Türkiye’de yıllık ortalama 710 bin ton tekstil atığı geri dönüşümle ekonomiye kazandırılıyor. Geri dönüştürülmüş iplik, kumaş ve nonwoven ürünlerde ciddi bir üretim kabiliyeti bulunan Türkiye’nin, tekstil atıklarından ürettiği pek çok ürün özellikle Avrupa pazarında rağbet görüyor. Tekstilciler, özellikle Uşak ili ile tekstil geri dönüşüm piyasasında önemli bir oyuncu olmanın eşiğinde olan Türkiye’nin, tekstil atıklarının kırpıntı haline gelmeden ülkeye girişi halinde pamuk tüketiminin yüzde 40 azalacağını söylüyor.
HAMMADDE SIKINTISI
Türkiye, entegre üretim yapısı sayesinde tekstil atıklarının önemli bir bölümünü sanayi içinde yeniden değerlendirebilecek altyapıya sahip ülkeler arasında yer alıyor. Ürünlerin tüketiciye tesliminden önce, üretim veya teslimat sürecinde oluşan atık malzemelerin geri kazanılmasında ileri bir seviyede olan Türkiye, tüketim sonrası geri kazanımda yeterli altyapıya sahip olmasına rağmen hammaddeye ulaşmakta zorluk çekiyor. Tekstil atıklarının kırpıntı haline gelmeden ülkeye girişlerine izin verilmesi halinde özellikle pamuk ithalinde önemli düşüşlerin olacağını söyleyen İstanbul Tekstil İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Mevcut üretimimiz, tüketimimizin yaklaşık yarısını karşılıyor. Bu alandaki açık ise her geçen gün artıyor. Geri dönüştürülmüş ürün ithalatına izin verilmesi halinde, pamuk tüketiminin yüzde 30-40 oranında azaltılması mümkün olacak” dedi.
1 MİLYON TON İTHALAT
Önemli bir pamuk ithalatçısı olan Türkiye, yıllık 1 milyon ton pamuk ihtiyacını bu yolla karşılıyor. Çeşitli kalemlerde tekstil ürünlerinin üretilmesi için harcanan pamukta tasarruf sağlamak için tekstil atıklarının ithali çıkış yolu olarak görülüyor. Oysa geri dönüştürülmüş hammaddelerden üretilen iplik ve kumaşlar; hazır giyimden ev tekstiline, teknik tekstillerden otomotive kadar pek çok alanda kullanılıyor ve özellikle Avrupa Birliği pazarında ciddi bir talep görüyor. Tekstil atıkları katma değerli projeler aracılığıyla ihracata konu olabilirken, geri dönüştürülmüş atıklarla üretimle kilo başına yıllık 10 bin litre su tasarrufu sağlamak mümkün.
900 MİLYON DOLAR KATMA DEĞER
Türkiye, Uşak’taki tesislerle küresel tekstil atıkları pazarında öncü ülkeler arasında. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan alınan bilgilere göre, kentte günlük ortalama 1.700 ton tekstil atığı geri dönüşümle ekonomiye kazandırılıyor. TOBB kayıtlarına göre Türkiye’nin tekstil geri dönüşüm sektöründe yüzde 72’lik bir paya sahip olan Uşak’ta yıllık 900 milyon dolarlık katma değer ekonomiye kazandırılıyor. Türkiye’de sadece Uşak’ta yapılan tekstil geri dönüşüm faaliyeti ile yıllık yüzde 8 su tasarrufu da sağlanıyor. Kent, 170’i aşkın tekstil geri dönüşüm firmasına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca geri dönüşüm sektörü yaklaşık yüzde 60’ı kadınlardan oluşmak üzere 25 bini aşkın kişiye istihdam sağlıyor.

TÜRKİYE’NİN KAÇIŞI YOK
Avrupa Birliği’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı’na göre 2030 yılından itibaren AB’ye ihraç edilecek tüm tekstil ürünlerinde uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir olma şartı aranacak. Türkiye, hazır giyim ihracatının yüzde 60’ını, tekstil ihracatının ise yüzde 37’sini AB ülkelerine yapıyor. Sektör temsilcileri; AB’nin hazır giyimde üçüncü, tekstilde ikinci büyük tedarikçisi olan Türkiye’nin tekstil geri dönüşümü ile Yeşil Mutabakat sürecinde önemli bir adımı da atmış olacağını ifade ediyor.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’ne göre, Türk tekstil sektörünün doğru politikalarla sıfır atığa ulaşması mümkün. Böylece tekstil ürünleri aynı zamanda su tasarruf eylem planında önemli bir rol oynayacak.
KİRALANABİLEN TEKSTİL ÜRÜNLERİ
Tekstil atıkları dünyada da önemli bir sorun olarak ele alınıyor. Dünyada yıllık 92 milyon ton tekstil atığı oluşuyor ve bu atıkların yalnızca yüzde 15’i geri dönüştürülebiliyor. Çeşitli ülkelerin tekstil geri dönüşümü için geliştirdiği çözümler bulunuyor. Norveç’te anaokuluna giden çocuklar için kolayca tamir edilebilecek giysiler kiralanıyor. Tayland’da hayata geçirilen Birleşik Gardırop Projesi ile tekstil atıklarının yeniden kullanılmasıyla yıllık 33 milyon ton su tasarrufu sağlanıyor. Fransa da geçtiğimiz yıl tekstil atıklarının geri dönüşümü için 49 milyon Euro’luk bir fon ayırdığını açıklamış, bu rakamı 2026 yılında 57 milyon Euro’ya çıkaracağını duyurmuştu.

KÜRESEL MERKEZ OLABİLİR
İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz: Tekstil atıklarının geri dönüştürülmesi, Türkiye’nin Yeşil Mutabakat sürecindeki en önemli yapı taşlarından biri. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde, karbon ayak izi düşük ve döngüsel ekonomi odaklı üretim artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geldi. Bu dönüşüm, Türk tekstil sektörüne Yeşil Dönüşüm Mutabakatı kapsamında önemli bir rekabet avantajı kazandıracak. Gerçek bir dönüşümden söz edebilmek için yalnızca üreticilerin değil, markaların ve tüketicilerin de bu sürecin aktif bir parçası olması gerekiyor. Özellikle iade süreçlerinde ortaya çıkan ilave lojistik faaliyetler ve navlun kaynaklı karbon emisyonları, çoğu zaman göz ardı edilse de ciddi bir çevresel yük oluşturuyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı adaptasyon kabiliyeti ve sürdürülebilirlik yatırımları sayesinde tekstil atıklarını ekonomik değere dönüştürme potansiyeli oldukça yüksek. Önümüzdeki dönemde geri dönüşüm ve ileri dönüşüm yatırımlarının artmasıyla birlikte, Türkiye’nin bu alanda yalnızca bir üretici değil, aynı zamanda sürdürülebilir tekstil çözümleri sunan küresel bir merkez haline geleceğine inanıyoruz.