Çin, Avrupa Birliği'nin (AB) Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik sübvansiyon soruşturmasında aşırı bilgi istediğini, Çinli şirketleri işbirliği yapmamakla suçladığını ileri sürdü.





Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Hı Yıdong, yaptığı açıklamada, AB Komisyonunun Çinli elektrikli araç üreticilerinden talep ettiği bilgilerin türü, kapsamı ve boyutlarının sübvansiyon soruşturmasının sınırlarını aştığını savundu.


Çinli üreticilerden imalattan geliştirmeye, teknolojiden ürün formüllerine dek detaylı bilgiler talep edildiğini belirten Sözcü Hı, "Çinli şirketler işbirliği yapıp bilgi sağlamak için ellerinden gelen gayreti göstermesine rağmen AB Komisyonu, Çinli şirketleri haksız olarak işbirliği yapmamakla suçladı ve cezalandırıcı yüksek vergiler koydu." dedi.


Hı, Komisyonun soruşturmanın ardından getirdiği geçici tarife artışlarının "olgusal ve yasal zeminden uzak" olduğuna işaret ederek, Pekin yönetiminin Çinli şirketlerin haklarını ve çıkarlarını koruyacağını vurguladı.


Çinli yetkili, AB'nin tarife artışlarına karşılık tedbir uygulayıp uygulamayacaklarına ilişkin bilgi vermedi.



AB Komisyonu, Ekim 2023'te Çin'den ithal elektrikli araçlara sübvansiyon soruşturması başlatmıştı. Komisyon, soruşturma sonunda 11 Haziran'da Çin'den ithal elektrikli araçların büyük bölümüne geçici olarak ek yüzde 21 gümrük vergisi getirme kararı almıştı.


Soruşturma kapsamında incelenen Çinli üreticilerden, AB makamlarıyla işbirliği yapan BYD'ye yüzde 17,4, Geely'ye yüzde 20, işbirliği yapmayan SAIC Motor'a ise yüzde 38,1 ek gümrük tarifesi uygulanacağı bildirilmişti.


Geçici ek vergilerle normalde yüzde 10'luk standart tarife uygulanan elektrikli araçlar için olağan gümrük tarifesi yüzde 31'e kadar çıkarken Komisyonun yeni vergileri üye ülkelere kabul ettirip kalıcı hale getirmesi için 4 ay süresi bulunuyor.


Çin de 17 Haziran'da AB ülkelerinden ithal domuz eti ve yan ürünlerine damping soruşturması başlattığını duyurmuştu.


 Soruşturmanın ABD'nin sübvansiyon soruşturmasında alınan kararlara karşılık olarak başlatıldığı yorumları yapılmıştı.

21 Haziran 2024 Cuma

Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğunu hafifletti.


 


Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, belirli ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğu bulunduğu anımsatıldı.


Bu oranın yüzde 40'a düşürülmesine karar verildiğine işaret edilen açıklamada, "Karar, ulusal döviz kurunun istikrara kavuşturulması ve yeterli düzeyde döviz likiditesi sağlanması dikkate alınarak alındı." ifadesi kullanıldı.


Rusya'da rublenin istikrara kavuşturulması için 2023'te enerji, metalürji, kimya ve tarım sektörlerinden bazı ihracatçı şirketlere döviz satma zorunluluğu getirilmişti.



Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 80'ini satma zorunluluğunu 21 Haziran’da yüzde 60’a düşürmüştü.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan piyasalara sermaye akışlarının geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığını, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin 110 milyar dolara çıktığını belirtti.


 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı "Dengesizlikler Azalıyor" başlıklı Dış Sektör Raporu'nda, 2023 verilerine göre dünyanın en büyük 30 ekonomisinin dış sektör değerlendirmesi yapıldı.

 

Raporda, geçen yıl önemli gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikası koşullarının devam etmesiyle, ABD dolarının 2023'te ve 2024'ün başlarında tarihi standartlara göre güçlü kaldığına işaret edilerek, diğer rezerv para birimi hareketlerinin karışık olduğu belirtildi.

 

Gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığı kaydedilen raporda, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişinin 110 milyar dolara yükseldiği ve bunun 2018'den bu yana en yüksek seviye olduğu aktarıldı.

 

Raporda, küresel parasal sıkılaştırma döneminde beklendiği gibi gelişmekte olan piyasalara daha oynak net portföy girişlerinde düşüş görüldüğü ancak doğrudan yabancı yatırım net girişlerinin daha istikrarlı olduğu ifade edildi.

 

"ÇOĞU GELİŞMEKTE OLAN PİYASA KÜRESEL SIKILAŞMANIN ORTASINDA DAYANIKLILIK GÖSTERDİ"

 

Çin'den 2022-2023 döneminde net sermaye çıkışları görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu durumun çok uluslu şirketlerin kazançlarını geri götürmesi ve jeoekonomik değişimlerle ilişkili olabileceği belirtildi.

 

Raporda, çoğu gelişmekte olan piyasanın küresel parasal sıkılaşmanın ortasında dayanıklılık gösterdiği vurgulanarak, bunun kısmen daha güçlü temellerden kaynaklandığı, birçok ülkenin artık daha sağlam mali, parasal ve finansal politika çerçevelerinden, politikaların ve araçların daha etkili uygulanmasından faydalandığı kaydedildi.

 

Küresel brüt sermaye girişlerinin 2022-2023 döneminde 2017-2019 dönemine kıyasla küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5,8'inden yüzde 4,4'üne gerilediği ifade edilen raporda, bunun sermaye akışlarındaki genel bir yavaşlamayı yansıttığını bildirildi.

 

Raporda, ABD'nin, küresel brüt girişleri payının yüzde 23'ten yüzde 41'e yükseldiğine dikkati çekilerek, Çin'e giden ve Çin'den gelen küresel brüt akışların ise önemli ölçüde düştüğü aktarıldı.

 

Bu durumun artan finansal parçalanmanın kanıtı olabileceğine işaret edilen raporda, aynı zamanda küresel akışlardaki payı önemli ölçüde azalan finans merkezlerindeki büyük çok uluslu şirketler tarafından bazı vergi veya düzenleyici stratejilerin geri çekilmesini de yansıtabileceği belirtildi.

12 Temmuz 2024 Cuma