Perşembe10 Eylül 202615:17İSTPİYASAAÇIK

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'den Rusya açıklaması: 'Biz Rusya'dan daha güçlüyüz'

Rusya'nın NATO açıklamasının ardından Almaya ziyaretinde açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Rusya'nın eylemleri, bir zayıflık işareti ve Ukrayna'da istediğini elde edemediğinin göstergesidir. Rusya güçlü görünmeye çalışıyor ancak biz daha güçlüyüz" dedi.

Yayınlanma

Paylaş
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'den Rusya açıklaması: 'Biz Rusya'dan daha güçlüyüz'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Rusya'nın eylemleri, bir zayıflık işareti ve Ukrayna'da istediğini elde edemediğinin göstergesidir." dedi.

Rutte, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Berlin'de, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile basına açıklamalarda bulundu.

NATO'nun Rusya'nın Leipzig'de gerçekleştirdiği hibrit saldırının ardından Almanya ile dayanışma içinde olduğunun altını çizen Rutte, Almanya'nın kararlı ve dengeli müdahalesini takdir ettiğini belirtti.

Rutte, müttefiklerin de Almanya ile dayanışma gösterdiğini anımsatarak "NATO tam olarak böyle çalışır: Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için." diye konuştu.

UKRAYNA'YA YARDIMLARI SÜRDÜRECEĞİZ
Rusya'nın NATO'yu bölmek istediğini savunan Rutte, buna rağmen İttifakın birlik içinde hareket etmeye devam ettiğini vurguladı.

Rutte, Rusya'nın aynı zamanda Ukrayna'ya yardım edilmesini de engellemek istediğini söyleyerek "Ancak biz Ukrayna'ya daha fazla destek vereceğiz. Rusya güçlü görünmeye çalışıyor ancak biz daha güçlüyüz." ifadesini kullandı.

BEDEL ÖDETİLİYOR
Müttefiklerin Rusya'nın gölge filosuna karşı önlem alarak Rusya'ya halihazırda "bedel ödettiğini" dile getiren Rutte, NATO'nun, Baltık Denizi'nde güçlerini konuşlandırması da dahil olmak üzere kritik altyapının korunmasına yardımcı olmayı sürdürdüğünü bildirdi.

Rutte, "Rusya'nın eylemleri, bir zayıflık işareti ve Ukrayna'da istediğini elde edemediğinin göstergesidir. Buna karşılık Ukrayna her gün kararlılığını ortaya koymaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

NELER OLMUŞTU?
Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki gerilim, son dönemde yalnızca Ukrayna savaşı üzerinden değil, Avrupa topraklarında gerçekleştirildiği öne sürülen hibrit saldırı, sabotaj, casusluk ve istihbarat faaliyetleri iddiaları üzerinden de büyüyor. Son olarak Almanya’nın Leipzig/Halle Havalimanı yakınlarında patlayıcı yüklü bir İHA’nın bulunmasının ardından Rusya’yı doğrudan sorumlu tutması, Berlin-Moskova hattında yeni bir diplomatik krizin fitilini ateşledi.

AVRUPA’DA RUSYA GERİLİMİ TIRMANIYOR
4 Ağustos’ta Leipzig/Halle Havalimanı’nın güvenlik bölgesinde, Ukrayna’ya ait kargo uçaklarının bulunduğu alana yakın noktada patlayıcı ve ateşleme düzeneği taşıdığı belirlenen bir insansız hava aracı tespit edildi. Güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen İHA nedeniyle olay, Almanya’da ciddi bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirildi. Leipzig/Halle Havalimanı’nın Ukrayna’ya yönelik lojistik ve askeri yardım açısından önemli bir merkez olması da olayın önemini artırdı.

ALMANYA RUSYA’YI SORUMLU TUTTU
Alman makamları yürütülen soruşturmanın ardından olayın arkasında Rusya’nın bulunduğu sonucuna vardı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, elde edilen istihbarat ve güvenlik bulgularının Rusya’nın saldırı girişimindeki rolüne işaret ettiğini açıkladı.

Berlin yönetimi olayı sıradan bir güvenlik ihlali olarak değil, “hibrit saldırı girişimi” olarak nitelendirdi. Almanya, Rusya’nın Avrupa ülkelerinde geleneksel askeri saldırıların altında kalan ancak güvenlik ve kamu düzenini hedef alan sabotaj, casusluk, siber saldırı ve benzeri yöntemlere başvurduğunu savunmaya başladı.

Alman hükümeti bunun ardından Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev’i Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası verdi. Berlin ayrıca Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunun kapatılacağını, Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi ile ilgili sözleşmenin feshedileceğini ve Rus vatandaşlarına yönelik bazı giriş kontrollerinin sıkılaştırılacağını açıkladı.

