Sarı metal diplomasiyi sevdi! Altında ezber bozan hareket
Altın, ABD ile İran geriliminin enerji maliyetlerini yükseltmesi ve şahin Fed beklentileriyle 2026 genelinde baskı altında kaldı. Ancak Hürmüz Boğazı’nda diplomasi umudu ve ABD’de zayıf iş gücü verileri, altın piyasasında son ayların en sert dönüşünü beraberinde getirdi. Ons altında 4 bin 500-4 bin 600 dolar bandı kritik eşik olarak izlenirken, yılsonu için 4 bin 600-5 bin dolar aralığında tahminler öne çıkıyor. Gram altında ise 7 bin TL’nin yeniden gündeme gelebileceği bildirildi.

Yılın ilk yarısında rekor seviyelerden sert düşüş gösteren ve daha sonra baskı altında kalan altın fiyatları, son ayların en güçlü tepki çıkışına imza attı. ABD’de açıklanan zayıf istihdam verileri ve Orta Doğu’da diplomasi ihtimalinin güçlenmesiyle 3-9 Ağustos haftasında altın yüzde 7’yi aşan kazançla yedi ayın en güçlü haftalık performansına ulaştı.
EZBER BOZAN FİYATLAMA
Normal şartlarda savaş ve jeopolitik risklerden destek bulan altında 28 Şubat’ta başlayan Orta Doğu çatışmaları fiyatlamaları tersine çevirdi. Yükselen petrol fiyatlarının küresel enflasyonu tetiklemesiyle birlikte Fed başta olmak üzere majör merkez bankaları sıkı para politikasını gündemine aldı. Savaş öncesi faiz indirimleri konuşulurken, Fed’den faiz artışı beklentilerinin kuvvetlenmesi değerli metal üzerinde satış baskısı oluşturdu.
Ancak Fed’in para politikasını belirleyecek kritik istihdam verisinin piyasa beklentilerinin oldukça altında kalması, faiz artışı ihtimallerini düşürdü. Bunun üzerine ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’na ilişkin anlaşma umutlarının canlanması jeopolitik riskleri azaltırken, altın fiyatlarına destek verdi. Genellikle savaştan olumlu etkilenen altında bu kez barış ihtimalleri yükselişi tetikleyen unsurlardan biri oldu.
ABD VERİSİ SÜRPRİZİ
Altının geçen haftaki yükselişinde bir diğer güçlü destek ABD iş gücü piyasasından geldi. Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken, piyasa beklentisi 80 bin kişilik artış yönündeydi. Mayıs ve haziran verilerinde toplam 103 bin kişilik aşağı yönlü revizyon yapılması da iş gücü piyasasındaki soğuma sinyalini güçlendirdi. İstihdam piyasasındaki sürpriz zayıflama Fed’den faiz artışı beklentilerini törpüledi.
Altın piyasasında önümüzdeki dönemin fiyatlaması, yalnızca geleneksel güvenli liman talebi üzerinden şekillenmeyecek. Petrol fiyatları, ABD enflasyonu, Fed’in faiz politikası, dolar endeksi ve Hürmüz Boğazı’ndaki diplomasi trafiği aynı anda altının yönü üzerinde etkili olacak.
Orta Doğu’da tansiyonun azalması ilk etapta güvenli liman talebini sınırlandırabilecek olsa da petrol fiyatlarında yaşanabilecek düşüşün enflasyon baskısını azaltması ve Fed’in yeni faiz artırımlarına duyacağı ihtiyacı zayıflatması altın lehine yeni bir denge oluşturabilir. Bu nedenle 2026’da altın piyasasında klasik “savaş yükseltir, barış düşürür” denkleminden farklı bir fiyatlama öne çıkıyor. Yılın ilk yarısında savaşın getirdiği enflasyon ve faiz baskısıyla gerileyen değerli metal, yılın ikinci yarısında diplomasinin oluşturduğu daha ılımlı faiz beklentilerinden destek buluyor.
