Konuttan otomobile, altyapıdan havacılığa kadar birçok alanda kullanılan alüminyum, geleceğin yükselen emtiasından biri olacak. Sanayide sıradan bir hammadde olmaktan öteye geçen alüminyum, enerjiden savunmaya, teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanda stratejik yapı taşı olarak önemini artıracak. Alüminyum talebi, dönüşen sektörlerin ihtiyaçlarına, yeni regülasyonlara ve enerji tedarik zincirlerindeki şoklara göre şekillenecek.
Talep artışındaki ilk dalganın, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar sebebiyle yaşanacağı öngörülüyor. Londra Metal Borsası (LMB), geçtiğimiz günlerde Avrupa’daki depolarına Rus alüminyumunun girişini kısıtlayan yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Avrupa Birliği de Rusya’dan doğalgaz alımını 2027’de sonlandırma planına paralel bir kararı alüminyum için aldı. 31 Aralık 2026’dan itibaren Rusya menşeli alüminyumun girişi yasaklanacak. AB, Ukrayna Savaşı öncesinde birincil alüminyum ihtiyacının yüzde 15’ten fazlasını Rusya’dan karşılıyordu. Endüstriyel faaliyetlerini ve savunma sanayi üretimini artırmaya çalışan Avrupa’nın bu açığı kapatmak için yeni kaynaklar bulması gerekecek.

YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ALANLAR
Yüksek katma değerli ve hassas mühendislik gerektiren sektörlerde alüminyum vazgeçilmez bir malzeme. Yüksek mukavemetli alüminyum alaşımları, havacılık ve uzay sanayinde kritik rol oynuyor. Uçaklarda hafiflik ve dayanım sağlayan alüminyum, uydularda da uzay şartlarındaki aşırı sıcaklık değişimlerine ve radyasyona dayanıklılık için çözüm oluyor. Türkiye’nin yüksek katma değerli ihracatında öne çıkan insansız hava araçlarının gövdelerinde de alüminyum kullanılıyor.
Savunma sanayinde de araçların hareket kabiliyetini kısıtlamadan balistik koruma için özel alaşımlı alüminyum levhalar kullanılabiliyor. Ayrıca güdümlü mühimmatın dış kabuğunun imalatında da işlenmesi kolay olan bu metal tercih ediliyor.

SAVUNMADA YÜKSEK TALEP
Küresel çapta değişen jeopolitik dengeler ve artan riskler sebebiyle Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede askeri uçakların ve insansız hava araçlarının üretiminin artacağı öngörülüyor. Buna paralel alüminyuma olan talebin de artması bekleniyor.
Alüminyum kullanımının arttığı diğer bir alan ise güneş enerji panelleri. Panel çerçeveleri alüminyumdan yapılırken, çatı üstü güneş enerji santrallerinde (GES) ve güneş tarlalarında panellerin yerleştirildiği iskelette, paslanma dayanımı için alüminyum profil tercih ediliyor.
En çok bilinen alanlardan biri olan elektrik hatlarında da alüminyum kullanılıyor. Bakırdan çok daha ucuz olan alüminyumun kullanımı, şehirleşmenin ve elektrifikasyonun artmasıyla daha da yaygınlaşacak.
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERDE NE KADAR ALÜMİNYUM KULLANILIYOR
Standart bir otomobilde 150-200 kg alüminyum kullanılıyor. Elektrikli araçlarda ise bu miktar yaklaşık 50 kg daha fazla. 2030 yılında araç başına ortalama 250 kg alüminyum kullanılması bekleniyor. Havacılıkta ise alüminyum hayati öneme sahip bir malzeme. Dar gövde uçaklarda uçağın boş ağırlığının yüzde 50-70’i alüminyumdan oluşuyor. Bir yolcu uçağında 25-50 ton alüminyum kullanılabiliyor. Geniş gövde uçaklarda kompozit malzeme kullanımının artması sebebiyle bu oran yüzde 20’ler civarında. Askeri uçaklarda ise mukavemet ve detaylarda kolay işleme imkanı sebebiyle alüminyum ve alüminyum alaşım kullanımı yüzde 70’in üzerine çıkabiliyor.
2050 ALÜMİNYUM TALEBİ TAHMİNLERİ
Alüminyum, cevherden üretime oranla çok düşük enerjiyle geri dönüştürülebilir bir malzeme olduğu için mevcut ürünler kullanım süresinin dolmasının ardından tekrar sanayiye kazandırılıyor. Ancak European Aluminium’un raporuna göre dünya genelinde birincil alüminyum talebi 2050 yılına kadar yüzde 50 artarak 110 milyon tona yaklaşacak. Buna otomotiv, inşaat ve ambalaj sektörleri neden olacak. Fakat mevcuttaki hurda alüminyuma olan talep daha hızlı büyüyecek. AB’nin Yeşil Dönüşüm’le ilgili 2030 hedefleri sebebiyle hurda (ikincil) alüminyuma talebin de birkaç yıl içinde yüzde 40-50 artması bekleniyor.

