Rusya'nın Starlink alternatifi uyduları irtifa kaybediyor
Rusya’nın Starlink’e alternatif olarak geliştirdiği Rassvet uydu projesinde bazı uydalar hedeflenen yörünge irtifasına ulaşamadı. 300-400 kilometre bandında kalan araçlar, kesintisiz iletişim hedefi ve geniş bant uydu hizmetlerinin ölçeklenmesi açısından teknik risk oluşturuyor.

Rus teknoloji şirketi 1440 Bürosu tarafından geliştirilen Rassvet uydu projesi, ilk iki fırlatma dalgasında yaşanan yörünge sapmaları nedeniyle teknik bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Mart ve Haziran aylarında yörüngeye gönderilen bazı uyduların hedeflenen 870 kilometrelik operasyonel irtifa yerine 300 ile 400 kilometre arasında kalması, sistemin uzun vadeli çalışabilirliği ve kapsama kapasitesi üzerinde soru işaretleri yarattı.
YÖRÜNGE SORUNU
Dünya’ya daha yakın irtifalarda atmosferik sürtünme daha yüksek olduğu için uyduların yörüngelerini koruyabilmeleri adına daha fazla yakıt harcamaları gerekiyor. İlk fırlatmada gönderilen 16 uydudan 12’sinin planlanan yüksekliğe ulaşabildiği, bir uydunun ise yörüngeden çıktığı belirtiliyor. İki uydunun da atmosfere yeniden giriş sürecine yönelmesi, erken hizmet dışı kalma riskini artırıyor. Bu durum, sistemin işletme maliyetleri ve yedek uydu ihtiyacı açısından ek baskı oluşturuyor.

KAPSAMA AÇIĞI
Moskova yönetimi, Starlink altyapısındaki erişim kısıtlamalarının ardından askeri ve sivil haberleşmede yerli bir uydu ağı kurma çalışmalarını hızlandırdı. Ukrayna üzerindeki kritik operasyon alanlarında 24 saat kesintisiz ve yüksek hızlı bağlantı sağlanabilmesi için 200 ila 300 operasyonel uyduya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Mevcut yapı ise gün içinde yalnızca yaklaşık 90’ar dakikalık iki kapsama penceresi sunabiliyor. Yeterli sayıda uydunun doğru yörüngelere yerleştirilememesi, kesintisiz iletişim hedefinin önündeki temel sınırlamalardan biri olarak öne çıkıyor.

2035 HEDEFİ
1440 Bürosu, 2027’ye kadar 250 operasyonel uyduya, 2035’e kadar ise 900 araçlık bir takıma ulaşmayı hedefliyor. Bu planın sürdürülebilmesi için uyduların hedeflenen yörüngelere hassas biçimde yerleştirilmesi, atmosferik yıpranmaya dayanması ve arızalanan birimlerin hızlı biçimde yenilenmesi gerekiyor. İlk fırlatmalarda ortaya çıkan teknik sorunlar giderilemezse, projenin ticari ve operasyonel ölçeklenme takviminin yavaşlaması riski bulunuyor.