TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes, "Türksat 6A ile Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır" dedi.


 

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) Müdürü Mehmet Nefes, Türkiye'de geliştirilen ilk yer sabit yörünge haberleşme uydusu olarak dışa bağımlılığı azaltan ve bu gece 00.20'de uzaya fırlatılacak olan Türksat 6A projesini ve Türkiye'nin uzay misyonunu değerlendirdi.

 

Soru: Türksat 6A projesi nasıl yürütüldü? Kimlerle çalışıldı?

 

Nefes: Türksat 6A Projesi, TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında yürütüldü. Proje, TÜBİTAK ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından finanse edildi, Türksat AŞ ise son kullanıcı olarak yer aldı. Proje yönetiminde TÜBİTAK UZAY öncülüğünde, TUSAŞ, ASELSAN ve CTech gibi önemli kuruluşlar da yer aldı. Ayrıca, projenin gerektirdiği ekipmanların geliştirilmesi için birçok yerli firma ile işbirliği yapıldı.

 

Soru: Türksat 6A’nın teknik özellikleri neler? Uzaya fırlatılan diğer uydularımızdan farkı ne?

 

Nefes: Türksat 6A, 42 derece doğu boylamında görev yapacak ve yaklaşık 4,2 ton kütleye sahip ilk yerli haberleşme uydu platformudur. Hizmet ömrü yaklaşık 15 yıl olan bu uydu, 16 yıldan uzun yakıt ömrüne ve 22,5 yıl üzerinde bir tasarım ömrüne sahip, üzerinde 16 ana ve 4 yedek Ku-Bant aktarıcı bulunuyor ve 9,2 kilovata kadar güç üretebiliyor.

 

Türksat 6A'nın, BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK 2 ve İMECE gibi diğer milli uydulardan farkı, yer gözlem uydusu olmaması ve haberleşme ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Türkiye, Türksat 1B ile kendi uydusundan haberleşme hizmetleri vermeye başladı, ardından Türksat 1C, 2A, 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B gibi uydular devreye girdi. Ancak bu uydular yabancı yükleniciler tarafından yapılmıştı. Türksat 6A ise Türkiye'de geliştirilen ilk yer sabit yörünge haberleşme uydusu olarak dışa bağımlılığı azalttı.

 

Soru: Dünyada bugüne kadar kaç ülke kendi ürettiği uydusunu uzaya fırlattı? Türksat 6A'nın yerli ve milli oluşu dünya çapında ne ifade ediyor?

 

Nefes: Türksat 6A ile Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır. Bu uydu, Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya kıtasındaki geniş kapsama alanı ile çok sayıda kullanıcıya hizmet verebilecektir. Türksat 6A’nın yerli ve milli oluşu, Türkiye'yi sadece kendi haberleşme uydusunu yapan ülkeler arasına sokmakla kalmayıp, aynı zamanda uydu ve uydu kapsamında geliştirilen birçok ekipman ve alt sistemin ihracatını da mümkün kılacaktır.

 

Soru: Bu projenin Türkiye’nin uzay çalışmalarına katkısı nedir? Yerli ve milli Türksat 6A yeni bir dönemin başlangıcını mı temsil ediyor?

 

Nefes: Türksat 6A'nın yörüngede göreve başlaması ile birlikte, Türkiye’nin haberleşme uyduları alanındaki ihtiyacının önemli bir bölümü 15 yıl boyunca karşılanmış olacak ve gelecekteki talepler için yerli bir çözüm sunulacaktır. Ayrıca bu proje kapsamında yerli olarak geliştirilen ekipman ve alt sistemler, gelecekteki farklı uzay misyonlarında kullanılabilecektir. Proje, uzay alanında çalışan birçok kurumu bir araya getirerek, bu alanda yetişmiş bir insan gücü oluşturdu ve yerli firmalara yeni fırsatlar sağladı.

 

Türksat 6A ile Türkiye, uzay alanında rakiplerine karşı bir adım daha ilerledi ve seri üretim yapan uydu üreticileri ile benzer sürede ilk defa yerli olarak geliştirilmiş bir uydu üretti. Bu uydu, Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en yüksek değere sahip teknolojik üründür ve uzayda ulaştığımız en uzak nokta olan 35 bin 786 kilometrede faaliyet gösterecektir.

