletişim sektörüne hem de akademiye uzman yetiştiriyor.

 


 

HAMİT KARDAŞ

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim başvuruları devam ediyor. TİCARET’te lisansüstü eğitim çalışmaları yürüten beş enstitüden biri olan İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü, bu alanda ilk enstitü olma özelliğine sahip. İçerik ve kapsam bakımından ilk ve tek olan enstitü, iletişim bilimi ve internet araştırmalarının geliştirilmesi ve globalleşmesi için katalizör işlevi görmeyi hedefliyor. 

 

İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü ile ‘iletişim süreçleri’ ve ‘iletişim ve medya teknolojisi’ne ilişkin üretilen bilimsel bilgilerin; toplumun, kamunun ve sektörün gereksinimleri ve gelişimi göz önünde bulundurularak, lisansüstü öğrenim programlarına eklemlenmesi, öğrencilerin bilgilerinin derinleştirilmesi ve perspektiflerinin genişletilmesi amaçlanıyor. 

 

BENZERSİZ PROGRAMLAR

 

İletişim ve medya teknolojisindeki hızlı gelişmeler, iletişim biliminin yeni araştırma ve öğrenim alanlarına yönelmesini zorunlu kılıyor. Bu gelişmeler, İstanbul Ticaret Üniversitesi için iletişim bilimi ve alt disiplinleri alanında disiplinlerarası bir perspektiften bilimsel araştırmaların ve lisansüstü öğrenim süreçlerinin yeniden planlanması amacıyla bir enstitü kurulması sürecini zaruri hale getirdi. İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü, bu ihtiyacın sonunda kuruldu ve lisansüstü öğrenci kabul ediyor.  

 

İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü’nün yapısı içinde; Kurumsal İletişim, Medya ve İletişim Çalışmaları ve Sinema Yüksek Lisans Programları ile Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, İletişim Tasarımı ve Yönetimi, Medya ve İletişim Çalışmaları ve Sinema doktora programları yer alıyor. Yeni kurulan İletişim Tasarımı ve Yönetimi doktora programı, stratejik iletişim tasarım ve yönetimi, kültürlerarasılık ve küresel ağ oluşturma gibi yeni stratejik iletişim yönelimlerinin yanı sıra dijital sosyal ağ etkileşimi, dijital sosyal ağlarda karşılaştırmalı uluslararası iletişimin araştırılmasına odaklanıyor.

 

ULUSLARARASI PROJELER

 

Uluslararası projeler geliştirmeyi hedefleyen enstitünün iletişim bilimi ve özellikle internet araştırmalarının geliştirilmesi ve uluslararasılaşması sürecine katkıda bulunması öngörülüyor. Enstitüde, lisansüstü eğitimlerin yanısıra araştırma projeleri de geliştiriliyor. Yurt dışındaki önemli üniversitelerle işbirliği kurularak, uluslararası projelerin içerisinde yer alınması ve yeni projeler geliştirilmesi de hedefleniyor. 

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Bilimi ve İnternet Enstitüsü’ndeki lisansüstü programlara kayıt olmak isteyenler kayıt şartları, öğrenim ücretleri, burslar ve indirimlerle ilgili ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilir: 

lisansustuaday.ticaret.edu.tr 

 

İNDİRİM VE BURS İMKANLARI

 

Lisansüstü programlarına başvuranlar arasında gerekli şartları sağlayanlar, indirim ya da burs elde edebiliyor. Şehit çocukları, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde okuyan kardeşi olanlar, İTO Meclis Üyeleri, İTO ve iştiraklerinde personel olarak çalışanlar, İTO üyeleri, Türkiye’deki Ticaret ve Sanayi Odalarında yönetim kurulu üyesi, meclis başkanı ve başkanlık divanı üyesi olanlar, İstanbul Ticaret Üniversitesi mezunları, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği (TİDER) üyeleri, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği üyeleri, engelli öğrenciler, çeşitli oranlardaki indirimlerden faydalanabiliyor. Üniversite ayrıca eş indirimi, kamu personeli indirimi gibi başlıklar altında da indirimler uyguluyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile işbirliği protokolü imzalayan kuruluşların mensupları da lisansüstü programlarında farklı oranlarda indirime tabi tutuluyor. Lisansüstü programları için burslar da veriliyor.

