Rota nereye? Almanya'nın 3 farklı yüzü
Almanya’nın kültürel zenginliği yalnızca büyük metropollerden ibaret değil. Ülkenin kuzeyinden güneyine uzanan bir rota çizdiğinizde, birbirinden farklı üç şehir sizi karşılıyor…

Almanya’nın kültürel zenginliği sadece büyük metropollerle sınırlı değil. Ülkenin kuzeyinden güneyine uzanan rotalarda keşfedilecek pek çok şehir bulunuyor. Bu rotalardan takip ettiğinizde karşınıza üç özel durak çıkıyor: Hamburg, Heidelberg ve Berlin. Peki bu şehirlerde nereleri gezmeli, neler yemeli? İşte detaylar…

HAMBURG
Gezilecek yerler
Speicherstadt: Kırmızı tuğlalı yapılarıyla UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu depo bölgesi, artık müzeler, galeriler ve tasarım ofisleriyle dolu.
Miniatur Wunderland: Dünyanın en büyük model tren sergisi, her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor.
Elbphilharmonie: Modern mimarinin simgesi olan bu konser salonu, şehrin siluetine estetik bir imza atıyor.
HafenCity: Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri. Kafeler, restoranlar ve yürüyüş yollarıyla dolu modern bir yaşam alanı.
Planten un Blomen: Devasa bir park; yaz aylarında ışıklı su gösterileriyle büyülüyor. Kışın buz pateni pisti olarak kullanılıyor. Hiç görmediğiniz gülleri burada ilk defa görebilirsiniz.
Ne yenir?
Fischbrötchen, labskaus, franzbrötchen.

HEIDELBERG
Gezilecek yerler
Heidelberg Kalesi: Şehrin simgesi olan kale, Gotik ve Rönesans mimarisinin örneklerini sunuyor.
Philosophenweg: Şehre yukarıdan bakan, Goethe ve Hölderlin gibi düşünürlerin yürürken ilham aldığı söylenen yürüyüş rotası.
Alte Brücke: 1788’de inşa edilen taş köprü, Heidelberg’in panora- masını seyretmek için en güzel noktalardan biri.
Heidelberg Üniversitesi: Almanya’nın en eski üniversitesi. Tarihi kütüphanesi öğrencilerin ve halkın ziyaretine açık.
Altstadt: Arnavut kaldırımlı sokaklar, geleneksel kafeler ve butik dükkân- larla dolu tarihi merkez.
Ne yenir?
Pfälzer saumagen, maultaschen, apfelstrudel.

BERLİN
Gezilecek yerler
Berlin Duvarı: Soğuk Savaş’ın en önemli tanığı Berlin Duvarı’nın ayakta kalan bölümü sanatçılar tarafından boyanarak 1.3 km’lik bir açık hava galerisine dönüştürülmüş.
Brandenburg Kapısı: Berlin’in simgesi. Hem Nazi döneminde hem de duvarın yıkılmasında sembolik bir merkezdi.
Reichstag: Cam kubbesiyle dikkat çeken Parlamento Binası, geçmişle hesaplaşmanın ve şeffaf demokrasinin simgesi.
Museumsinsel: Pergamon Müzesi, Neues Museum ve Altes Museum’un yer aldığı Müze Adası, antik uygarlıklara dair hazinelerle dolu.
Ne yenir?
Currywurst, döner kebap, Berliner pfannkuchen.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…