ABD'de 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı yüzde 7,02'ye gerilerken, mortgage başvuruları yüzde 15,6 arttı.


Mortgage Bankalar Birliği (MBA), 7 Haziran ile sona eren haftaya ilişkin mortgage verilerini açıkladı.

 

Buna göre, mortgage başvuruları geçen hafta, önceki haftaya kıyasla yüzde 15,6 arttı.

 

Bu dönemde konut satın almaya yönelik başvurular yüzde 9 ve yeniden finansman başvuruları yüzde 28'lik artış kaydetti.

 

Ülkede, 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı, geçen hafta yüzde 7,07'den yüzde 7,02'ye geriledi.

 

Aynı dönemde 15 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı ise yüzde 6,75'ten yüzde 6,6'ya indi.

 

MBA Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Mike Fratantoni, mortgage faizlerinin geçen hafta beklenenden güçlü gelen istihdam raporuna kadar kadar düşüş eğiliminde olduğunu belirtti.

 

Fratantoni, hafta başındaki düşük faiz oranlarının özellikle yeniden finansman faaliyetlerinde güçlü bir artışa yol açtığını aktardı.

12 Haziran 2024 Çarşamba

Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğunu hafifletti.


 


Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, belirli ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğu bulunduğu anımsatıldı.


Bu oranın yüzde 40'a düşürülmesine karar verildiğine işaret edilen açıklamada, "Karar, ulusal döviz kurunun istikrara kavuşturulması ve yeterli düzeyde döviz likiditesi sağlanması dikkate alınarak alındı." ifadesi kullanıldı.


Rusya'da rublenin istikrara kavuşturulması için 2023'te enerji, metalürji, kimya ve tarım sektörlerinden bazı ihracatçı şirketlere döviz satma zorunluluğu getirilmişti.



Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 80'ini satma zorunluluğunu 21 Haziran’da yüzde 60’a düşürmüştü.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan piyasalara sermaye akışlarının geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığını, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin 110 milyar dolara çıktığını belirtti.


 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı "Dengesizlikler Azalıyor" başlıklı Dış Sektör Raporu'nda, 2023 verilerine göre dünyanın en büyük 30 ekonomisinin dış sektör değerlendirmesi yapıldı.

 

Raporda, geçen yıl önemli gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikası koşullarının devam etmesiyle, ABD dolarının 2023'te ve 2024'ün başlarında tarihi standartlara göre güçlü kaldığına işaret edilerek, diğer rezerv para birimi hareketlerinin karışık olduğu belirtildi.

 

Gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığı kaydedilen raporda, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişinin 110 milyar dolara yükseldiği ve bunun 2018'den bu yana en yüksek seviye olduğu aktarıldı.

 

Raporda, küresel parasal sıkılaştırma döneminde beklendiği gibi gelişmekte olan piyasalara daha oynak net portföy girişlerinde düşüş görüldüğü ancak doğrudan yabancı yatırım net girişlerinin daha istikrarlı olduğu ifade edildi.

 

"ÇOĞU GELİŞMEKTE OLAN PİYASA KÜRESEL SIKILAŞMANIN ORTASINDA DAYANIKLILIK GÖSTERDİ"

 

Çin'den 2022-2023 döneminde net sermaye çıkışları görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu durumun çok uluslu şirketlerin kazançlarını geri götürmesi ve jeoekonomik değişimlerle ilişkili olabileceği belirtildi.

 

Raporda, çoğu gelişmekte olan piyasanın küresel parasal sıkılaşmanın ortasında dayanıklılık gösterdiği vurgulanarak, bunun kısmen daha güçlü temellerden kaynaklandığı, birçok ülkenin artık daha sağlam mali, parasal ve finansal politika çerçevelerinden, politikaların ve araçların daha etkili uygulanmasından faydalandığı kaydedildi.

 

Küresel brüt sermaye girişlerinin 2022-2023 döneminde 2017-2019 dönemine kıyasla küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5,8'inden yüzde 4,4'üne gerilediği ifade edilen raporda, bunun sermaye akışlarındaki genel bir yavaşlamayı yansıttığını bildirildi.

 

Raporda, ABD'nin, küresel brüt girişleri payının yüzde 23'ten yüzde 41'e yükseldiğine dikkati çekilerek, Çin'e giden ve Çin'den gelen küresel brüt akışların ise önemli ölçüde düştüğü aktarıldı.

 

Bu durumun artan finansal parçalanmanın kanıtı olabileceğine işaret edilen raporda, aynı zamanda küresel akışlardaki payı önemli ölçüde azalan finans merkezlerindeki büyük çok uluslu şirketler tarafından bazı vergi veya düzenleyici stratejilerin geri çekilmesini de yansıtabileceği belirtildi.

12 Temmuz 2024 Cuma