Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, 2025'te sektörün tüm segmentlerde reel büyüme trendinin devam ettiğini belirtti.
SEDDK Başkanı Menteş, 2025'te sektörün tüm segmentlerde reel büyüme trendinin devam ettiğine dikkati çekerek, "Son iki yılda olduğu gibi, geçen yılı da enflasyon üzerinde bir karlılıkla kapatacağımızı görüyoruz." ifadesini kullandı.
Menteş, 2024'teki, uluslararası düzenlemelerle uyumlu olarak, finansal dayanıklılık ve piyasa disiplini yolunda atılan adımların daha ilk yılında sonuç vermeye başladığını kaydetti.
Sektörün 2025 yılına ilişkin değerlendirmede bulunan Menteş, "Yıl sonu itibarıyla prim üretiminde yüzde 47, aktif büyüklükte yüzde 65 ve özkaynakta ise yüzde 64 seviyelerine ulaşarak tüm segmentlerde reel büyüme trendi devam etti. Finansal dayanıklılık ve sürdürülebilirliğin en önemli parametrelerinden özkaynak karlılığına baktığımızda son iki yılda olduğu gibi, geçen yılı da enflasyon üzerinde bir karlılıkla kapatacağımızı görüyoruz." diye konuştu.
Geçen yılın bireysel emeklilik tarafında da hedeflerin önemli ölçüde gerçekleştiği pozitif bir yıl olduğunu belirten Menteş, yıl sonu itibarıyla sistemdeki katılımcı sayısının, 800 bin kişi artışla 18 milyona yaklaştığını, devlet katkısı dahil toplam fon tutarının yüzde 76 büyüme kaydederek 2 trilyon lirayı aştığını kaydetti.
Menteş, bireysel emeklilik fonlarının devlet katkısı dikkate alınmadan dahi, mevduat faizi, döviz, borsa gibi ana akım yatırım enstrümanlarını geride bırakarak yüzde 55 getiri oranıyla sisteme olan güveni teyit ettiğini söyledi.
Sigortacılık ve bireysel emekliliğin, Türkiye'nin en yüksek gelişme potansiyeline sahip sektörleri arasında yer aldığına dikkati çeken Menteş, küresel piyasadaki gelişmeleri de yakından izleyerek, genç nüfusun sigortalılık oranının artırılmasının yanında yaşlanan nüfusun da emeklilik dönemindeki refah seviyesinin korunması, devlet destekli alacak sigortaları gibi iş dünyasına yönelik yeni nesil çözümler, katılım sigortacılığı gibi sistemi büyütecek açılımların önemine işaret etti.
Menteş, depremle sınırlı uygulanmakta olan doğal afet teminatlarının meteorolojik kaynaklı vakalardan orman yangınlarına kadar genişletilmesi, tarım sigortalarında iklim değişikliğine bağlı ve biyolojik temelli yeni nesil risklere koruma sağlanması, sağlık sigortalarında başlatılan reform sürecinin sektör ihtiyaçları ve tepkimeleri dikkate alınarak devam ettirilmesine vurgu yaparak, "Oto sigortaları hasar süreçlerinde vatandaşlarımızın memnuniyetini artırmaya yönelik tedbirlerin uygulanmasının bu potansiyeli harekete geçireceği beklentisiyle; başta sigortalılarımız ve sigorta şirketlerimiz olmak üzere tüm sektör paydaşlarımızın bu gelişim ve kazanım sürecine ortak olacaklarına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
"ÖMÜR BOYU YENİLEME GARANTİSİ KAZANIMI TÜM SİGORTA ŞİRKETLERİ NEZDİNDE GEÇERLİ"
SEDDK Başkanı Menteş, özel sağlık sigortası alanında köklü değişiklikler içeren önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini aktararak, şunları kaydetti:
"Düzenleme ile mevzuattaki boşluk nedeniyle farklı uygulamalara ve tartışmalara yol açan ömür boyu yenileme garantisinin (ÖBYG) çerçevesi belirlenerek ilk olarak 60 yaşın altındaki tüm vatandaşlarımıza ÖBYG sunulması zorunlu hale getirilmiş, asgari 3 yıl sigortalı olunması ve hasar prim oranının yüzde 80 altında gerçekleşmesi şartıyla ÖBYG kazanımı tüm sigorta şirketleri nezdinde geçerli olmak üzere merkezi sistemde tescil edilerek izlenmesini sağlayan yapı tesis edilmiştir. Bu düzenleme ile poliçe yenileme dönemlerindeki bekleme süresi uygulamalarına son verilmiştir. Bekleme süresi uygulamasında da merkezi sistem esas alınarak şirketler arası geçiş işlemlerinde önceki şirkette geçen sürenin sigortalının lehine hesaplamalara dahil edilmiştir."