 

Soru: Türksat 6A dışında Türkiye'nin hangi alanlarda hangi uzay projeleri bulunuyor ve Türkiye'nin uzay misyonu nasıl bir yelpazeye yayılıyor?

 

Nefes: Türkiye’nin uzay projeleri 3 ana başlık altında toplanabilir: Yer gözlem uyduları, haberleşme uyduları ve derin uzay görevleri. Yerli olarak üretilen yer gözlem uydusu İMECE, 15 Nisan 2023 tarihinde fırlatıldı. Devam eden yer gözlem uydu projelerimiz arasında İMECE 2 ve İMECE 3, GÖKTÜRK 1 Yenileme ve GÖKTÜRK 3 bulunuyor. Türksat 6A haberleşme uydumuz ise 9 Temmuz 2024 tarihinde uzaya fırlatılacaktır.

 

Türkiye’nin ilk derin uzay görevi olarak başlatılan Ay Araştırma Projesi'nin tasarım çalışmaları devam ediyor. Bu proje ile Türkiye, Ay yörüngesine yerleşebilen sayılı ülkelerden (7 ülke) biri olmayı hedefliyor. Ay uydusundaki bilimsel görev yükleri ile Ay’daki suyun kaynağının ve yerel manyetik alan yapılarının keşfedilmesi hedefleniyor. Ayrıca milli imkanlarla geliştirilen Hibrit İtki Sistemi’nin uzayda ve Ay yörüngesinde ilk defa ateşlemesi gerçekleştirilecektir. Bu projeyle, milli geliştirilen ekipmanlara derin uzay tarihçesi kazandırılacak ve yeni Ay görevleri için kritik bilgi ve teknolojiler elde edilecektir.

 

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü olarak, ülkemizin uydu ve gelecekteki uydu teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet vermeye hazırız. Sıradaki uyduyu biz yapalım.

08 Temmuz 2024 Pazartesi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye nüfusunun yüzde 86,5'inin internet, 67,4'ünün sosyal medya kullanıcısı ve yüzde 93,8'inin mobil bağlantı sahibi olduğunu bildirdi.






Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, her yıl dünya genelinde dijital verileri raporlayan We Are Social ve Meltwater kuruluşlarınca hazırlanan Dijital 2024 Global Genel Bakış ve Türkiye Raporu'nun nisan ayı verilerini değerlendirdi.


Dünya genelinde cep telefonu kullanım oranının 2024'te yüzde 69'u aştığını aktaran Uraloğlu, bu yıl itibarıyla dünya çapında 5,65 milyar insanın cep telefonu kullandığını ifade etti.


Uraloğlu, geçen yıl tekil mobil kullanıcı sayısının yüzde 2,4 artış göstererek 133 milyona ulaştığı bildirdi.


Dünya genelinde internet kullanımının büyük artış gösterdiğine işaret eden Uraloğlu, 2024'te dünya nüfusunun yüzde 67,1'inin yani 5,44 milyar insanın çevrim içi olduğunu belirtti.


Uraloğlu, küresel internet kullanıcı sayısının geçen yıla göre yüzde 3,4 arttığına dikkati çekti. Dünya çapında sosyal medya kullanıcı sayısının Kovid-19 salgınının başlangıcından bu yana yüzde 35'e yakın arttığını ve son 3 yılda 1 milyara yakın yeni kullanıcı geldiğini aktaran Uraloğlu, "Kullanıcı sayısındaki büyüme geçtiğimiz yıl önemli ölçüde yavaşlasa da halen artmaya devam ediyor. 2013 yılında 1,7 milyar, 2018'de 3,46 milyar olan kullanıcı sayısı nisanda bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artışla 5,07 milyara ulaştı." değerlendirmesinde bulundu.