ALTINA İSTİHDAM DOPİNGİ
Ahlatçı Yatırım Kıdemli Araştırma Uzmanı Ali Emre Yıldırım, bu yıl Fed cephesindeki temel tartışmanın faiz indirimi ile sabit faiz arasında değil, faizin sabit tutulması ile yeni bir artırım arasında şekillendiğine dikkat çekti. Fed’in politika faizini sabit tutmasının ardından üç üyenin 25 baz puanlık artış yönünde oy kullanmasının sıkılaşma riskinin halen masada olduğunu belirten Yıldırım, son istihdam verilerinin bu ihtimali önemli ölçüde zayıflattığını dile getirdi.
Yıldırım, iş gücü piyasasındaki yavaşlamanın altın açısından iki kanaldan destek oluşturduğunu belirterek, “İşgücü piyasasındaki zayıflama, hem Fed’in daha sıkı bir para politikası uygulama ihtimalini azaltması hem de ekonomik aktiviteye ilişkin endişeleri artırması nedeniyle altın açısından destekleyici bir tablo oluşturuyor” dedi.
NORMALLEŞME İKİ YÖNLÜ ETKİLEYEBİLİR
Orta Doğu’da diplomasi ihtimalinin güçlenmesinin altın üzerinde ilk aşamada sınırlı satış baskısı yaratabileceğini belirten Ahlatçı Yatırım Kıdemli Araştırma Uzmanı Ali Emre Yıldırım, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve gerilimin azalmasıyla jeopolitik risk priminin bir bölümünün geri alınabileceğini söyledi.
Yıldırım, buna karşılık petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon baskısını hafifleterek Fed’in yeni faiz artırımlarına duyacağı ihtiyacı azaltabileceğini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Orta Doğu’da normalleşme altın açısından daha çok kısa vadeli bir fiyat düzeltmesi yaratabilir. Ancak bunun kalıcı bir düşüş trendine dönüşmesini beklemiyoruz. Petrol fiyatlarındaki gerileme enflasyon baskısını azaltarak Fed’in daha fazla faiz artırma ihtimalini de zayıflatabilir.”
Kısa vadede ons altında 4 bin 200-4 bin 600 dolar bandını takip ettiklerini belirten Yıldırım, 15-16 Eylül’deki Fed toplantısının altının yönü açısından kritik olacağını söyledi.
Yıldırım, orta vadeli olumlu beklentilerinin yalnızca Fed’in faiz politikasına dayanmadığını, merkez bankalarının güçlü talebi ile yatırımcıların yeniden altına yönelmesinin de fiyatları desteklediğini belirtti. İkinci çeyrekte merkez bankası alımlarının 289 tona ulaştığını, yıl genelindeki alımların ise 1.000 tona yaklaşmasının beklendiğini aktardı.
4.600-4.800 DOLAR BEKLENTİSİ
Yılın ilk yarısında gerileyen altın ETF stoklarında üçüncü çeyrekle birlikte yeniden girişlerin başlamasına da dikkat çeken Yıldırım, yılsonu beklentisini şu sözlerle açıkladı:
“Bizim baz senaryomuz yılsonunda ons altının 4 bin 600-4 bin 800 dolar aralığında olması yönünde. Bu görüşümüzü yalnızca Fed beklentilerine değil, merkez bankalarının güçlü talebine ve yatırımcıların altına yeniden yönelmeye başlamasına dayandırıyoruz.”
Gram altındaki nominal rekorların doğrudan reel kazanç anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldırım, yılbaşından bu yana getirinin yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kaldığını ifade etti. Yıllık TÜFE’nin yüzde 31.75 ve politika faizinin yüzde 37 olduğu ortamda gram altının reel getirisinin halen negatif olduğuna dikkat çekti.
