ABD'de ikinci el konut satışları, mayısta aylık yüzde 0,7 azalarak düşüşünü üçüncü aya taşırken, ikinci el piyasasındaki medyan konut fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

 





Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR), mayıs ayına ilişkin ikinci el konut satış verilerini açıkladı.


Buna göre, ülkede ikinci el konut satışları, mevsim etkilerinden arındırılmış olarak mayısta aylık bazda yüzde 0,7 azalarak 4,11 milyona geriledi.


İkinci el konut satışlarına ilişkin piyasa beklentisi 4,08 milyon seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.


Art arda üç aydır düşüş kaydeden ikinci el konut satışları, nisanda da yüzde 1,9 azalışla 4,14 milyon olarak kaydedilmişti.


Ülkede ikinci el konut satışları, mayısta geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 2,8 azaldı.


ABD'de ikinci el piyasasında medyan konut fiyatları, mayısta yıllık yüzde 5,8 artarak 419 bin 300 dolar ile şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.


Açıklamada görüşlerine yer verilen NAR Başekonomisti Lawrence Yun, zirveye ulaşan konut fiyatlarının mülk sahibi olanlar ile ilk kez ev satın almak isteyenler arasında daha büyük bir uçurum yarattığını belirtti.


Yun, bugün ortalama bir evin mortgage (konut kredisi) ödemesinin 2020'den önce satın alınan evlerin ödemesinin iki katından fazla olduğunu kaydetti.

21 Haziran 2024 Cuma

Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğunu hafifletti.


 


Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, belirli ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğu bulunduğu anımsatıldı.


Bu oranın yüzde 40'a düşürülmesine karar verildiğine işaret edilen açıklamada, "Karar, ulusal döviz kurunun istikrara kavuşturulması ve yeterli düzeyde döviz likiditesi sağlanması dikkate alınarak alındı." ifadesi kullanıldı.


Rusya'da rublenin istikrara kavuşturulması için 2023'te enerji, metalürji, kimya ve tarım sektörlerinden bazı ihracatçı şirketlere döviz satma zorunluluğu getirilmişti.



Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 80'ini satma zorunluluğunu 21 Haziran’da yüzde 60’a düşürmüştü.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan piyasalara sermaye akışlarının geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığını, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin 110 milyar dolara çıktığını belirtti.


 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı "Dengesizlikler Azalıyor" başlıklı Dış Sektör Raporu'nda, 2023 verilerine göre dünyanın en büyük 30 ekonomisinin dış sektör değerlendirmesi yapıldı.

 

Raporda, geçen yıl önemli gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikası koşullarının devam etmesiyle, ABD dolarının 2023'te ve 2024'ün başlarında tarihi standartlara göre güçlü kaldığına işaret edilerek, diğer rezerv para birimi hareketlerinin karışık olduğu belirtildi.

 

Gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığı kaydedilen raporda, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişinin 110 milyar dolara yükseldiği ve bunun 2018'den bu yana en yüksek seviye olduğu aktarıldı.

 

Raporda, küresel parasal sıkılaştırma döneminde beklendiği gibi gelişmekte olan piyasalara daha oynak net portföy girişlerinde düşüş görüldüğü ancak doğrudan yabancı yatırım net girişlerinin daha istikrarlı olduğu ifade edildi.

 

"ÇOĞU GELİŞMEKTE OLAN PİYASA KÜRESEL SIKILAŞMANIN ORTASINDA DAYANIKLILIK GÖSTERDİ"

 

Çin'den 2022-2023 döneminde net sermaye çıkışları görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu durumun çok uluslu şirketlerin kazançlarını geri götürmesi ve jeoekonomik değişimlerle ilişkili olabileceği belirtildi.

 

Raporda, çoğu gelişmekte olan piyasanın küresel parasal sıkılaşmanın ortasında dayanıklılık gösterdiği vurgulanarak, bunun kısmen daha güçlü temellerden kaynaklandığı, birçok ülkenin artık daha sağlam mali, parasal ve finansal politika çerçevelerinden, politikaların ve araçların daha etkili uygulanmasından faydalandığı kaydedildi.

 

Küresel brüt sermaye girişlerinin 2022-2023 döneminde 2017-2019 dönemine kıyasla küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5,8'inden yüzde 4,4'üne gerilediği ifade edilen raporda, bunun sermaye akışlarındaki genel bir yavaşlamayı yansıttığını bildirildi.

 

Raporda, ABD'nin, küresel brüt girişleri payının yüzde 23'ten yüzde 41'e yükseldiğine dikkati çekilerek, Çin'e giden ve Çin'den gelen küresel brüt akışların ise önemli ölçüde düştüğü aktarıldı.

 

Bu durumun artan finansal parçalanmanın kanıtı olabileceğine işaret edilen raporda, aynı zamanda küresel akışlardaki payı önemli ölçüde azalan finans merkezlerindeki büyük çok uluslu şirketler tarafından bazı vergi veya düzenleyici stratejilerin geri çekilmesini de yansıtabileceği belirtildi.

12 Temmuz 2024 Cuma