Türkiye'nin nüfusa göre interneti benimseme oranında yüzde 86,5'le 36. sırada bulunduğunu bildiren Uraloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Ülkemiz internette geçirilen süreye bakıldığında, günde 7 saat 6 dakikayla dünyada 19. sırada yer alıyor. Nüfusumuzun yüzde 86,5'i internet, yüzde 67,4'ü sosyal medya kullanıcısıyken, yüzde 93,8'i mobil bağlantı sahibi. Rapora göre, hücresel mobil internet için ortalama indirme hızı 37,66 megabit, sabit internet ortalama indirme hızı da 41,90 megabit. Türkiye'de internet kullanımının başlıca nedenleri, bilgi bulmak, haber ve etkinliklerden haberdar olmak, bir şeyin nasıl yapılacağını araştırmak, ürün ve marka araştırması yapmak ile aile ve arkadaşlarla iletişimde kalmak olarak belirlendi."



Uraloğlu, Türkiye'de kullanıcı başına aylık sosyal medya kullanımında ilk sırayı 21 saat 24 dakika ile Instagram'ın, ikinci sırayı da 20 saat 54 dakika ile TikTok'un aldığını bildirerek, "Türkiye'de sosyal medya hesaplarından takip edilen profillerin başında arkadaşlar, aile ve tanıdığımız insanlar geliyor. Bunu, satın aldığımız ve satın almak istediğimiz markalar, televizyon şovları ya da kanallar ile eğlence içerikleri, fenomenler ve parodi hesaplar takip ediyor. Türkiye, dünyada sosyal medyada fenomenlerini takip etme oranında diğer ülkelere göre yüzde 11,7'yle 49. sırada bulunuyor." ifadesini kullandı.


Dünya genelinde her hafta çevrim içi satın alım yapan internet kullanıcılarının oranına bakıldığında, Türkiye'nin yüzde 64,6'le 3. sırada yer aldığını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti: "Ücretsiz teslimat, kolay iade politikası, kuponlar ve indirimler, hızlı ve kolay ödeme ile müşteri yorumları gibi etkenler vatandaşların çevrim içi alışverişe yönelmesinde en önemli tercih sebepleri olarak karşımıza çıkıyor. Yeni marka, ürün ve hizmetleri keşfeden kullanıcılar incelendiğinde yüzde 36,8'inin sosyal medya reklamları aracılığıyla bu markaları keşfettiği belirlendi. Bu sıralamayı, arama motorları, televizyon ve uygulama reklamları ile marka veya ürünlerin internet siteleri takip etti."

12 Temmuz 2024 Cuma

BTM girişimlerinden Skymod Teknoloji, SkyStudio adını verdikleri ürünleriyle yapay zeka teknolojilerinin etkin kullanımını sağlayıp iş dünyasının hızını artırmayı hedefliyor. Şirketlerin maliyetlerini azaltan çok fonksiyonlu bu platform, aynı zamanda verileri koruma altına alıyor.


 

BAHAR DAĞAŞAN

 

BTM girişimlerinden Skymod Teknoloji, tercih edilen büyük dil modelini kullanarak yapay zeka asistanları oluşturmayı sağlıyor ve işletmelerin operasyonel yüklerini azaltmak için diyalog tabanlı yapay zeka projeleri geliştiriyor. SkyStudio adını verdikleri ürünleriyle yapay zeka teknolojilerinin etkin kullanımını sağlayarak, iş dünyasının hızını artırmayı hedefliyor. 

 

Skymod Teknoloji’nin kurucu ortağı Mahmut Oltan Dere, şirketlerin yapay zeka teknolojilerini kullanarak günümüzün rekabetçi ekonomisinde hız kazanmak istediklerini, ancak bu geçiş sürecinde zorlandıklarını belirtti. Bu sorunu ortadan kaldırmak için hazırladıkları bütünleşik platformda sanal asistandan veri analizine kadar birçok özellik tek platformda toplanıyor. SkyStudio’yu geliştirirken veri güvenliği konusuna odaklandıklarını vurgulayan Dere, BTM’nin en büyük organizasyonlarından biri olan ve önceki hafta  gerçekleştirilen Momentum temalı Sahne XL’de girişimini ekosistemin paydaşlarına sundu.

