Çarşamba21 Ekim 202611:49İSTPİYASAAÇIK
FinansÖne çıkan

S&P'den fon değerlendirmesi: Tasfiye TL'ye güveni etkilemedi

S&P Global Ratings, Türkiye’de bazı fonların tasfiye sürecinin daha geniş finansal piyasalara yayıldığına ilişkin güçlü bir işaret görmediğini açıkladı. Kurum, kredi notunda olası artış için dezenflasyon, rezerv birikimi ve TL’ye güvenin sürmesini önemli görüyor.

Yayınlanma

Paylaş
S&P'den fon değerlendirmesi: Tasfiye TL'ye güveni etkilemedi

S&P Global Ratings’ten Türkiye’deki fon tasfiyesi sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirme geldi. Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov, sürecin daha geniş finansal piyasalara yayıldığına veya Türk lirasına duyulan güveni etkilediğine ilişkin güçlü bir kanıt görmediklerini söyledi.

Vartapetov, Türkiye’nin kredi notunda olası bir artış açısından dezenflasyon süreci, uluslararası rezervlerin güçlenmesi ve hane halkının Türk lirası cinsinden varlıklara güveninin devam etmesinin önemli olduğunu belirtti.

S&P’NİN MEVCUT NOTU GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR

S&P Global Ratings, nisanda yayımladığı son değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit etmiş ve not görünümünü “durağan” seviyede tutmuştu.

Kurum, 16 Ekim Cuma günü Türkiye’nin kredi notuna ilişkin beklenen değerlendirmeyi yayımlamamış, bunun yerine not kararı içermeyen bir analiz paylaşmıştı.

Vartapetov, Türkiye’ye yönelik mevcut kredi notu ve görünümün geçerliliğini koruduğunu söyledi.

Değerlendirmenin cuma yerine pazartesi günü yayımlanmasının olağan dışı bir durum olmadığını belirten Vartapetov, kredi notunda herhangi bir işlem söz konusu olmadığında piyasaların kafasını karıştırmamak için zaman zaman bu yöntemi kullandıklarını ifade etti.

TEMEL SENARYO DEĞİŞMEDİ

Vartapetov, Türkiye ekonomisine ilişkin temel senaryolarını yeniden incelediklerini ve bazı tahminleri güncellediklerini belirtti.

Mevcut temel senaryonun geçerliliğini koruduğu sonucuna vardıklarını söyleyen Vartapetov, durağan görünümün kredi notuna ilişkin yukarı ve aşağı yönlü risklerin temelde birbirini dengelediğine işaret ettiğini kaydetti.

Geçen haftaki not değerlendirmesinin yayımlanmamasının ilerleyen günlerde olağan dışı bir kredi notu kararı alınacağı anlamına gelmediğini de vurguladı.

“DEZENFLASYONDA İLERLEME VAR”

Vartapetov, Türkiye’de dezenflasyonun devam etmesini beklediklerini belirterek beklenenden daha güçlü bir düşüşün kredi notu açısından yukarı yönlü bir etken olabileceğini söyledi.

Tek haneli enflasyon hedefini iddialı bulduğunu ifade eden Vartapetov, düşük çift haneli seviyelerin daha gerçekçi göründüğünü belirtti.

Kredi notu açısından döviz rezervlerinin yeterliliği ve hane halkının Türk lirası cinsinden varlıklara güveninin sürmesinin de belirleyici olacağını söyledi.

REZERV BİRİKİMİ VE TL’YE GÜVEN ÖNEMLİ

Vartapetov, Merkez Bankasının uluslararası rezervlerini biriktirmeye devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Bu sürecin, yurt içinde yaşayanların Türk lirasına duyduğu güvenin korunduğu ve politika değişikliklerinin yaşanmadığı bir ortamda sürmesinin önemine dikkat çekti.

Vartapetov, böyle bir görünümün daha yüksek bir kredi notuyla uyumlu olabileceğini söyledi.

HİZMET ENFLASYONUNDA YAVAŞLAMA İŞARETLERİ

Enflasyonun temel eğilimini yansıtan hizmet enflasyonunda bazı olumlu yavaşlama işaretleri görüldüğünü belirten Vartapetov, fiyat belirleme davranışının geçmişe dönük olması nedeniyle enflasyon beklentilerinin çıpalanmasının zaman alacağını ifade etti.

Para politikasının da hane halkının ve yurt içinde yaşayanların tasarruflarını döviz yerine yerel para biriminde tutmalarını sağlayacak ölçüde ikna edici olması gerektiğini söyledi.

ENERJİ ŞOKU MANŞET ENFLASYONU 7 PUAN YÜKSELTTİ

Vartapetov, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle ortaya çıkan enerji fiyat şokunun Türkiye’de öngörülen manşet enflasyonu yaklaşık 7 puan yükselttiğini belirtti.

