Morgan Stanley’den ECB için 29 Ekim tahmini: Enerji şoku henüz yeterli değil
ECB’nin 29 Ekim toplantısında mevduat faizini yüzde 2,50’de sabit bırakması bekleniyor. Morgan Stanley aralık ayını bir sonraki artış için daha uygun görürken ING, tahvil faizlerindeki yükselişin şimdiden para politikasına ek sıkılık getirdiğine dikkat çekiyor.

Avrupa Merkez Bankasının bu haftaki toplantısında yeni bir faiz artırımına gitmesi beklenmiyor. Enerji fiyatlarının enflasyona daha geniş ölçekte yayıldığına ilişkin kanıtların sınırlı kalması ve tahvil piyasasındaki sert yükselişin finansal koşulları zaten sıkılaştırması, aralık ayını daha kritik hale getiriyor.
ECB FAİZ KARARI 29 EKİM’DE AÇIKLANACAK
Avrupa Merkez Bankasının 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştireceği para politikası toplantısında mevduat faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. ECB eylül toplantısında 25 baz puanlık artışa giderek mevduat faizini yüzde 2,25’ten yüzde 2,50’ye yükseltmişti.
Ekim toplantısı öncesinde piyasa beklentisi büyük ölçüde değişiklik yapılmaması yönünde şekillendi. Güncel fiyatlamalarda mevcut faiz seviyesinin korunması açık ara ana senaryo olurken asıl tartışma yılın son toplantısında yeni bir artırım gelip gelmeyeceğine kaymış durumda.

MORGAN STANLEY ARALIK AYINI İŞARET ETTİ
Morgan Stanley, ECB’nin bu hafta yeni bir faiz artırımına ihtiyaç duymadığını değerlendiriyor. Bankanın analizine göre son enerji şokunun tüketici fiyatları, ücretler ve daha geniş enflasyon dinamikleri üzerinde güçlü ikinci tur etkiler yarattığına ilişkin henüz yeterli kanıt bulunmuyor.
Banka ayrıca uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin finansal koşulları merkez bankasından bağımsız biçimde sıkılaştırdığına dikkat çekiyor. Yeni ekonomik tahminlerin ve güncellenmiş ECB projeksiyonlarının açıklanacağı aralık toplantısı bu nedenle para politikasında bir sonraki değişiklik için daha uygun bir eşik olarak değerlendiriliyor.
TAHVİL PİYASASI ECB’NİN İŞİNİ YAPIYOR
ING’nin son değerlendirmesine göre Fransa’daki mali ve siyasi krizin tahvil piyasasına yansıması, ECB’nin ek bir faiz artırımına duyduğu ihtiyacı azaltmış durumda. Banka, Alman tahvil faizlerinde eylül toplantısından bu yana yaşanan yükselişin büyüme ve enflasyon üzerinde yaklaşık 25 baz puanlık ek bir ECB faiz artırımına denk sıkılaştırıcı etki yarattığını hesaplıyor.
Fransa açısından etkinin daha da güçlü olduğu belirtiliyor. ING’ye göre ülkedeki tahvil faizlerindeki hareket yaklaşık 50 baz puanlık faiz artışına benzer bir sıkılaşma oluşturdu. Bu nedenle bankanın değerlendirmesinde tahvil piyasası fiilen ECB’nin yapabileceği sıkılaştırmanın bir bölümünü şimdiden gerçekleştirmiş durumda.
ENERJİ ŞOKU NEDEN HENÜZ ECB’Yİ HAREKETE GEÇİRMİYOR?
Orta Doğu’daki çatışmaların petrol ve enerji fiyatlarını yukarı taşıması Euro Bölgesi enflasyonu açısından en önemli yukarı yönlü risklerden biri olmaya devam ediyor. Buna karşın merkez bankası açısından belirleyici olan yalnız enerji fiyatlarının yükselmesi değil, bu artışın ücretler, hizmet fiyatları ve diğer mal gruplarına ne ölçüde yayıldığı.
Eylül ayında Euro Bölgesi yıllık enflasyonu yüzde 3,8’e yükselirken çekirdek enflasyon yüzde 2,5 seviyesinde kaldı. Bu tablo enerji şokunun manşet enflasyonu belirgin şekilde yukarı çektiğini ancak daha geniş fiyat dinamiklerine geçişin şimdilik sınırlı olduğunu gösteriyor.