BERLİN: RUSYA’NIN HİBRİT TEHDİTLERİ KABUL EDİLEMEZ
Almanya’nın suçlamaları Avrupa genelinde de yankı buldu. Avrupa Birliği yetkilileri Berlin’e destek verirken, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Rusya’nın Leipzig’deki saldırı girişimini kınadı ve Avrupa Birliği’nin Almanya ile dayanışma içinde olduğunu açıkladı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşerek Berlin’e destek verdi. Avrupa tarafında verilen mesajlarda, Rusya’nın Avrupa topraklarında gerçekleştirdiği öne sürülen hibrit saldırıların karşılıksız bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

MACARİSTAN’DAN ALMANYA’YA DESTEK
Krizin dikkat çeken gelişmelerinden biri de uzun süre Rusya ile yakın ilişkileriyle öne çıkan Macaristan’ın Almanya’ya destek vermesi oldu.

Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán, Avrupa topraklarında Rusya kaynaklı olduğu öne sürülen hibrit faaliyetlerin sayısındaki ve yoğunluğundaki artıştan “derin endişe” duyduklarını açıkladı. Orbán, Almanya’da yaşanan son olayların Avrupa güvenliği açısından giderek daha tehlikeli bir tablo ortaya koyduğunu belirterek Berlin ile tam dayanışma içinde olduklarını bildirdi. Budapeşte ayrıca hibrit tehditlerle mücadelede Almanya’ya destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.

Macaristan’ın tutumu, ülkenin Rusya politikasındaki değişimin de önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Viktor Orbán döneminde Moskova ile yakın ilişkiler sürdüren Budapeşte, yeni Başbakan Péter Magyar yönetiminde Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkileri güçlendirmeye ve Rusya kaynaklı güvenlik risklerine karşı daha sert bir tutum almaya başladı.

MACARİSTAN 10 RUS DİPLOMATI SINIR DIŞI ETTİ
Macaristan’daki politika değişiminin en somut adımlarından biri ise 8 Eylül’de geldi. Budapeşte yönetimi, 10 Rus diplomatın ülkeden sınır dışı edilmesine karar verdi.

Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán, söz konusu diplomatların Viyana Sözleşmesi kapsamında diplomatlar açısından kabul edilemez faaliyetlerde bulunduğunun değerlendirildiğini açıkladı. Ancak hükümet, diplomatların hangi faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

Budapeşte, kararın Rusya ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediğini ve Moskova ile gerekli diyaloğun sürdürüleceğini vurguladı. Buna karşın karar, Macaristan'ın Rusya karşısında önceki döneme kıyasla daha sert bir güvenlik politikası izlediğinin işareti olarak yorumlandı.

Avrupa Komisyonu da Macaristan’ın kararını meşru bir adım olarak değerlendirdi. AB tarafında, Rusya’nın Avrupa Birliği ve üye ülkelerine yönelik devam eden hibrit faaliyetlerinin bu tür önlemleri gerekli kıldığı belirtildi.

MOSKOVA’DAN SERT TEPKİ
Berlin ve Budapeşte’den gelen adımlara Moskova’nın tepkisi ise sert oldu.

Rusya yönetimi Almanya’nın suçlamalarını reddederken, Leipzig’deki İHA saldırısı iddiasını “asılsız” ve “uydurma” olarak nitelendirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Almanya’nın kendilerini suçlamak için kanıt ürettiğini öne sürdü.

Kremlin ve Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın attığı adımların ikili ilişkilerde ciddi bir tırmanış anlamına geldiğini savundu. Moskova, Berlin’in kararlarının karşılıksız kalmayacağı mesajını verdi.

Macaristan’ın 10 Rus diplomatı sınır dışı etmesi sonrasında da Rusya’dan benzer bir karşılık geldi. Moskova, Budapeşte’nin kararını “son derece dostça olmayan” ve “haksız” bir adım olarak nitelendirirken, Rusya Dışişleri Bakanlığı uygun bir karşılık verileceğini açıkladı. Kremlin ise ilişkilerin zarar gördüğünü kabul etmekle birlikte Macaristan ile bağları geliştirmeye açık olduklarını bildirdi.

RUSYA’DAN GOETHE ENSTİTÜSÜ MİSİLLEMESİ
Almanya ile Rusya arasındaki gerilim, diplomatik temsilciliklerin ötesine geçerek kültürel ilişkilere de yansıdı.

Almanya’nın Berlin’deki Rus Evi’ne yönelik kapatma kararının ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Rusya’daki Goethe Enstitüsü merkezlerinin kapatılacağını açıkladı. Moskova’daki merkez başta olmak üzere Rusya’daki Goethe Enstitüsü yapılanmasının faaliyetlerinin sona erdirilmesi kararı, Berlin-Moskova hattındaki misilleme zincirinin en dikkat çekici adımlarından biri oldu.

Goethe Enstitüsü, Almanya’nın dünya genelinde Almanca dilini, Alman kültürünü ve toplumsal ilişkileri destekleyen en önemli kültür kurumlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Rusya’daki faaliyetleri ise Ukrayna savaşının başlamasının ardından iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler ciddi biçimde bozulmasına rağmen devam etmişti.

