Sahte güneş gözlüğü uyarısı: Ucuz ürün göz sağlığını tehdit edebilir

Yaz aylarının yaklaşmasıyla güneş gözlüğü talebi artarken uzmanlar, internet üzerinden satılan sahte ve denetimsiz ürünlere karşı tüketicileri uyardı. Yetkililer, ucuz ürünlerin göz sağlığını tehdit edebileceğini belirterek güvenilir satıcı ve belgeli alışveriş vurgusu yaptı.

Giriş: 29.05.2026 - 12:14
Güncelleme: 29.05.2026 - 12:14
Sahte güneş gözlüğü uyarısı: Ucuz ürün göz sağlığını tehdit edebilir

Güneş gözlüğüne talebin arttığı yaz döneminde, sahte ve denetimsiz ürünlere ilişkin uyarılar da peş peşe geliyor. Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Genel Başkanı Ayhan Demircan, sağlıklı güneş gözlüğü almanın adresinin optisyenlik müesseseleri olduğunu belirtirken, TÜKONFED Başkan Vekili İbrahim Güllü de özellikle e-ticaret platformlarında sahte ve taklit ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.


SAHTE GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNE KARŞI UYARI

Yaz aylarının yaklaşmasıyla güneş gözlüğü talebi artarken, uzmanlar internet üzerinden satılan sahte ve denetimsiz ürünlere karşı tüketicileri uyardı.


Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Genel Başkanı Ayhan Demircan, piyasada denetimsiz şekilde satılan güneş gözlüklerinin cam kalitesine ilişkin tüketici bilincinin yetersiz olduğunu belirtti.


Demircan, bu durumun üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri olduğunu söyledi. Özellikle güneş gözlüğü seçiminde ürünün yalnızca görünümüne ya da fiyatına bakılarak karar verilmemesi gerektiğine dikkati çekti.


OPTİSYENLİK MÜESSESELERİ DENETLENİYOR

Ayhan Demircan, optisyenlik müesseselerinin Sağlık Bakanlığına bağlı olduğunu ve yılda en az iki defa denetlendiğini vurguladı.


Demircan’a göre güneş gözlüklerinin bu işletmelerde satılması, hem göz sağlığının korunmasına katkı sağlıyor hem de vergi kaybını önlüyor.


Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü alırken denetimli, kayıtlı ve ürünün arkasında durabilecek işletmeleri tercih etmesi önem taşıyor.


UV400, CE VE TSE TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Güneş gözlüklerinin üzerinde yer alan ibarelere de değinen Demircan, bu belgelerin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.


Demircan, “Bunlarla ilgili testler de yaptırıyoruz. Gözlüğün UV400, CE veya TSE belgeli olması tek başına yeterli değil.” dedi.


Bu açıklama, tüketicilerin yalnızca ürün üzerindeki ibarelere güvenmemesi, ürünün güvenilir bir yerden alınıp alınmadığını da sorgulaması gerektiğini ortaya koydu.


UCUZ GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNE ŞÜPHEYLE YAKLAŞILMALI

Demircan, tüketicinin internette satılan ucuz güneş gözlüklerine şüpheyle yaklaşması gerektiğini söyledi.


Sağlıklı güneş gözlüğü almanın adresinin optisyenlik müessesesi olduğunu belirten Demircan, tüketicinin bir gözlüğü yüzüne takmadan satın almaması gerektiğini dile getirdi.


Demircan, güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, gözlüğün yüze uyumunun da önemli olduğunu vurguladı.


GÖZLÜĞÜN ANATOMİK AYARLARI ÖNEM TAŞIYOR

Ayhan Demircan, güneş gözlüğü satın alırken anatomik ayarların dikkate alınması gerektiğini belirtti.


Demircan, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:


“Sağlıklı bir güneş gözlüğü almanın adresi optisyenlik müessesesi. Tüketici bir gözlüğü yüzüne takmadan satın almamalı. Çünkü bunun anatomik ayarları da var. Örneğin, sizin burunla kulağınız arasındaki mesafe uzundur, başkasının kısadır. Alacağınız gözlüğün sap uzunluğunun ne olduğunu bilemezsiniz. Optisyenlik müesseselerinden alınması hem satın almış olduğunuz ürünün arkasında duracak birinin olması sebebiyle hem de gözlüğün yüzünüze göre ayarlanması sebebiyle daha doğru bir yaklaşım olur.”


Bu uyarı, güneş gözlüğünün kişiye uygun şekilde ayarlanmasının göz sağlığı ve kullanım konforu açısından önemli olduğunu gösterdi.


E-TİCARETTE SAHTE ÜRÜN RİSKİ

Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili İbrahim Güllü de sahte güneş gözlüklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Güllü, yaz aylarında güneş gözlüğü talebinin arttığını, özellikle e-ticaret platformlarında sahte ve taklit ürünlerin görülebildiğini belirtti.


Tüketicilerin hem sağlık hem de maddi kayıp yaşamamaları için alışveriş sırasında dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.


YETKİLİ SATICI VE RESMİ MAĞAZA TERCİH EDİLMELİ

İbrahim Güllü, tüketicilerin alışveriş sırasında sahte ürün riskini azaltmak için e-ticaret platformlarında yetkili satıcı, resmi mağaza veya markanın doğrulanmış hesabını tercih etmesi gerektiğine dikkati çekti.