EKONOMİSTLERİN ÇOĞU ARALIKTA FAİZ ARTIŞI BEKLİYOR
Ekim ayı başında gerçekleştirilen geniş kapsamlı ekonomist anketinde de aralık ayı öne çıktı. Ankete katılan 73 ekonomistin 64’ü ECB’nin aralık toplantısında mevduat faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,75’e çıkarmasını bekledi.
Aynı ankette ekonomistlerin büyük bölümü yüzde 2,75 seviyesini mevcut sıkılaştırma döngüsünün zirvesi olarak değerlendirirken daha küçük ancak büyüyen bir grup faizlerin yüzde 3 seviyesine kadar çıkarılabileceğini düşünüyor.
ING ECB FAİZ ARTIŞI İÇİN ARALIĞI BEKLİYOR
ING de ekim ayında faizin değiştirilmemesini, bir sonraki artırım kararının ise aralık toplantısına bırakılmasını bekliyor. Bankaya göre aralık ayında ECB’nin elinde güncellenmiş ekonomik projeksiyonların yanı sıra yüksek enerji fiyatlarının ekonominin geri kalanına yayılıp yayılmadığına ilişkin daha fazla veri bulunacak.
ING’nin temel senaryosunda dirençli Euro Bölgesi ekonomisi ile yüksek enflasyon yeni bir faiz artışını desteklemeye devam ediyor. Ancak Fransa kaynaklı tahvil stresi ve finansal koşullardaki sert sıkılaşma, ECB’nin acele etmesini gerektiren koşulları zayıflatıyor.
COMMERZBANK: ARALIKTA YÜZDE 2,75
Commerzbank da benzer biçimde ekim toplantısında mevduat faizinin yüzde 2,50’de korunmasını bekliyor. Bankanın 23 Ekim tarihli değerlendirmesine göre ECB aralık ayında 25 baz puanlık yeni artış yaparak faizi yüzde 2,75’e çıkaracak.
Commerzbank’ın tahmini, bu artıştan sonra uzun süreli bir bekleme dönemine geçilmesi yönünde. Banka ECB mevduat faizinin 2027 boyunca yüzde 2,75 seviyesinde tutulmasını öngörüyor.
LAGARDE’IN AÇIKLAMALARI EURO İÇİN BELİRLEYİCİ OLACAK
ECB’nin faizi sabit bırakması büyük ölçüde fiyatlandığı için piyasanın asıl tepkisini Başkan Christine Lagarde’ın karar sonrasında vereceği mesajlar belirleyebilir. Lagarde’ın aralık ayında yeni bir faiz artırımına açık kapı bırakması, Euro Bölgesi tahvil faizlerini ve euroyu destekleyebilir.
Buna karşılık enerji şokunun ikinci tur etkilerinin sınırlı olduğunu vurgulaması ve aralık konusunda kesin bir yönlendirmeden kaçınması, piyasada fiyatlanan sıkılaştırma beklentilerinin bir bölümünün geri çekilmesine yol açabilir. Böyle bir senaryoda euro üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.
FED VE ECB KARARLARI EURO/DOLAR İÇİN KRİTİK
ECB toplantısından bir gün önce ABD Merkez Bankasının faiz kararını açıklayacak olması euro/dolar açısından haftayı daha da kritik hale getiriyor. Fed’in daha sıkı para politikası mesajı verirken ECB’nin daha temkinli bir tutum benimsemesi, iki merkez bankası arasındaki faiz beklentisi farkını dolar lehine genişletebilir.
Tersi durumda Fed’in daha yumuşak, ECB’nin ise aralık artışına açık bir mesaj vermesi euroyu destekleyebilir. Bu nedenle euro/dolar fiyatlamasında yalnız 29 Ekim’deki ECB kararı değil, 28 Ekim’de Fed’den gelecek mesajlar da belirleyici olacak.
FRANSA TAHVİLLERİ ECB’NİN YENİ SINAVI
ECB’nin karşı karşıya olduğu diğer önemli başlık Fransa tahvil piyasasındaki gerilim. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizlerinde yaşanan yükseliş ve Almanya ile getiri farkındaki açılma finansman koşullarını belirgin biçimde sıkılaştırdı.
ECB’nin bu hareketi enflasyonla mücadeleyi destekleyen doğal bir parasal sıkılaşma olarak mı yoksa para politikasının Euro Bölgesi ülkelerine farklı hızlarda aktarılmasına yol açan bir finansal istikrar riski olarak mı değerlendireceği yakından izlenecek. ING’ye göre mevcut aşamada ECB’nin doğrudan tahvil piyasasına müdahale eşiği hâlâ yüksek.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.