Temmuz en sıcak ikinci ay oldu: Dünya Meteoroloji Örgütü'den dikkat çeken veriler
Dünya Meteoroloji Örgütü, Batı Avrupa'nın kayıtlara geçen en sıcak haziran-temmuz dönemini yaşadığını açıkladı. Küresel ortalama yüzey hava sıcaklığının sanayi öncesi dönemin 1,47 santigrat derece üzerinde olduğu temmuz, en sıcak ikinci temmuz olarak kayıtlara geçti.

Dünya Meteoroloji Örgütü Sözcüsü Clare Nullis, aşırı hava koşullarının Avrupa'dan Asya ve Latin Amerika'ya kadar geniş bir bölgede etkili olduğunu belirtti. Batı Avrupa'da bazı ülkelerin yazın dördüncü sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Nullis, uzun süreli kuraklığın tarım, ulaşım, enerji ve nehir seviyeleri üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurguladı.
BATI AVRUPA EN SICAK HAZİRAN-TEMMUZ DÖNEMİNİ YAŞADI
Dünya Meteoroloji Örgütü Sözcüsü Clare Nullis, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında aşırı hava koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Nullis, Avrupa Birliği'nin Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine göre Batı Avrupa'nın kayıtlara geçen en sıcak haziran-temmuz dönemini yaşadığını söyledi.
TEMMUZ KÜRESEL ÖLÇEKTE EN SICAK İKİNCİ AY OLDU
Nullis, küresel ortalama yüzey hava sıcaklığının sanayi öncesi tahmini temel değer olan 1850-1900 ortalamasının 1,47 santigrat derece üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Bu sıcaklıklarla temmuz ayının küresel ölçekte kayıtlara geçen en sıcak ikinci temmuz olduğu ifade edildi.
DENİZ YÜZEYİ SICAKLIKLARI REKOR SEVİYEYE ULAŞTI
WMO Sözcüsü Nullis, deniz yüzeyi sıcaklıklarının da temmuz ayı için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye çıktığını açıkladı.
Batı Avrupa'daki bazı ülkelerin yaz ayının dördüncü sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Nullis, aşırı sıcakların etkisini sürdürdüğünü söyledi.
AŞIRI HAVA KOŞULLARI TATİL SEZONUNU DA ETKİLİYOR
Ağustos ayının Avrupa ve Kuzey Yarımküre'nin diğer bölgelerinde tatil sezonunun en yoğun dönemlerinden biri olduğunu hatırlatan Nullis, buna rağmen meteoroloji ve hidroloji servislerinin yoğun mesai yapmak zorunda kaldığını belirtti.
Acil durum yönetimi birimleri, müdahale ekipleri ve sağlık çalışanlarının da aşırı hava koşulları nedeniyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti.
“KURAKLIK YANGIN RİSKİNİ ARTIRIYOR”
Nullis, yoğun ve uzun süreli kuraklığın yalnızca su kaynaklarını değil birçok sektörü de etkilediğini söyledi.
Nullis, “Yoğun ve uzun süreli kuraklık, tarım, nehir seviyeleri, ulaşım ve enerji üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olmanın yanı sıra yangın riskini de artırıyor.” dedi.
TARIM, ULAŞIM VE ENERJİ ÜZERİNDE BASKI
Uzun süreli kuraklık koşullarının tarımsal üretimi ve nehir seviyelerini olumsuz etkilediğini belirten Nullis, bu durumun ulaşım ve enerji sistemleri üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade etti.
Kuraklığın devam etmesiyle birlikte yangın riskinin de yükseldiğine dikkat çekildi.
JAPONYA VE GÜNEY KORE'DE REKOR SICAKLIKLAR
Nullis, Japonya ve Güney Kore'nin geçen hafta olağanüstü ve rekor sıcaklıklarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika'nın diğer bölgelerinde de benzer şekilde aşırı sıcaklıkların görüldüğünü belirtti.
BATI AFRİKA'DA ŞİDDETLİ YAĞIŞ VE SELLER
Dünyanın bazı bölgelerinde aşırı sıcaklıklar ve kuraklık etkili olurken, Batı Afrika'nın bazı kesimlerinde şiddetli muson yağışları ve seller yaşandı.
Nullis, aşırı hava olaylarının farklı bölgelerde farklı biçimlerde etkisini gösterdiğine dikkat çekti.
WMO'DAN SEL VE TOPRAK KAYMASI UYARISI
Dünya Meteoroloji Örgütü, insani yardım kuruluşları için hazırladığı haftalık Küresel Hidrometeoroloji Tarama raporunda bazı bölgeler için şiddetli yağış uyarısı yaptı.
Kuzeydoğu ve Batı Hindistan, Doğu Pakistan, Nepal, Bangladeş, Bhutan, Myanmar ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde ani sel ve toprak kayması riskine dikkat çekildi.
ÇOK ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR BEKLENİYOR
Nullis, söz konusu bölgelerde şiddetli ve yer yer çok şiddetli yağışların beklendiğini belirtti.
Bu yağışların ani sel ve toprak kayması riskini artırabileceği uyarısı yapıldı.
ERKEN UYARI SİSTEMLERİNİN ÖNEMİ ARTIYOR
Clare Nullis, aşırı hava koşullarının güvenilir ve zamanında yapılan tahminlere duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Erken uyarı sistemlerinin can ve mal kayıplarının azaltılmasında kritik önem taşıdığı vurgulandı.
“HERKES İÇİN ERKEN UYARILAR” ÖNCELİĞİNİ KORUYOR
Nullis, “Herkes İçin Erken Uyarılar” girişiminin Dünya Meteoroloji Örgütü ve üye ülkeler açısından en önemli önceliklerden biri olmaya devam ettiğini belirtti.
WMO, aşırı sıcaklık, kuraklık, sel ve diğer şiddetli hava olaylarının etkilerinin azaltılması için erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesine öncelik veriyor.
