Salı1 Eylül 202613:35İSTPİYASAAÇIK
FinansÖne çıkan

Japonya'da 1996'dan bu yana bir ilk: BoJ daha erken harekete geçebilir

Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 1996’dan bu yana ilk kez yüzde 3’e yükselirken, para politikasında daha hızlı sıkılaşma ihtimali gündeme geldi. Capital Economics faiz artırımlarını en yakın seçenek olarak görürken, RBC yen üzerindeki baskının da BOJ’u harekete geçirebileceğini belirtti.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Japonya'da 1996'dan bu yana bir ilk: BoJ daha erken harekete geçebilir

Japonya’da uzun vadeli tahvil piyasasında son yılların en sert fiyatlamalarından biri yaşanırken, gözler Japonya Merkez Bankası’na çevrildi. Artan getirilerin kalıcı enflasyon endişelerini güçlendirmesi ve yenin yeniden değer kaybetmesi, BOJ’un para politikasında daha erken adım atabileceği beklentisini öne çıkardı.

10 YILLIK FAİZ 1996’DAN BU YANA İLK KEZ YÜZDE 3

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi yüzde 3 seviyesine yükselerek 1996’dan bu yana ilk kez bu eşiği gördü.

Capital Economics ekonomisti Marcel Thieliant, mevcut yükselişin yıl başındaki hareket kadar ani olmadığını belirterek, büyük çaplı bir finansal bozulma riskinin şimdilik sınırlı kaldığını ifade etti.

İLK SEÇENEK DAHA HIZLI FAİZ ARTIŞI OLABİLİR

Capital Economics’e göre tahvil faizlerindeki yükselişe BOJ’un en yakın vadeli yanıtı daha hızlı parasal sıkılaşma olabilir.

Kurum, faiz artışlarının enflasyonun kalıcılığına ilişkin kaygıları azaltabileceğini değerlendiriyor.

Buna karşılık BOJ’un tahvil piyasasına yeniden daha güçlü alımlarla dönmesi için getirilerde mevcut seviyelerin ötesinde daha sert bir yükseliş görülmesi gerekebileceği belirtiliyor.

TAHVİL ALIMI İÇİN DAHA SERT HAREKET GEREKEBİLİR

Capital Economics, Japon tahvillerindeki yükselişin küresel tahvil satışlarının bir parçası olmasına da dikkat çekti.

Bu nedenle yetkililerin yalnızca tahvil faizlerini doğrudan aşağı çekmeye yönelik müdahaleleri sınırlı etkili görebileceği değerlendiriliyor.

Yükselen uzun vadeli faizlerin özellikle sigorta şirketleri ve emeklilik fonları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

EKONOMİYE ETKİSİ SINIRLI KALABİLİR

Bununla birlikte Japonya’da özel sektör borçlanmasının önemli bölümünün banka kredileri üzerinden gerçekleşmesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin ekonomik aktiviteye doğrudan etkisini sınırlayabilecek bir unsur olarak görülüyor.

Capital Economics, bu nedenle mevcut hareketin tek başına ekonomide ciddi bir finansal sıkışmaya yol açmasının beklenmediğini belirtti.

RBC: ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALAR KRİTİK

RBC Capital Markets’tan Abbas Keshvani ise BOJ’un önümüzdeki haftalarda faiz artırabileceğini veya yenin zayıflığını sınırlamak amacıyla müdahaleye başvurabileceğini söyledi.

Keshvani, yenin son bir ayda sergilediği zayıf performansın önceki müdahalelerle elde edilen kazanımların önemli bölümünü geri aldığını belirtti.

AGRESİF FAİZ ARTIŞI BEKLENMİYOR

RBC’ye göre yenin kalıcı şekilde güçlenmesi için daha agresif bir faiz artırım döngüsü gerekebilir.

Ancak Keshvani, BOJ’un büyümeyi bu ölçüde riske atmasının olası olmadığını düşünüyor.

Bunun yerine merkez bankasının, Japon devlet tahvili piyasasında istikrar sağlanana kadar yendeki aşırı değer kaybını sınırlayacak ölçüde faiz artırmayı tercih edebileceğini değerlendirdi.

GÖZLER BOJ’UN BİR SONRAKİ HAMLESİNDE

Böylece Japonya’da para politikasına ilişkin iki başlık aynı anda öne çıkıyor: uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş ve yenin zayıflığı.

Piyasalar, BOJ’un bu iki baskıya karşı tahvil alımlarını artırmak yerine faiz politikasını daha hızlı sıkılaştırıp sıkılaştırmayacağını yakından izleyecek.

ONUR TOPKAN

ONUR TOPKAN

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü