Jackson Hole sonrası Avrupa merkez bankalarında ABD endişesi: Yeni türbülans olur mu?
Avrupa merkez bankacıları, Jackson Hole Ekonomik Sempozyumu’nun ardından ABD ile ilişkilerde yeni gerilimler yaşanabileceğinden endişe ediyor. Özellikle yen müdahalesi, Euro satışları ve uzun vadeli tahvil geri alımları, küresel finansal işbirliği açısından soru işaretleri yarattı.

Avrupa merkez bankacıları, ABD’li mevkidaşlarıyla gerçekleştirdikleri yıllık toplantının ardından küresel işbirliğinin yerleşik kurallarının bozulmadan devam ettiği konusunda ikna olmuş görünmüyor. Görüşmelere yakın kaynaklara göre Washington’ın son dönemde attığı bazı sıra dışı adımlar, ABD ile zaten gergin olan ilişkilerde daha fazla türbülans yaşanabileceği endişesini artırıyor.
JACKSON HOLE SONRASI AVRUPA’DA ENDİŞE
Avrupa merkez bankacıları, ABD’li mevkidaşlarıyla yaptıkları yıllık toplantının ardından küresel işbirliğinde uzun süredir devam eden normların korunacağı konusunda tam anlamıyla ikna olmuş değil.
Görüşmelere yakın kaynaklar, Avrupa tarafında Washington ile zaten gergin olan ilişkilerde daha fazla karışıklık yaşanabileceğine yönelik endişelerin bulunduğunu belirtti.
Federal Rezerv politika yapıcıları, muhataplarının kaygılarını gidermek amacıyla tüm taahhütlerine sadık kalacakları mesajını verdi.
Ancak merkez bankası ile yönetim arasındaki ayrılık dikkate alındığında, Kansas City Fed’in yıllık Jackson Hole Ekonomik Sempozyumu’nun kulislerinde bulunan altıdan fazla yetkili, Başkan Donald Trump’ın ani politika değişikliklerine karşı herhangi bir garanti verilemeyeceğini söyledi.

YEN MÜDAHALESİ AVRUPA’DA RAHATSIZLIK YARATTI
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, ABD Hazine Bakanlığının Japon yenini desteklemek ve uzun vadeli ABD borçlanma maliyetlerini düşürmek için yaptığı son müdahalelerin özellikle endişe verici olduğunu ifade etti.
Kaynaklar, bu adımların daha fazla müdahale ve alışılmış normlardan sapmanın habercisi olabileceği görüşünde.
1 Ağustos’taki yen işleminin ardından ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Hazine’nin Japon para birimi karşılığında Euro sattığını doğruladı.
Bessent, bölgedeki merkez bankalarına bu hamlenin “sadece kaynakların yeniden tahsisi” olduğunu söylediğini belirtti.
Daha sonra ise yen satın almak için kullanılan döviz varlıklarının Hazine’nin Döviz İstikrar Fonu’ndan geldiğini açıkladı.
“HER ZAMAN ÖNCEDEN HABER VERİRSİN”
Kaynaklara göre Avrupalı yetkilileri özellikle rahatsız eden konu, ABD’nin Euro satışlarının söz konusu işlemin parçası olduğuna dair alışılmış ön bilgilendirmeyi yapmaması oldu.
Kaynaklardan biri, “Bu çok sinir bozucuydu. Her zaman telefonu açıp önceden haber verirsin.” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynak, “Bana gelen mesaj şu ki, ABD istediğini yapar.” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer bazı yetkililer ise işlemin oldukça sıra dışı olması nedeniyle ön bilgilendirmenin yapılmamasının dürüst bir gözden kaçırma olabileceğini belirtti.
Avrupa Merkez Bankası ve Federal Rezerv sözcüleri konuyla ilgili yorum yapmadı.
ABD: BAŞKA KİMSEYE YÖNELİK DEĞİLDİ
Bir ABD yetkilisi, ABD-Japonya müdahalesinin yenin düzensiz hareketlerine karşı koymak ve küresel finans piyasalarında istikrarı desteklemek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Yetkili, “Bu, başka kimseye yönelik değildi.” dedi.
ABD Hazine Bakanlığının uluslararası muhataplarla yakın ve sürekli iletişim halinde olduğunu belirten yetkili, bu görüşmelerin operasyonel detayları hakkında yorum yapmadıklarını ifade etti.

