Havacılık ve uzay sanayiinde geleneksel yakıtların yüksek maliyeti ve depolama zorluklarına alternatif arayan General Galactic, ‘Trinity’ adlı göreviyle teknolojik bir dönüşüm başlatmayı hedefliyor. SpaceX ve Varda Space tecrübesine sahip mühendisler Halen Mattison ve Luke Neise liderliğindeki ekip, Ekim 2026'da SpaceX Falcon 9 ortak uçuş göreviyle yeni nesil su itki sistemini test edecek.
ÇİFT YÖNLÜ İTKİ TEKNOLOJİSİ: KİMYASAL VE ELEKTRİKLİ
Trinity uydusu, suyun itici güç olarak kullanıldığı iki ayrı yöntemi doğrulayacak:
GELENEKSEL YAKITLARA KARŞI STRATEJİK AVANTAJLAR
Sıvı metan gibi geleneksel yakıtların aksine, su kullanımı operasyonel süreçlerde büyük kolaylıklar sağlıyor. Suyun dondurucu soğuklarda muhafaza edilmesi gerekmediği gibi, güneş ışığına maruz kaldığında buharlaşma veya kaza sonucu patlama riski de bulunmuyor. Bu durum, uzay araçlarının sigorta ve operasyon maliyetlerini doğrudan aşağı çekiyor.
‘DELTA-V’ KAPASİTESİNDE 10 KAT ARTIŞ
General Galactic CEO’su Halen Mattison, su itki sisteminin geleneksel sistemlerin ‘Delta-V’ kapasitesinin (hız ve yön değişim toplamı) 5 ila 10 katını sağlayabileceğini vurguluyor. Şirketin CTO’su Luke Neise ise sistemin hem uzun menzilli verimlilik sağladığını hem de yörüngedeki ani gelişmelere karşı hızlı yanıt verme kapasitesine sahip olduğunu ifade ediyor.
MARS’TA YAKIT İSTASYONU VİZYONU
Girişimin nihai hedefi, yörünge testlerinin ardından Mars'ta bir itici yakıt istasyonu kurarak Kızıl Gezegen uçuşlarını destekleyecek bir lojistik altyapı oluşturmak. NASA’nın Ay yüzeyindeki su buzundan yakıt üretme projeleri ve Japon Pale Blue firmasının nano uydu testleri de göz önüne alındığında, suyun uzay ekonomisinin ‘yeni petrolü’ olma yolunda ilerlediği görülüyor.