PETROL-ENFLASYON-FED ZİNCİRİ
İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, altın fiyatlarının kısa vadede enflasyon beklentileri ile dolar endeksinin seyrinden etkilendiğini belirtti. ABD ile İran arasındaki belirsizlik arttıkça petrol fiyatlarında hızlı yükselişler görülmesinin ikinci dalga enflasyon endişesi yarattığını ifade eden Altunsaray, bu sürecin Fed’in sıkılaşma ihtimalini ve dolar talebini güçlendirdiğini söyledi.
Altunsaray, altında savaş döneminde oluşan baskıyı şu sözlerle anlattı: “ABD ve İran arasındaki belirsizlik arttıkça petrol fiyatlarında çok hızlı yukarı hareketler görüyoruz. Bu durum ikinci dalga enflasyon beklentisi oluşmasına neden oluyor. Bu oluşunca da Fed’in sıkılaşması ve dolar endeksinin güçlendiği bir senaryo ortaya çıkıyor. Bu durum likidite ihtiyacı ve altın ETF’lerinden çıkışlara sebep olunca altın fiyatında geçtiğimiz aylarda geri çekilme gördük.”
YÜKSELİŞTE İLK DURAK 7 BİN TL OLABİLİR
İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, altında kritik seviyeleri şöyle değerlendirdi: “Son fiyatlamaya bakacak olursak altında 4 bin dolar civarında dip oluştuğunu söyleyebiliriz. Yükselişin devam edebilmesi için enflasyonda düşüşü görmemiz kritik olacaktır. 4 bin 500 dolar şu an için güncel direnç diyebiliriz.”
Gram altında ise ons fiyatlamasının belirleyici olacağını belirten Altunsaray, yükseliş senaryosunun devam etmesi halinde 7 bin TL seviyesinin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
4.400 DOLAR SEVİYESİ ÖNEMLİ
Finans Analisti İslam Memiş ise geçen hafta açıklanan zayıf tarım dışı istihdam verisinin altın fiyatlarına güçlü destek verdiğini belirtti. Yeni haftada teknik seviyelerin daha yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çeken Memiş, ons altında 4 bin 400 dolar üzerindeki kapanışların yükselişin devamı açısından önemli olduğuna dikkat çekti.
KALICI ATEŞKES SENARYOSUNDA 5 BİN DOLAR SEVİYESİ GÜNDEME GELEBİLİR
Finans Analisti İslam Memiş, teknik görünümü şu sözlerle değerlendirdi: “4 bin 400 dolar seviyesinin üzerinde kapanışlar görmemiz gerekiyor ki altın tekrar yukarı yönlü hareketlerine devam edebilsin. Şu anda kâr satışlarına karşı dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. O yüzden 4 bin 150 dolar seviyesi burada güçlü bir destek konumunda çalışmaya devam edecektir.”
Gram altının da ons tarafındaki fiyatlamayı takip edeceğini belirten Memiş, olası kâr satışlarında gram altında 6 bin 500 TL seviyesine doğru geri çekilme görülebileceğini söyledi. Orta ve uzun vadeli yükseliş beklentisini ise koruduğunu vurguladı.
ABD ile İran arasındaki savaşın sona ermesinin altın açısından kritik bir eşik oluşturacağını belirten Memiş, çatışmalar devam ettiği sürece kalıcı yükselişlerden söz etmenin zor olduğunu dile getirdi. Buna karşılık anlaşma veya ateşkes ihtimalinin güçlenmesi halinde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini söyledi. Memiş, yılsonu senaryosunu şöyle anlattı: “ABD ve İran geriliminde bir anlaşma veya ateşkes haberi çıkarsa, yılsonunda gram altın tarafında 8 bin lira seviyesinin üzerinde, ons altın tarafında ise 5 bin dolar seviyesini hedef alan bir yükseliş görmemiz mümkün. Düşüşlerin kalıcı olmasını beklemiyoruz.”