 

YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI 

 

* Kurumsal İletişim (Tezli-Tezsiz) 

 

* Medya ve İletişim Çalışmaları (Tezli-Tezsiz) 

 

* Sinema (Tezli-Tezsiz) 

 

DOKTORA PROGRAMLARI 

 

* Halkla İlişkiler ve Reklamcılık

 

* İletişim Tasarımı ve Yönetimi

 

* Medya ve İletişim Çalışmaları 

 

* Sinema

11 Eylül 2023 Pazartesi

Uluslararası değere sahip tarihi eserleri geleceğe aktarma sorumluluğunu taşıyan Milli Sarayları gezen turist sayısı, bu yılın 9 ayında geçen yıla oranla yüzde 8.6 artışla 5 milyon 278 bin 177’ye yükseldi.


 

Milli Saraylar Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2022'de 4 milyon 860 bin 117 kişinin ziyaret ettiği saray, köşk, kasır ve müzeler 2023'te de yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oldu.

 

Ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Topkapı Sarayı'nı 2 milyon 570 bin kişi, Dolmabahçe Sarayı'nı 1 milyon 30 bin 685 kişi gezdi.

 

Beylerbeyi Sarayı bu yıl yüzde 38 artışla 384 bine yakın turisti konuk etti. Ziyaretçilerin artışında yaz aylarında Beylerbeyi Sarayı bahçesinin ve tarihi rıhtımının 22.00’ye kadar açık kalması ile kafeterya hizmetlerinin devam etmesi etkili oldu.

 

Küçüksu Kasrı'nı 149 bin kişi ziyaret etti.

 

Çamlıca Camii külliyesi içerisinde yer alan ve açıldığı günden bu yana ücretsiz gezilen İslam Medeniyetleri Müzesi (İMM) bu yıl 655 bin 263 kişiyi ağırladı.

 

Beykoz Cam ve Billur Müzesi ise 109 bin 679 bin turisti konuk etti. Böylece, Milli Sarayları 9 ayda ziyaret edenlerin sayısı 5 milyon 278 bin 177'ye ulaştı.

 

Milli Sarayları gezen yabancı turist sayısı da 2 milyon 120 bin 459'dan, 2 milyon 202 bine yükseldi.

02 Ekim 2023 Pazartesi

Dünya mimarlık literatüründe Türklere özgü bir mimari yapı olarak kabul gören ahşap camiler, uluslararası alanda tescillendi.


UNESCO, Türkiye sınırları içindeki beş ahşap camiyi Dünya Miras Listesi’ne aldı. Orta Asya’dan başlayıp Anadolu’ya gelen ahşap cami mimarisi, Türkiye’deki eserlerle dünya gündeminde olacak. 

 

HABER: SÜMEYRA YARIŞ TOPAL

 

Dünya mimarlık literatüründe ve sanat tarihinde Türklere özgü bir mimari yapı olarak yer alan ahşap camiler, adını uluslararası arenada yeniden duyurdu. Dünya kültür tarihinde önemli bir yeri bulunan Türk ahşap camilerinden beşi, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Beyşehir Eşrefoğlu Camii (Konya), Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir), Afyonkarahisar Ulu Camii, Kasabaköy Mahmut Bey Camii (Kastamonu) ve Ahi Şerefeddin (Arslanhane) Camii (Ankara), toplu olarak listeye girdi. Beş eserin aynı anda dahil olması Türkiye’nin dünya miras listesine ilk seri adaylığı olarak da kayıtlara geçti. Orta Asya’da başlayıp Anadolu coğrafyasına uzanan ahşap cami kültürü, bugün Anadolu’da bulunan yüzlerce ahşap camiyle devam ediyor. 

 

SELÇUKLULAR ZAMANINDA  

 

Ahşap cami mimarisi, Türkler tarafından sanat tarihine armağan edilmiş bir yapı kültürü olarak dikkat çekiyor. Ahşap camilerin ilk örnekleri Orta Asya’da görüldü ve Selçuklular zamanında Anadolu’da da yapımına başlandı. Bu camiler ya tamamen ahşaptan inşa edilmiş olmaları ya direklerinin ya da taşıyıcı aksamının bir kısmının ahşaptan imal edilmiş olması nedeniyle ahşap olarak nitelendiriliyor. 