Buna karşılık enerji fiyat şokunun ikinci tur etkilerinin görece sınırlı kaldığını söyledi.

Vartapetov, bunun temel nedenlerinden birinin iç talepteki yavaşlama olduğunu ifade etti.

Firmaların artan maliyetleri tüketiciye yansıtmasının zorlaştığını belirten Vartapetov, para politikası bileşiminin ve genel duruşun ekonomi üzerinde etkisini göstermeye başladığını söyledi.

“Temel enflasyon eğilimi açısından gerçekten bir ilerleme var.” değerlendirmesinde bulundu.

MERKEZ BANKASI TEMKİNLİ OLABİLİR

Vartapetov, dış koşulların son derece zorlu ve değişken olmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Küresel emtia ve enerji piyasaları ile küresel merkez bankalarının kararlarının Türkiye’de dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını belirtti.

Merkez Bankasının enflasyon beklentilerini çıpalamaya devam etmek için temkinli hareket etmesi gerekebileceğini söyledi.

YIL SONU FAİZ BEKLENTİSİ EN AZ YÜZDE 35

S&P’nin temel senaryosuna göre Merkez Bankasının yıl sonuna kadar faiz indirimine gidebileceğini belirten Vartapetov, politika faizini yıl sonunda en az yüzde 35 seviyesinde öngördüklerini söyledi.

Gelecek yıl da faiz indirimlerinin devam etmesini beklediklerini ifade eden Vartapetov, bu tahminlerin başta petrol olmak üzere enerji fiyatlarının seyrine bağlı olduğunu belirtti.

ÖDEMELER DENGESİ RİSKİ AŞAĞI YÖNLÜ BASKI OLUŞTURABİLİR

Vartapetov, ödemeler dengesinde sorun yaşanma riskinin Türkiye’nin kredi notu açısından aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini söyledi.

Böyle bir durumda daha geniş bir cari açık ve hane halkının dolarizasyona yönelmesi riskinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

“FON TASFİYESİ TL'YE GÜVENİ ETKİLEMEDİ”

Vartapetov, geçen ay başlayan bazı fonların tasfiye sürecinin etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Sürecin daha geniş kapsamlı bir finansal sorun yerine sermaye piyasalarının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını belirten Vartapetov, makroekonomik etkilerin şu ana kadar oldukça sınırlı kaldığını söyledi.

Vartapetov, “Dar kapsamlı varlık sınıflarındaki bir sorunun daha geniş finansal piyasalara yayıldığına veya Türk lirasına duyulan güveni etkilediğine ilişkin güçlü bir kanıt görmüyoruz.” dedi.

FONLARDAN ÇIKAN PARA TL MEVDUATA YÖNELDİ

Vartapetov, söz konusu varlık sınıfından çıkan fonların Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına yöneldiğini belirtti.

Bunun mevcut koşullarda olumlu sonuçlardan biri olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte sürecin devam ettiğini ve soruşturmanın sürdüğünü hatırlatan Vartapetov, kesin bir sonuca varmak için erken olduğunu söyledi.

YATIRIMCI GÜVENİ İZLENECEK

Vartapetov, hükümetin sonuçlanmamış fon tasfiyelerine ve yatırımcı zararlarının karşılanmasına nasıl yaklaşacağının izleneceğini belirtti.

Yatırımcıların atılacak adımlardan memnun kalmaması durumunda güven üzerinde ilerleyen dönemde olumsuz etkiler oluşup oluşmayacağının da takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Risklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Vartapetov, buna rağmen şu ana kadarki etkilerin görece sınırlı kaldığını ifade etti.

“İLK TEPKİ ZAMANINDA VE GÜÇLÜYDÜ”

Vartapetov, yetkililerin sürece yönelik ilk tepkisinin zamanında ve hızlı olduğunu söyledi.

İlk adımların ve bu adımların zamanlamasının güçlü olduğunu belirten Vartapetov, gelişmekte olan piyasalarda bu tür olayların yaşanmasının alışılmadık olmadığını ifade etti.

S&P’nin bundan sonraki süreçte yetkililerin bu deneyimden çıkaracağı sonuçlara ve benzer durumlara karşı atılacak adımlara odaklandığını belirtti.

2026 BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 3

S&P Global Ratings’in tahminlerine göre Türkiye’de enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 30,9 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

2027 yılı için ortalama enflasyon tahmini yüzde 21,7 olarak belirlendi.

Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesi beklenirken Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle 2026 büyüme tahmini önceki öngörüye göre 0,4 puan aşağı çekildi.

S&P, ekonomik büyümenin 2027’de yeniden hızlanarak yüzde 3,7 seviyesine ulaşmasını bekliyor.

ONUR TOPKAN

ONUR TOPKAN

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü