Cuma31 Temmuz 202611:09İSTPİYASAAÇIK

Küresel tahıl piyasasında göstergeler bozuldu

Küresel tahıl piyasaları; Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların enerji ve gübre akışını engellemesi, Karadeniz’de tırmanan jeopolitik gerilimler ve El Nino kaynaklı iklim riskleriyle oluşan ‘üçlü fırtına’nın baskısı altında. Uzmanlar, küresel çapta artan fiyatların kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Türkiye’de ise bu yıl beklenen rekor hasat sayesinde küresel fiyat artışının belirgin bir etkisinin olmayacağı belirtiliyor.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Küresel tahıl piyasasında göstergeler bozuldu

HÜRMÜZ Boğazı’nda yaşanan çatışmalar yalnızca enerji piyasasını değil, tarımı da etkiliyor. Dünyadaki LNG ve petrol taşımacılığının önemli bölümünün geçtiği boğazda yaşanan herhangi bir aksama, enerji maliyetlerini artırırken azotlu gübre üretim maliyetlerini de yükseltiyor. Artan gübre maliyetleri ise özellikle buğday, mısır ve soya üretiminde verimlilik üzerinde baskı oluşturuyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması da küresel tahıl arzına ilişkin endişeleri artırıyor. Rusya’nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarında uyguladığı erişim kısıtlamaları ve Ukrayna’nın liman altyapısına yönelik saldırılar tedarik zincirini zora sokuyor. 

İKİ YILIN ZİRVESİNDE

Tüm bu gelişmelerin etkisiyle küresel piyasalarda buğday fiyatları son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Chicago Ticaret Borsası’nda işlem gören buğdayın kilo fiyatı geçtiğimiz hafta 7.085 dolara kadar yükselerek, Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Buğdayın kilesi 2025 yılsonuna göre yüzde 38’in üzerinde değer kazandı.

CİDDİ MALİYET ARTIŞI 

Küresel buğday fiyatlarındaki yükselişin genel olarak beklenen ve buğday üreten ülkeler için istenilen bir durum olduğunu belirten Tarım Ekonomisti Dr. İbrahim Oğuz, pestisit ve lojistik maliyetlerinde dünya genelinde ciddi bir artış yaşandığını, bu durumun da fiyatları etkilediğini söyledi.

YÜKSELMEYE DEVAM EDECEK

Şu an buğdayda hasat döneminde olduğumuzu hatırlatarak, hasat döneminde fiyat artışının nadir görülen bir durum olduğunu belirten Dr. Oğuz, şunları kaydetti: “Buğday fiyatları; İran-ABD gerilimi ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle olması gereken düzeltmeleri yapıyor. Fiyatlarda en çok belirleyici olan kalem mazot fiyatlarıdır. Mazot fiyatları yükseldikçe buğday fiyatları da yükselecek. Piyasalar, olası bir İran-ABD çatışmasının petrol arzı üzerinde kalıcı bir etki yaratacağını öngördüğü için buğdayı yüksek fiyatlıyor. Bütün göstergeler fiyatların yükselmeye devam edeceğine işaret ediyor.”

ÜRETİM BEKLENTİLERİ DÜŞTÜ

Bununla birlikte yaşanan jeopolitik risklere bir de iklim kaynaklı belirsizlikler eklendi. El Nino’nun neden olduğu sıcak hava dalgaları ve düzensiz yağışlar başta Güney Amerika olmak üzere birçok tarım bölgesinde üretim beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine yol açtı. Dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından biri olan Rusya, 2026-2027 sezonuna ilişkin buğday hasadı beklentisini, güney bölgelerde verim kaybı ve ekim alanlarının daralması nedeniyle düşürdü. Küresel tahıl fiyatlarındaki yükselişin en büyük nedenlerinden birinin El Nino olduğunu söyleyen Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, tahılda yaşananları şöyle değerlendirdi: “Aynı zamanda savaşın devam etmesi navlun fiyatlarını, taşımacılık maliyetlerini ve lojistik fiyatlarını artırıyor. Bunun yanı sıra sadece savaştaki navlun değil, petrol fiyatlarının yüksek kalması da lojistik maliyetlerini artıran bir unsur. Savaşla birlikte gübre fiyatlarında da artış gördük. Bütün bunlar maliyeti artıran unsurlar. Üstüne bir de rekolte endişeleri geldiği zaman burada fiyatlamalar tarafında yukarı yönlü seyirler görüyoruz.”

Türkiye’de fiyatları etkilemez 

Küresel tahıl piyasalarında yaşanan yükselişin Türkiye’ye yansımaları makro ve mikro düzeyde farklılık gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yıllık ortalama 18-22 milyon ton buğday üretiliyor. Uzmanlar tahıl piyasasında yaşanan yükselişin Türkiye fiyatlamalarına çok fazla etkisi olmayacağını öngörüyor. Bu yıl Türkiye’de tahıl üretiminde rekor beklediğini belirten Dr. İbrahim Oğuz, gıda güvenliğinde sorun olmayacağını söyleyerek, şöyle konuştu: “Mısır üretiminde, planlı tarım modeli nedeniyle ekim alanları bir miktar kısıtlansa da bu durum büyük bir arz sıkıntısı yaratmayacaktır. Zaten yükseliş trendinde olan mısır fiyatlarının daha da artması olası. Dışa bağımlı olduğumuz bir diğer ürün olan soyada da benzer fiyat artışları beklenebilir. Yaşanacak bu gelişmeler hem dış ticaret açığını hem de gıda enflasyonunu yukarı yönlü baskılayacak. Ortaya çıkan bu  mevcut konjonktürün, düşük kur politikasının sürdürülebilme süresini kısaltacağını öngörüyorum.”

Karadeniz’de sınırlı risk

Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı liman ve gemileri hedef alan saldırıları sürerken, Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, bu durumun şimdilik küresel tahıl piyasalarını ‘sınırlı’ fiyatlandırdığını belirtti. Ergezen, “Tahıl koridoru geçişlerinin devam ediyor olması, risk fiyatlamasının şimdilik sınırlı kalmasına yol açıyor. Ancak saldırılar genişler ve geçişler durursa fiyatların yukarı doğru gittiğini görebiliriz” uyarısında bulundu.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü