Teknoloji devi Google için parçalanma riski yeniden masada

ABD Adalet Bakanlığı, Google'ın arama pazarındaki tekelini kıran ancak yapısal bölünme getirmeyen mahkeme kararına itiraz etti. Temyiz süreci, şirketin Chrome tarayıcısı veya Android işletim sistemini elden çıkarması gibi radikal senaryoları yeniden gündeme taşıdı.

Giriş: 04.02.2026 - 10:21
Güncelleme: 04.02.2026 - 10:23
Teknoloji devi Google için parçalanma riski yeniden masada

Küresel teknoloji piyasalarının yakından takip ettiği antitröst davasında sular durulmuyor. ABD rekabet otoriteleri, teknoloji devi Google'a karşı yürüttükleri hukuki mücadeleyi bir üst seviyeye taşıdı. Federal mahkemenin Google'ın "yasadışı tekel" olduğuna hükmetmesine rağmen, şirketin yapısında köklü değişiklikler öngörmeyen kararı, Adalet Bakanlığı ve eyalet başsavcıları tarafından temyize götürüldü.


Bu hamle, arama motorları, tarayıcılar ve mobil ekosistemlerin işleyişini kökten değiştirebilecek derin müdahalelerin hala masada olduğunu gösteriyor.


MEVCUT KARAR YETERLİ BULUNMADI

2024 yılında bir federal yargıç, Google'ın çevrimiçi arama ve dijital reklam pazarlarındaki hakimiyetini yasadışı yollarla sürdürdüğüne karar vermişti. Ancak söz konusu karar; Google'ın Chrome tarayıcısını satması, Android işletim sistemini şirketten ayırması veya Apple ile olan milyar dolarlık "varsayılan arama motoru" anlaşmalarını sonlandırması gibi Adalet Bakanlığı'nın talep ettiği agresif çözümleri içermiyordu.


Temyiz başvurusuyla birlikte ABD Adalet Bakanlığı ve eyaletler koalisyonu, daha sert yaptırımların ve yapısal çözümlerin yeniden değerlendirilmesini talep ediyor.


GOOGLE'DAN KARŞI HAMLE: VERİ PAYLAŞIMINA İTİRAZ

Hukuki süreç çift taraflı bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Google, bir yandan "tekelcilik" hükmüne itiraz ederken, diğer yandan temyiz süreci boyunca rakipleriyle belirli arama verilerini paylaşmasını öngören şartların askıya alınması için mahkemeye başvurdu.


Şirket, zorunlu veri paylaşımının veya varsayılan anlaşmalara getirilen sınırlamaların, ürün kalitesini düşüreceğini ve kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyeceğini savunuyor. Ayrıca, aylar sürebilecek temyiz süreci boyunca herhangi bir yapısal çözümün uygulanmasının ertelenmesini hedefliyor.


YARGIÇ MEHTA'NIN 'DENGE' ARAYIŞI VE RİSKLER

Davanın merkezinde yer alan ABD Bölge Yargıcı Amit Mehta, kararında varsayılan arama anlaşmalarının ve veri avantajlarının Google'ın hakimiyetini pekiştirdiğini kabul etmişti. Ancak Mehta, hızla gelişen teknoloji pazarında sert çözümlerin öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği endişesiyle radikal yapısal değişiklikler emretmekten kaçınmıştı.


Yargıç Mehta, daha önce verdiği kararlarda da piyasa gücü ve bilgi kontrolü arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş, rekabet hukukunun hızlı hareket eden teknoloji sektörlerinde dahi inovasyonu ve rekabeti korumak için tasarlandığını vurgulamıştı. Ancak Adalet Bakanlığı'nın itirazı, bu "kısıtlı yaklaşımın" tekel gücünü kırmak için yeterli olmadığı tezine dayanıyor.

Teknoloji devi Google için parçalanma riski yeniden masada

YAPAY ZEKA REKABETİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR

Mahkeme sürecini ve piyasa dinamiklerini etkileyen en önemli faktörlerden biri de "Üretken Yapay Zeka"nın (GenAI) yükselişi oldu. Yargıç Mehta, OpenAI gibi şirketlerin geliştirdiği yapay zeka destekli arama araçlarının Google üzerinde bir rekabet baskısı oluşturduğunu belirtmişti.


Ancak düzenleyiciler, yapay zeka devriminin Google'ın yerleşik avantajlarını ortadan kaldırmadığı görüşünde. Otoritelere göre; tarayıcı varsayılanları, mobil işletim sistemleri üzerindeki kontrol ve devasa veri setleri, internet trafiğinin yönünü belirlemeye devam ediyor.


Temyiz sürecinin sonucu, bu davanın sembolik bir antitröst zaferi mi kalacağını, yoksa dijital ekonominin teknik temellerini değiştirecek bir dönüm noktası mı olacağını belirleyecek.