Menteş, aynı düzenlemede sigortalıların, başta teminat kapsamı ve fiyatlandırma olmak üzere tercihlerini etkileyecek diğer tüm koşullar hakkında zamanında, eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesine yönelik ilave tedbirlerin alındığını anlattı.
"(TES) KAPSAMLI ETKİ ANALİZLERİ VE MODELLEME ÇALIŞMALARI İLE HAZIRLIK SAFHASI NİHAYETE ERECEK"
SEDDK Başkanı Menteş, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine ilişkin, "Vatandaşlarımızın refah seviyelerinin emeklilik döneminde korunması ve tasarrufların artırılması amacı ile geliştirilen ve dahil olduğumuz G-20 ülkelerinin birçoğunda uygulanmakta olan ikinci basamak emeklilik sistemi olarak da adlandırılan TES'in hayata geçirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Menteş, bu kapsamda Türkiye'nin ihtiyaçları ile uyumlu bir model oluşturulabilmesi için otomatik katılım sisteminden elde edilen deneyimlerin de dikkate alınarak birçok ülkenin uygulamalarının analiz edildiğini, başta vatandaşlar ve iş dünyası olmak üzere beklenti ve hassasiyetlerin göz önünde bulundurulduğunu söyledi.
TES'in Otomatik Katılım Sisteminin (OKS) katkı payları ve katılımcı devamlılığı yönleriyle başta demografik yapı olmak üzere günün ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde revize edilmesi olarak özetlenebileceğini ifade eden Menteşe, "TES’e ilişkin, ilgili taraflarla detaylı istişareler yapılması, kapsamlı etki analizlerinin ve modelleme çalışmalarının tamamlanmasının akabinde hazırlık safhası nihayete erecektir." dedi.
Menteş, BES’te iki yıl önce başlattıkları kısmen ödeme uygulamasına ilişkin, şöyle devam etti:
"Katılımcılara, konut alımı, evlenme, eğitim ve doğal afet durumlarında sistemden ayrılmadan, hesaplarındaki birikimlerin yüzde 50’sine kadar ödeme alma imkanı tanınmıştır. Uygulamanın genişletilmesine yönelik, hac ve bedelli askerlik gibi nakit ihtiyacı doğuran durumların da kapsama alınması hususunda çalışmalarımız devam etmektedir. Kurumumuzun gündeminde yer alan bir diğer eylem paketimizde ise OKS'de yer alan çalışanların da BES fonlarını tercih edebilmesine imkan tanınmasıdır. Yine OKS’de yer alan çalışanlarımızın hayat döngüsünü merkeze alan bir fon stratejisine geçiş yapılması, OKS’de özellikle çalışanların iş değişikliği sebebiyle her defasında yeniden açılan OKS hesaplarının otomatik olarak konsolide edilmesi ve kesintilerin sadeleştirilmesi gibi önemli konu başlıkları yer almaktadır."
"TRAFİK VE KASKO SİGORTALARINDA FİYAT GELİŞMELERİNİN EKONOMİK GÖSTERGELERLE UYUMLU SEYİR İZLEYECEĞİ KANISINDAYIZ"
Menteş, trafik sigortasındaki temel önceliklerinin arz güvenliği, kolay erişim ve fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, düzenleme, denetim ve gözetim faaliyetlerinin dinamik bir anlayışla yürütülerek piyasa koşulları dahilinde gecikmeksizin tedbirlerin alındığını aktardı.
2024'ten bu yana uygulanmakta olan hasar maliyet endeksinin fiyat istikrarı anlamında olumlu sonuçlar doğurduğunu dile getiren Menteş, 2025'te uzun süredir uygulamada belirsizlik oluşturan tam ve ağır hasarlı araçların tespitine ve takibine ilişkin kriterler netleştirilerek trafik güvenliğinin artırılması ayrıca ağır hasarlı araçların Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) aracılığıyla izlenmesi sayesinde de ikinci el araç alıcılarının doğru ve şeffaf bilgiye erişebilmesi imkanı sağlandığını bildirdi.
Menteş, yaptıkları düzenlemeyle 1 Şubat 2026'dan itibaren Ulusal Engelli Veri Sistemine kayıtlı bireylerin zorunlu trafik sigortasından yüzde 20’ye varan oranlarda indirimli olarak faydalanabileceğini hatırlatarak, "Kasko sigortası alanında, 2024'te olduğu gibi geçen yıl da fiyatların dengeli bir seyir izlediği görülmüş olup, söz konusu dönemde fiyat artışları enflasyon oranlarının altında gerçekleşmiştir. Bu yıl itibarıyla gerek trafik sigortası gerekse kasko sigortası kapsamında fiyat gelişimlerinin, mevcut ekonomik göstergelerle uyumlu seyir izleyeceği kanısındayız." ifadelerini kullandı.