 

MALİYET DÜŞÜYOR

 

Dijital dönüşümünü tamamlamaya çalışan şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluklardan bazılarını sıralayan Dere, SkyStudio’nun yapay zeka sistemlerine doğru ve etkili talimatlar vermeyi sağlayan prompt mühendisliği, veri güvenliği ve farklı departmanların ihtiyaçlarına yönelik birçok esnek çözüm önerdiğini söyledi. Şirketlerin maliyetlerini azaltan bu çok fonksiyonlu platform, aynı zamanda verileri koruma altına alıyor. Kullanıcılar, yapay zeka için hazır istek şablonları ve çoklu dil modeli gibi desteklerden yararlanabiliyor. Bu destekler, kurumların farklı platformlarda yaşadığı karmaşayı azaltırken, tek bir panel üzerinden veri analizi,görsel oluşturma ve sanal asistan gibi araçlar sunarak maliyetleri düşürmelerini sağlıyor.

 

HASSAS VERİLER KORUNUYOR

 

Mahmut Oltan Dere, Skymod Teknoloji’yi Türkiye ve dünya genelindeki benzer girişimlerden ayıran noktaları iki ana başlık altında şöyle açıkladı: “İlk olarak, firmaların yapay zeka ile sorgu yapabilmesi için kullanmaları gereken veriler, gizlilik endişelerine yol açıyor. Bu riskleri önlemek için geliştirdiğimiz sistem sayesinde Skymod Teknoloji öne çıkıyor. İkinci olarak ise platformda ekiplerin beraber çalışabilmesine imkân sunup şirketlere kolaylık sağlıyoruz.”

 

BTM İLE HIZLANDIK 

 

BTM’nin Ön Kuluçka programında yer alan Dere, BTM ile ilgili deneyimlerini şu sözlerle anlattı: “BTM tarafından sağlanan mentor destekleri, eğitim ve networking etkinlikleri, iş modelimizi geliştirmemize ve yatırımcılarla buluşmamıza yardımcı oldu. Yatırımcı görüşmelerinin yanı sıra katıldığımız etkinlikler, potansiyel müşterilerimizle bağlantı kurmamıza vesile oldu. Erken aşamada BTM’yeüye olabilseydik validasyon (Tesis ve tasarımının, sistemlerin, ekipmanların, prosesin, ürünün doğruluğunun, güvenilirlik, tekrarlanabilirliğinin bağımsız olarak test edilmesi) süreçlerimizi hızlandırıp ileride karşılaşabileceğimiz potansiyel sorunları önceden görebilirdik.” Yoğun bir hazırlık döneminin ardından Momentum temalı Sahne XL’de sunum yapan Mahmut Oltan Dere, Skymod Teknoloji’yi daha geniş kitlelere ulaştırmaktan memnun olduklarını söyledi.

 

HEDEF, DÜNYA PAZARI

 

Mahmut Oltan Dere, Skymod Teknoloji’nin gelecekte tek bir platform üzerinden güvenli yapay zeka kullanımı konusunda en büyük şirket olması için çalıştıklarını belirtti. Küresel pazarda Avrupa’ya açılmayı planlayan Skymod Teknoloji, Avrupa’daki büyüme potansiyelini değerlendirerek SkyStudio platformunu bu pazardaki işletmelere tanıtmayı ve pazarlamayı hedefliyor. Girişim, bir yıl içinde 1000 kullanıcıya ulaşarak büyüme hedeflerini gerçekleştirmeyi istiyor ve kullanıcı geri bildirimlerini dikkate alarak platformu sürekli olarak geliştiriyor.İhtiyaca göre şekillenen hizmetler Girişimin gelir modeline değinen Mahmut Oltan Dere, aylık abonelik sistemi, kurumsal şirketlere sunulan yapay zeka danışmanlığı ve üretken yapay zeka eğitimleri gibi çeşitli hizmetleri sıraladı. Dere, “SkyStudio platformunda yer alan paketlerin her birini farklı hedef kitlelere yönelik tasarladık. Özellikle satış, insan kaynakları, finans, IT, müşteri hizmetleri ve Ar-Ge gibi iş kollarını hedefleyen bu paketler dışında kullanıcıya özelleştirilmiş çözümler sunuyoruz” dedi. 

08 Temmuz 2024 Pazartesi