TAHVİL GERİ ALIMLARI DA ENDİŞE YARATIYOR
Kaynaklara göre Bessent’in daha uzun vadeli tahvillerin geri alımını artırma planı da Avrupa merkez bankaları açısından endişe kaynağı oluşturuyor.
Bu işlemlerin daha kısa vadeli tahvillerin ihraç edilmesiyle finanse edilmesinin gerekebileceği belirtilirken, Avrupalı yetkililer bunun da yen alımı gibi ABD yönetiminin borçlanma maliyetlerini sınırlamak için alışılmadık önlemler almaya istekli olduğunu gösterdiğini düşünüyor.
Bir kaynak, “Bu müdahaleler normalde sadece geçici bir rahatlama sağlıyor. Ancak açıkça endişeliler. Peki sırada ne var? Fed'e piyasadan tahvil almaya başlaması için baskı mı yapacaklar?” ifadelerini kullandı.
FED’İN BAĞIMSIZLIĞI YAKINDAN İZLENİYOR
Fed, seçilmiş yönetimden bağımsız olarak para politikasını belirleyen ABD kurumu olmasına rağmen, kaynaklar Trump’ın kendi iradesini kabul ettirmek için olağanüstü çabalara girmeye hazır olduğunu gösterdiğini belirtti.
Avrupalı yetkililerin temel endişesinin, böyle bir gelişmenin ABD sınırlarını aşarak küresel piyasalarda büyük bir karışıklığa yol açabilmesi olduğu ifade ediliyor.
ABD’li yetkili ise uzun vadeli tahvil geri alımlarının artırılmasının, Hazine’nin yüksek kaliteli geri alım teklifleri aldığı uzun vadeli sektörlerde daha fazla likidite sağlamayı amaçladığını söyledi.
“BUNLAR PARA POLİTİKASI DEĞİL”
ABD’li yetkili, “Bunlar para politikası ya da faiz oranlarına üst sınır getirme çabası değil.” dedi.
Ancak bir ABD Hazine Bakanlığı yetkilisi daha önce gazetecilere yaptığı açıklamada, Hazine’nin “uzun vadeli tahvil getirilerini düşürmeye gerçekten odaklandığını” belirtmişti.
Yetkili, söz konusu getirilerin bakanlığın “adil değer” olarak gördüğü seviyenin üzerine çıktığını söylemişti.
DOLAR TAKAS HATLARI DA GÜNDEMDE
Bazı kaynaklara göre Avrupalıların bir başka endişesi de siyasi müdahalenin ilerleyen dönemde Fed’in dünyanın en büyük merkez bankalarına sağladığı dolar likidite desteklerini etkileyebilmesi.
Küresel finansal istikrarın temel taşlarından biri olarak kabul edilen bu takas hatları, dünyanın farklı bölgelerindeki ticari bankaların özellikle finansal kriz dönemlerinde ABD dolarına erişimlerini sürdürmelerini sağlıyor.
Fed bu mekanizmayı her yıl yeniliyor.
Bunun temel gerekçesi olarak da küresel piyasalardaki çalkantı dönemlerinde yabancı bankaların ABD tahvillerini satmak zorunda kalmasının önüne geçilmesi ve böylece ABD piyasalarının korunması gösteriliyor.
“TAKAS HATLARI BİR GECEDE ORTADAN KALKABİLİR”
Bir kaynak, “Ancak bu yönetimde akılcılık her zaman galip gelmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak, ABD yönetiminin en yakın müttefiklerine karşı misilleme amaçlı ticaret politikaları uyguladığına işaret ederek, Trump’ın benzer bir yaklaşımı dolar takas hatlarına da taşıyabileceği endişesini dile getirdi.
Bununla birlikte kaynaklar, mevcut durumda bu destek mekanizmalarının tehlikede olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmadığını ve takas hatlarının değişmeden kalmasını beklediklerini belirtti.
FED: KARARLAR FEDERAL REZERV’E AİT
Takas hatları Federal Açık Piyasa Komitesi tarafından yetkilendiriliyor ve yönetim tarafından değil, yalnızca Fed tarafından işletiliyor.
ABD Hazine yetkilisi de “Federal Rezerv tesisleri ve takas hattı düzenlemeleriyle ilgili kararlar Federal Rezerv'e aittir.” dedi.
Yetkili, Hazine’nin yen işlemleri veya borç geri alımlarıyla ilgili açıkladığı hiçbir unsurun bunun aksini göstermediğini söyledi.
GÖZLER G20 TOPLANTISINDA
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in önümüzdeki günlerde Kuzey Carolina’nın Asheville kentinde G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarıyla finansal istikrar konularını görüşmesi bekleniyor.
Bessent’in İran’ı izole etme, büyümeyi teşvik etme ve küresel dengesizlikleri azaltma konularında yönetimin gündemini ilerletmeyi hedeflediği belirtildi.
WARSH AVRUPA İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR
Kaynaklara göre Fed Başkanı Kevin Warsh, göreve başlamasının üzerinden bir aydan biraz fazla süre geçtikten sonra Avrupa’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.
Warsh’ın Avrupalı yetkililerle iyi ilişkiler kurmak için yoğun çaba sarf ettiği ve genel olarak olumlu bir izlenim bıraktığı belirtildi.
Fed başkanı olarak katıldığı ilk Jackson Hole konferansında Warsh, Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ile de geleneksel bir fotoğraf çektirdi.
Bu jest, Trump’ın Kanada ile giderek tırmanan ve sertleşen bir ticaret savaşı yürüttüğü bir dönemde küçük ancak dikkat çekici bir adım olarak değerlendirildi.