EKSPERLERİN AKILLI ATAMA YOLUYLA GÖREVLENDİRİLMESİ PLANLANIYOR
SEDDK Başkanı Menteş, trafik sigortasında hasar sonrası sigorta şirketleri ile hak sahipleri arasında yaşanan uyuşmazlıkların en aza indirilmesinin öncelikli gündem maddelerinin arasında yer aldığını, yerleşik yargı kararlarının da dikkate alınarak Değer Kaybı Ekspertiz Raporu'nun güncellendiğini ve bu sayede hızlı, etkin tespitlerin yapılmasının sağlandığını kaydetti.
Trafik sigortalarında ilerleyen döneme ilişkin yapılacak düzenlemelere dair bilgiler veren Menteş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Önümüzdeki dönemde, maddi hasar tespiti yapan eksperin talepten bağımsız olarak eş zamanlı değer kaybı tazminatını da hesaplaması, eksperlerin akıllı atama yoluyla görevlendirilmesi gibi bir dizi ilave tedbirin uygulamaya konulması ile birlikte değer kaybı taleplerinin uyuşmazlığa konu olmaksızın ödenmesi ve süreçlerin daha etkin hale getirilmesi amaçlanıyor. Mevzuatta yeri olmamasına rağmen kendilerini hasar aracısı olarak tanıtan, illegal yöntemlerle temin ettikleri bilgilerle kazadan hemen sonra vatandaşlarımızı taciz edercesine defaatle arayarak daha sigorta şirketine ihbar dahi edilmemiş bir hasarı ihtilafa dönüştürmeye çalışan yapıların engellenmesine yönelik geniş çaplı bir eylem planı hazırlığında olduğumuzu da ifade etmek isteriz."
"ZORUNLU AFET SİGORTASI'NDA TEKNİK DÜZENLEMELERDE SON AŞAMAYA GELİNDİ"
Menteş, doğal afetlerin hem küresel ölçekte hem de Türkiye'de sayısının ve şiddetinin arttığına, bu artışların Türkiye'de de önemli ölçüde hasar artışına neden olduğuna dikkati çekti.
Bu çerçevede, afetlere karşı finansal dayanıklılığı güçlendirmek amacıyla, 12. Kalkınma Planı'nda tüm afet tehlikelerini kapsayacak şekilde bir Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) modelinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının hedeflendiğine ve bu hedefin Orta Vadeli Program'da bulunduğuna işaret eden Menteş, "Bu doğrultuda, Kurumumuz ile Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından yürütülen çalışmalarla ZAS modeline ilişkin kapsamlı bir hazırlık süreci başlatılmıştır. İlk aşamada, ülkemiz açısından en yüksek risk oluşturan doğal afet türleri belirlenmiş, sel ve heyelan afetleri için risk haritaları hazırlanmıştır. Bunu müteakip, ZAS’nin yasal zemini için kanun taslağı oluşturulmuş ve eş zamanlı olarak tarife ile genel şartlara ilişkin teknik düzenlemelerde son aşamaya gelinmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Menteş, yeni modelle birlikte, deprem teminatı sunan sistemin kapsamının genişletilerek, sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangını gibi diğer doğal afetlerin de teminat kapsamına alınmasının hedeflendiğini, deprem dışındaki afetler sebebiyle konut sakinlerinin acil ihtiyaçlarına yönelik ek teminat sağlanmasının planlandığını dile getirdi.
Köy yerleşim alanlarının da sigorta kapsamına dahil edilmesinin öngörüldüğünü ifade eden Menteş, şu bilgileri verdi:
"Temel amacımız, deprem sigortasında edindiğimiz tecrübeyi diğer afet türlerine yayarak, afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpları en aza indirgemek. Halihazırda su ve elektrik abonelik işlemleri sırasında yürütülen poliçe kontrollerine doğal gaz ve internet aboneliklerinin de dahil edilmesini planlamaktayız. Bunun yanı sıra, tapu müdürlüklerinde gerçekleştirilen işlemlerde de poliçe kontrol süreçlerinin kapsamının genişletilmesini hedefliyoruz. Bu düzenlemelerle, tüm sivil konutların sigorta güvencesi altına alınmasını sağlayarak, afet sonrası vatandaşlarımızın ekonomik kayıplarının telafisini azami seviyeye çıkarmayı amaçlıyoruz."