Güllü’ye göre ürünün açıklama kısmında UV400 koruması, CE belgesi, garanti bilgisi ve fatura ibaresi bulunup bulunmadığı incelenmeli.


Ayrıca alışveriş yapanların olumsuz değerlendirmeleri de dikkatlice okunmalı. Çünkü kullanıcı yorumları, ürün ve satıcı hakkında tüketiciye fikir verebilecek önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.


SATICININ BİLGİLERİ VE İADE KOŞULLARI İNCELENMELİ

Güllü, sahte ürünlerin genellikle UV koruması sağlamadığını ve göz sağlığına zarar verebildiğini belirtti.


Tüketicilerin yalnızca ürün fotoğrafına bakarak karar vermemesi gerektiğini vurgulayan Güllü, satıcının ticari unvanı, iletişim bilgileri ve iade koşullarının da kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.


Güvenli ödeme sistemlerinin kullanılması gerektiğini belirten Güllü, mümkünse kayıt dışı havale veya EFT taleplerinden kaçınılması gerektiğini söyledi.


FİYAT CİDDİ BİR GÖSTERGEDİR

İbrahim Güllü, piyasa değerinin çok altında satılan ürünlere ve “fazla iyi görünen fırsatlara” tüketicinin temkinli yaklaşması gerektiğine işaret etti.


Güllü, fiyatın sahte ürün riskinde ciddi bir gösterge olduğunu belirtti.


Özellikle orijinal ürün fiyatının çok altında sunulan teklifler, tüketici açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken riskli alışverişler arasında yer alıyor.


YÜZDE 50-70 ALTINDAKİ TEKLİFLERE DİKKAT

Güllü, sahte ürün riskine ilişkin şu uyarılarda bulundu:


“Fiyatı orijinal ürünün yüzde 50-70 altında olan teklifler neredeyse her zaman sahte veya çok düşük kaliteli replika şüphesi ve sahtecilik göstergesi olabilir. Fiyat ciddi bir göstergedir. ‘İnanılmaz fırsat’, ‘stok eritme’, ‘son fırsat’, ‘outlet’, ‘gümrük fazlası’, ‘orijinal üretim fazlası’, ‘bugüne özel’ gibi cezbedici ve acele ettiren ifadeler bazen tüketiciyi yanıltmak amacıyla kullanılabiliyor. Bu nedenle ürünün kaynağı mutlaka sorgulanmalıdır. Sahte güneş gözlükleri yalnızca ekonomik zarar oluşturmaz, UV koruması olmadığı için göz sağlığını da ciddi tehdit edebilir.”


Bu ifadeler, tüketicilerin özellikle fiyatı olağan piyasa koşullarının çok altında olan ürünlerde daha dikkatli olması gerektiğini ortaya koydu.


SAHTE ÜRÜN AYIPLI MAL KAPSAMINDA

İbrahim Güllü, tüketicinin satın aldığı ürünün sahte olduğunu anladığı anda yasal haklarını kullanması gerektiğini söyledi.


Güllü, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sahte ürünün “ayıplı mal” kategorisine girdiğini dile getirdi.


Bu kapsamda tüketicinin iade, ücret talebi veya ürünün ayıpsız orijinaliyle değişimi gibi haklarını kullanabileceği belirtildi.


BELGELER SAKLANMALI

Güllü, ilk aşamada satıcıya platform üzerinden yazılı şekilde başvuru yapılarak iade ve ücret talebi oluşturulması gerektiğini ifade etti.


Ürünün sahte olduğuna ilişkin kutu, etiket, seri numarası, uzman görüşü veya marka doğrulaması gibi delillerin saklanması gerektiğini belirtti.


Ayrıca e-ticaret platformunun şikayet ve güvenlik birimine bildirim yapılmasının önemine işaret etti.


BELGELİ ALIŞVERİŞ HAK ARAMAYI GÜÇLENDİRİR

İbrahim Güllü, tüketicilerin fatura, ekran görüntüsü, ürün ilanı ve yazışmaları, banka ve ödeme dekontlarını saklaması gerektiğini söyledi.


Güllü, “Belgeli alışveriş yapan tüketicinin hak araması ve sonuç alması kuvvetlenecektir. Satıcı iade kabul etmezse tüketici, e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyetine başvurarak ürünün bedel iadesini ya da ürünün ayıpsız orijinaliyle değişimi talep etmelidir. Tüketici eğer marka taklidi ve dolandırıcılık şüphesi varsa savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır.” ifadelerini kullandı.


Bu uyarılar, sahte güneş gözlüğüyle karşılaşan tüketicilerin hem platform üzerinden hem de yasal yollarla hak arayabileceğini gösterdi.


GÖZ SAĞLIĞI İÇİN GÜVENİLİR ALIŞVERİŞ VURGUSU

Uzmanlara göre sahte güneş gözlükleri yalnızca ekonomik kayba yol açmıyor, UV koruması olmadığı için göz sağlığını da ciddi şekilde tehdit edebiliyor.


Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü alırken ucuz ürünlere şüpheyle yaklaşması, ürünün belgelerini incelemesi, güvenilir satıcıları tercih etmesi ve alışveriş belgelerini saklaması gerekiyor.


Optisyenlik müesseselerinden yapılan alışverişler ise hem ürünün yüz yapısına göre ayarlanması hem de satın alınan ürünün arkasında muhatap bulunması açısından daha doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.