Uluslararası bir araştırma ekibinin Kepler arşivlerini incelemesiyle ortaya çıkan bulgular, 146 ışık yılı uzaklıktaki Güneş benzeri bir yıldızın etrafında, kayalık ve Dünya’dan biraz daha büyük bir gezegenin varlığına işaret ediyor. The Astrophysical Journal Letters dergisinde 27 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan makaleye göre, HD 137010 b ismi verilen bu aday, yörünge mesafesi açısından Güneş sistemimizdeki Dünya'nın konumuna benzer bir çizgide ilerliyor.
YAŞANABİLİR BÖLGENİN SINIRINDA BİR BUZ DÜNYASI
Gezegenin konumu, teorik olarak sıvı suyun var olabileceği ‘yaşanabilir bölge’ (habitable zone) sınırları içerisinde yer alıyor. Ancak teknik analizler, HD 137010 b’nin Güneş’ten gelen ısının üçte birinden daha azını alabildiğini gösteriyor. Araştırma ekibine liderlik eden Alexander Venner, gezegenin yüzey sıcaklığının eksi 68 derece Celsius seviyelerini aşamayabileceğini vurguluyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse bu değer, Kızıl Gezegen Mars'ın ortalama sıcaklığından bile daha düşük bir seviyeyi temsil ediyor.
DOĞRULAMA İÇİN YILLIK GEÇİŞLER BEKLENİYOR
Gezegenin ‘aday’ statüsünden ‘doğrulanmış’ statüsüne geçmesi için gökbilimcilerin tekrarlanan geçişleri (transit) gözlemlemesi gerekiyor. Gezegenin yıldızının önünden geçişi yaklaşık 10 saat sürüyor ve yörüngesi Dünya’ya benzediği için bu olay yılda sadece bir kez gerçekleşiyor. Bu durum, keşfi teyit etmeyi zorlaştırsa da NASA'nın TESS veya Avrupa Uzay Ajansı'nın CHEOPS uydularının gelecekteki gözlemleri için stratejik bir hedef oluşturuyor.
ATMOSFERİK MODELLEME: YAŞAM İÇİN BİR UMUT VAR MI?
İklim modellemeleri, gezegenin dondurucu sıcaklığına rağmen karbondioksit açısından zengin ve yoğun bir atmosfere sahip olması durumunda, sera etkisiyle sıvı suyu destekleyebilecek ısıyı hapsedebileceğini öngörüyor. Yapılan simülasyonlara göre:
UZAY TEKNOLOJİLERİNDE STRATEJİK HEDEF
HD 137010 b’nin parlak ve Güneş benzeri bir yıldızın önünden geçmesi, onu James Webb Uzay Teleskobu gibi yeni nesil cihazlar için atmosferik karakterizasyon açısından paha biçilmez bir hedef haline getiriyor. Eğer varlığı doğrulanırsa, bir yıllık yörüngeye sahip olan ilk Dünya büyüklüğündeki ötegezegen olarak literatüre geçecek. Bu keşif, sadece gökbilim açısından değil, uzay madenciliği ve uzak gelecekteki kolonizasyon projeleri için gereken teknolojik altyapının planlanması açısından da büyük önem taşıyor.