İKİNCİL ÜRÜN GELİŞECEK
Sektörle ilgili kurumların raporlarına göre sıfır karbon için yürürlüğe giren Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) uygulamaları sebebiyle çok yüksek enerji harcanarak cevherden üretilen birincil alüminyum ticareti zorlaşacak, geri dönüştürülmüş veya yeşil enerjiyle üretilen temiz ikincil üretim pazarı büyüyecek. Yaklaşık 120-130 yıllık bir geçmişi olan endüstriyel alüminyum üretim tarihi boyunca dünya genelinde imal edilmiş alüminyumun yüzde 75’inin halen kullanımda olduğu tahmin ediliyor. Bu durumda bir yandan yenilenebilir temiz enerji üretimi yaygınlaşırken, hurda metal toplama ve geri dönüşüm operasyonları için yatırımların da artması bekleniyor. Dolayısıyla elektrik telinden otomobil gövdesine, ev eşyasından insansız hava araçlarına kadar birçok kullanım alanı olan alüminyum, ilgili diğer sektörlere de genişleme alanı oluşturacak.

Alüminyum sadece hammadde değil yapı taşı
Alüminyumda cevherden birincil üretim yapan Eti Alüminyum, bu alandaki talebin önemli bir kısmını karşılıyor. Eti Alüminyum, Konya Seydişehir’de sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği bir tesis için yeni dökümhane kuruyor. Yassı alüminyum ürünleri için yapılan yatırım sayesinde yıllık 600 milyon dolarlık ithalat da önlenecek. Tesisin bir yıl sonra açılacağını kaydeden Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, “Alüminyum yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz” diyerek, alüminyum sektörünün önemine işaret etti.
Avrupa'nın alüminyum üretim üssü
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’yi, Avrupa’nın alüminyum üretim üssü konumuna taşıma hedefiyle sektörün rekabet gücünü artıracak, ihracatını ivmelendirecek adımlar arttıklarını söyledi. Kacır, “Küresel trendler, önümüzdeki süreçte metal sanayinin köklü değişimlerin eşiğinde olduğunu bizlere gösteriyor. Sürdürülebilirlik, süreklilik, dijital dönüşüm ve yeşil üretim; sektörde uzun vadeli başarının anahtarı. Hedefimiz; bu dönüşümü, daha yüksek katma değer ve nitelikli istihdam üreten bir sanayi hamlesine çevirmektir. Yeşil dönüşüm yatırımlarının gerçekleştirilmesi, sürdürülebilir, verimli ve çevreci bir üretim altyapısı kurmak, tercihten öte bir zorunluluğu ifade ediyor” dedi.
Türkiye’nin alüminyum tedarik zincirindeki yeri
Dünyanın 14. büyük alüminyum ürünleri ihracatçısı olan Türkiye, alüminyum çubuk ve profil ihracatında dünyada üçüncü, Avrupa’da ikinci sırada. Yıllık 500 bin ton üretim ve 3 milyon ton işleme kapasitesi olan sektör, küresel tedarik zincirlerinde önemli bir pozisyona sahip. Alüminyum ürünleri ihracatında kg başına değer ise 4.5 dolar seviyesinde.
Enerji stresi yüksek metal
Boksit cevherinden metal üretimi yüksek miktarda enerji gerektiriyor. Birincil üretimde hem yüksek ısıya hem de elektrik enerjisine ihtiyaç duyuluyor. Orta Doğu’daki savaş sebebiyle enerji tedarik problemlerinin yeniden arttığı bir dönemde alüminyum endüstrisine enerji bulmak daha stresli bir konu haline geldi.
Resim yazısı
Yerel Kalkınma Hamlesi ile alimunyum yatırımlarına teşvik
Yerel Kalkınma Hamlesi dahilinde, bazı illerde yapılacak alüminyum yatırımlarına özel teşvikler sağlanacak.
Çankırı: Alaşımlı Döküm ve Sıcak Dövme Parçalar Üretimi (pik, sfero, çelik, bronz, alüminyum, krom, bi-metal/Cr-Mo alaşımlı dökümler, şaft, poyra, dişli, mafsal gibi sıcak dövme parçalar vb.)
Diyarbakır: Alüminyumdan Katma Değerli Ürünler Üretimi (içecek kutuları, hazır gıda kapları, alüminyum folyo ve laminasyonlu ambalajlar vb.)
Sivas: Ulaşım Araçları İmalatı İçin Döküm Parça Üretimi (pik, sfero, çelik, bronz, alüminyum, krom, bi-metal/Cr-Mo alaşımlı dökümler, şaft, poyra, dişli, mafsal gibi sıcak dövme döküm parçalar)
Kütahya: Teknik Seramik Ürünleri Üretimi (ileri seramik malzemeleri, alümina, zirkonya, silisyum karbür vb.)
Bilecik: Teknik Seramik Ürünleri Üretimi (ileri seramik malzemeleri, alümina, zirkonya, silisyum karbür vb.)