 

EN ESKİSİ 8 ASIRLIK

 

Ahşap camiler, geçtiğimiz yıllarda araştırmacı Hüseyin Tunçay tarafından incelenmiş ve kayıt altına alınmıştı. Tunçay’ın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de 240 ahşap cami kayıt edilmişti. Türkiye’nin 31 ilinde bulunan bu ahşap camilerin en eskisi, sekiz asrı aşkın ömüre sahip. Samsun’da yer alan Göğceli Cami, 1206 yılında inşa edilmiş ve Kurtboğazı tekniği kullanılarak yapılmış. Cami, yapılış tarzıyla 8 asrı aşan bir süre boyunca yapısal hasarlardan korunabilmiş durumda. 

 

DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK

 

UNESCO tarafından listeye alınan camilerin başında gelen Eşrefoğlu Camii de yapım teknikleriyle dünyada eşi olmayan bir cami olarak biliniyor. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk dönemlerine rastlayan tarihiyle dikkat çeken cami; taş, tuğla, çini, alçı ve ahşabın bir arada kullanılmasıyla benzersiz olarak kabul ediliyor. Önceki yıllarda geçici listeye eklenen ve geçtiğimiz günlerde kalıcı listeye dahil edilen Eşrefoğlu Camii, kapısındaki kündekari tekniği ile de Türkiye’deki en büyük ahşap kapı olarak kayıtlarda yer alıyor.

 

EN ÇOK KARADENİZ’DE 

 

Ahşap camilerin bilinen ve kalanları, Türkiye’nin 31 ilinde yer alıyor. İstanbul da ahşap cami barındıran kentler arasında. Malzemeye erişim kolaylığı nedeniyle önceden çok sık inşa edilen ahşap camilerin büyük çoğunluğu doğal afetler ya da doğa şartları gereği ortadan kaybolmuş. Ahşap camilerin çoğu Karadeniz bölgesinde yer alırken, Samsun en çok ahşap camiyi barındıran kent olarak biliniyor. 

 

ÖZBEKİSTAN’DAKİ İZ

 

Türklerin Orta Asya’daki ahşap camilerinin izini Özbekistan’da sürmek mümkün. Özbekistan’da yer alan ve Orta Asya’da Türk ahşap cami mimarisinin en önemli kanıtı olan Hive Cuma Camii de 1990 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmişti. Özbekistan sınırlarındaki cami, surlarla çevrili İçan Kale’nin merkezinde yer alıyor. Ahşap direkli camilerin ortak bir özelliği olarak hipostil plan tipine sahip caminin ana ibadet mekânı, 212 farklı karaağaç sütunuyla 10. yüzyılda inşa edilmişti.

 

BİLİNÇLİ OLARAK TERCİH EDİLMİŞ BİR MİMARİ 

 

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi-Dr. Belkıs Doğan: Anadolu Selçuklu ve Beylikler devrine tarihlenen bu camilerin en önemli özelliği, ahşap destekli ve kirişli olmalarının yanı sıra günümüze değin özgün yapılarını muhafaza etmeleri. Ahşap malzeme, diğer dinlerin ibadethanelerinde de kullanılmış. Orta Çağ’da bilhassa kuzey Avrupa kilise mimarisinde ahşabın yaygın kullanımı olduğu söylenebilir. Norveç, bu anlamda öne çıkan ülkeler arasında ve 30’a yakın ahşap ibadethaneye sahip. Öte yandan, günümüz Polonya, Ukrayna, Litvanya ve Beyaz Rusya topraklarında 16. yüzyılın başından itibaren çok sayıda ahşap sinagog inşa edildiği biliniyor, 21. yüzyılda neredeyse hiçbirinin kalıntılarına ulaşılamıyor. Anadolu’daki ahşap direkli camilerle mukayese edildiğinde, diğer dinlere ait yapıların daha ziyade bölgesel iklim özellikleri nedeniyle ahşap malzemeden inşa edildikleri anlaşılıyor. Kastamonu Kasaba Köy Mahmud Bey Camii’ni dışarıda tutarsak, Orta Çağ Türk-İslam mimarisinde ahşap direkli camilerin bölgesel iklim özelliğinden ziyade dış cephede düzgün kesme taş ve tuğlanın tercih edildiği, iç mimaride ise kalem işiyle bezeli ahşap sütun ve kirişlerin kullanıldığı, bilinçli olarak geliştirilen özgün bir yapı olduğu söylenebilir. 

02 Ekim 2023 Pazartesi