Küresel akıllı telefon pazarında işlemci rekabeti, TSMC’nin N2P (2nm) üretim teknolojisiyle yeni bir boyuta taşındı. Weibo’nun güvenilir sızıntı kaynaklarından Digital Chat Station (DCS), MediaTek’in merakla beklenen amiral gemisi yongaseti Dimensity 9600 Pro’nun teknik detaylarını deşifre etti. ‘Çift çekirdekli, tamamen büyük çekirdekli mimari’ olarak tanımlanan yeni yapı, mobil performansta profesyonel standartları yeniden belirliyor.
2+3+3 MİMARİSİ VE 5 GHZ BARAJI
Dimensity 9600 Pro, performans odaklı 2+3+3 CPU düzeniyle dikkat çekiyor. İki adet yüksek performanslı ‘Canyon’ çekirdeğine, üç adet ‘Gelas-b’ ve üç adet standart ‘Gelas’ çekirdeği eşlik ediyor. İşlemcinin en dikkat çekici özelliği ise ana çekirdek saat hızlarının 5 GHz seviyesine yaklaşacak olması. Bu hız, mobil cihazlarda şimdiye kadar ulaşılan en yüksek frekanslardan biri olarak kayıtlara geçiyor.
Yongasetinin öne çıkan teknik özellikleri:
ENERJİ VERİMLİLİĞİNDE YÜZDE 30 İYİLEŞME
TSMC’nin N2P üretim süreci, sadece performans artışı değil, aynı zamanda sürdürülebilir enerji yönetimi sunuyor. Şirket içi spesifikasyonlara göre Dimensity 9600 Pro, selefine oranla performansta yüzde 10 ila yüzde 15 artış sağlarken, güç tüketimini yüzde 25 ila yüzde 30 oranında azaltıyor.
İlginç bir kıyaslama ise Qualcomm cephesinden geliyor. Qualcomm'un Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro işlemcisinin, benzer saat hızlarına ulaşmasına rağmen performans artışının yüzde 20'nin altında kalması bekleniyor. Bu durum, MediaTek’in ‘Pro’ segmentinde pazar liderliğine oynadığını gösteriyor.
VIVO VE OPPO AMİRAL GEMİLERİ
MediaTek’in stratejisi, Dimensity 9600 serisini iki farklı kolda ilerletmeyi hedefliyor. Pro model en gelişmiş 2nm mimarisiyle premium cihazlara güç verecekken, standart modelin 3nm teknolojisiyle daha geniş bir kitleye hitap etmesi bekleniyor.
Sektörel raporlara göre, Dimensity 9600 serisi yongasetlerini kullanan ilk cihazlar Vivo X500 ve Oppo Find X10 serileri olacak. Bu iş birlikleri, Asyalı üreticilerin küresel premium segmentte Apple ve Samsung ile olan rekabetinde MediaTek’in teknolojik üstünlüğüne güvendiğini kanıtlıyor.