Lavrov, Almanya’nın Berlin’deki Rus kültür merkezini kapatmasının ardından Goethe Enstitüsü’nün Rusya’daki faaliyetlerinin sürdürülemeyeceğini savundu. Rusya tarafı bu kararı doğrudan Almanya’nın aldığı önlemlere karşı bir misilleme olarak sundu.

GOETHE ENSTİTÜSÜ ÇALIŞANLARINA RUSYA’DAN ÇIKIŞ TALİMATI

Gerilim bununla da sınırlı kalmadı. Rus makamları, Goethe Enstitüsü’nün Rusya’daki tüm merkezlerinin faaliyetlerini sona erdirmesini istedi.

Goethe Enstitüsü tarafından 8 Eylül’de yapılan açıklamada, Rus makamlarının kurumun Moskova, St. Petersburg ve Novosibirsk'teki merkezlerinde çalışan personelin 13 Eylül 2026’ya kadar faaliyetlerini durdurmasını istediği bildirildi. Almanya’dan görevlendirilen iki çalışanın da aynı tarihe kadar Rusya’yı terk etmesi istendi.

Kurum, kararın Almanya ile Rusya arasındaki kültürel ve toplumsal ilişkiler açısından önemli sonuçlar doğuracağına dikkat çekti. Goethe Enstitüsü’nün kapanmasıyla Rusya’daki Almanca öğretmenlerinin eğitim ve destek imkanlarının yanı sıra kütüphane ve kültürel programların da etkilenmesi bekleniyor.

ALMANYA: “HAKSIZ BİR KARAR”
Berlin yönetimi ise Rusya’nın Goethe Enstitüsü kararına tepki gösterdi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Moskova’nın kararını “haksız” olarak nitelendirerek Goethe Enstitüsü’nün iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin ve toplumsal diyaloğun sürdürülmesinde önemli bir rol oynadığını söyledi.

Wadephul, Goethe Enstitüsü’nün Ukrayna savaşının başlamasından bu yana son derece zor koşullar altında dahi Rusya’da kültürel değişimi sürdürdüğünü belirterek, Moskova’nın kapatma kararının Almanya-Rusya ilişkilerine daha fazla zarar vereceğini ifade etti.

Alman hükümeti ise kendi aldığı önlemleri Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki saldırı girişimine ilişkin güvenlik değerlendirmeleriyle gerekçelendirdi. Berlin’e göre Rus Evi artık yalnızca kültür ve bilim merkezi olarak faaliyet göstermiyor ve bu nedenle kapatılması orantılı bir güvenlik tedbiri olarak değerlendiriliyor.

MİSİLLEME ZİNCİRİ DİPLOMATİK İLİŞKİLERE SIÇRADI
Gerilimin son aşamasında Moskova, Almanya’nın aldığı kararlara karşı yeni adımlar attı. Rusya, St. Petersburg’daki Alman Başkonsolosluğu’nun faaliyet iznini geri çekti ve başkonsolosluğun 18 Eylül’e kadar çalışmalarını sonlandırmasını istedi. Çalışanların da Rusya’dan ayrılması talep edildi.

Böylece Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki saldırı girişimi iddiasıyla başlayan süreç; karşılıklı protesto notaları, konsoloslukların kapatılması, kültür merkezlerinin faaliyetlerinin sonlandırılması ve diplomatların sınır dışı edilmesine kadar uzanan geniş çaplı bir diplomatik krize dönüştü.

AVRUPA’DA “HİBRİT SAVAŞ” ENDİŞESİ BÜYÜYOR
Yaşanan gelişmeler, Avrupa ülkelerinde Rusya’nın Ukrayna savaşıyla bağlantılı olarak Avrupa topraklarında “hibrit savaş” yürüttüğü yönündeki tartışmaları da güçlendirdi. Avrupa hükümetleri tarafından gündeme getirilen iddialar arasında sabotaj, casusluk, siber saldırılar, dezenformasyon ve kritik altyapılara yönelik tehditler bulunuyor.

Almanya’daki Leipzig/Halle olayı, bu tartışmanın en dikkat çekici örneklerinden biri olurken, Macaristan’ın Rus diplomatları sınır dışı etmesi de Avrupa’nın doğrudan güvenlik endişelerinin arttığını gösteren gelişmeler arasında yer aldı. Rusya ise Avrupa ülkelerinin kendisine yönelttiği bu suçlamaları genel olarak reddediyor ve Batılı hükümetleri Moskova’ya karşı siyasi kampanya yürütmekle suçluyor.

Son gelişmeler, Almanya-Rusya ilişkilerinde Ukrayna savaşı sonrasındaki en sert dönemlerden birinin yaşandığını ve gerilimin artık yalnızca askeri ve ekonomik alanlarla sınırlı kalmayarak diplomasi, kültür ve istihbarat alanlarına da yayıldığını ortaya koyuyor.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü