Lockheed Martin'in ağ mimarisi: Uyduları, F-35'leri ve füzeleri birbirine bağlıyor
Lockheed Martin, uzaydan denize farklı askeri platformları tek veri ağı altında birleştiren 'sensörden atıcıya' mimarisini açıkladı. Sistem, tehditlerin tespit edilmesiyle karşı hamlenin başlatılması arasındaki süreyi en aza indirmeyi hedefliyor.

Küresel savunma sanayisinde üstünlük arayışı, yalnızca silah ve mühimmat kapasitesinden çok verinin ne kadar hızlı işlenip paylaşılabildiğine doğru kayıyor. Lockheed Martin de bu değişime yönelik yayımladığı stratejik vizyon belgesinde, geleceğin muharebe ortamında belirleyici unsurun platformlar arasındaki hızlı bilgi alışverişi olacağını vurguladı. Şirketin 'sensörden atıcıya' olarak tanımladığı ağ mimarisi, uzaydaki uydulardan savaş gemilerine ve F-35 gibi beşinci nesil savaş uçaklarına kadar farklı platformları tek bir zincirin düğümleri haline getiriyor. Amaç, tehditleri mümkün olan en kısa sürede tespit etmek ve uygun karşılığı aynı ağ üzerinden devreye almak.
ERKEN UYARI
Sistemin ilk halkasında Havadan Sürekli Kızılötesi (OPIR) uyduları yer alıyor. Bu uydular, füze motoru faaliyetlerini uzaydan 7 gün 24 saat izleyerek erken uyarı verisi sağlıyor. Toplanan bilgiler daha sonra Komuta ve Kontrol, Savaş Yönetimi ve İletişim sistemi olan C2BMC’ye aktarılıyor. Farklı sensörlerden gelen veriler burada birleştirilip analiz edilerek komuta kademesine ortak bir operasyonel tablo sunuluyor.
KARAR HIZI
Mimarinin temel hedeflerinden biri, tehdidin algılanması ile karşı önlemin devreye alınması arasındaki zamanı mümkün olduğunca kısaltmak. Özellikle hipersonik füze saldırılarında komutanların karar vermek için yalnızca birkaç dakikaya sahip olması, farklı ağlar arasında manuel bilgi aktarımını yetersiz hale getiriyor. Lockheed Martin’in yaklaşımı, sensör, komuta merkezi ve silah sistemleri arasındaki veri akışını daha entegre ve otomatik bir yapıya dönüştürmeye dayanıyor.
UYGUN ÖNLEYİCİ
C2BMC, tespit edilen füzenin türü, menzili ve yörüngesi gibi verileri değerlendirerek tehdide karşı kullanılabilecek en uygun savunma sistemini belirliyor. Karada konuşlu Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması (THAAD) sistemlerinden kıtalararası balistik füzelere karşı geliştirilen Yeni Nesil Önleyici (NGI) altyapılarına kadar farklı atıcı platformlar, ağ üzerinden eş zamanlı hedef bilgisi alabiliyor. Böylece sensör ile silah sistemi arasındaki bağlantının tek bir komuta mimarisi altında kurulması amaçlanıyor.
ENTEGRASYON SINAVI
Sistemin önündeki en büyük mühendislik sorunlarından biri, Kara, Hava, Deniz ve Uzay Kuvvetleri ile müttefik ülkelerin farklı dönemlerde geliştirilmiş ve farklı güvenlik protokolleri kullanan sistemlerini aynı ağ içinde çalıştırabilmek. Veri formatlarındaki farklılıklar, elektronik harp müdahaleleri ve siber güvenlik riskleri bu süreci daha da karmaşık hale getiriyor. Lockheed Martin, buna rağmen bilginin bir silah sisteminin kullanılmasını destekleyecek kadar hızlı, güvenli ve doğru biçimde aktarılmasını sağlayacak ortak ağ mimarisini geliştirmeyi sürdürüyor.