Pazar30 Ağustos 202614:05İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Almanya’da kritik seçimler öncesi AfD yükselişte: Ekonomi alarm veriyor

Almanya’da eylül ayında yapılacak eyalet seçimleri öncesinde aşırı sağcı AfD’nin yükselişi ekonomi çevrelerinde endişe yaratıyor. Ekonomistler, göç karşıtı politikaların iş gücü piyasası, büyüme, ihracat ve yatırımlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Almanya’da kritik seçimler öncesi AfD yükselişte: Ekonomi alarm veriyor

Almanya’da eylül ayında üç eyalette gerçekleştirilecek parlamento seçimleri öncesinde Almanya için Alternatif partisinin yükselişi, ülkenin siyasi geleceğinin yanı sıra ekonomisine ilişkin tartışmaları da artırdı. Ekonomistler, AfD’nin göç, Avrupa Birliği, vergi ve enerji politikalarının iş gücü açığını derinleştirebileceğini ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

ALMANYA’DA KRİTİK EYALET SEÇİMLERİ YAKLAŞIYOR

Almanya’da eylül ayında yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı Almanya için Alternatif partisinin yükselişi ülkenin ekonomik geleceğine yönelik endişeleri artırıyor.

Ekonomistler, AfD’nin yabancı düşmanı politikalarının iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı uyarısında bulunuyor.

Almanya’da 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta, 20 Eylül’de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de seçimler gerçekleştirilecek.

Son anketler, söz konusu eyaletlerde Sol Parti ve göçmen karşıtı AfD’nin sandıktan en güçlü yapılar olarak çıkabileceğine işaret ediyor.

BERLİN’DE SİYASİ KUTUPLAŞMA ARTIYOR

Başkent Berlin’de 20 Eylül’de yapılması planlanan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşmanın zirveye ulaştığı değerlendiriliyor.

Kentte idareyi elinde bulunduran Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik ile Sosyal Demokrat Parti koalisyonunun ise kan kaybettiği ifade ediliyor.

Berlin Eyalet Başkanı Kai Wegner’in istifasının ardından CDU’nun adayı olan Stefan Evers’in tanınırlığının düşük olmasının seçim sonuçlarını daha da belirsiz hale getirdiği belirtiliyor.

Seçim sonrasında Berlin’de Sol Parti, Yeşiller ve SPD’den oluşan üçlü bir sol koalisyon ihtimali de masada bulunuyor.

Almanya’da eylül ayında yapılacak eyalet seçimleri öncesinde aşırı sağcı AfD’nin yükselişi ekonomi çevrelerinde endişe yaratıyor. Ekonomistler, göç karşıtı politikaların iş gücü piyasası, büyüme, ihracat ve yatırımlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Alman kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan son araştırmaya göre AfD, Berlin genelinde yüzde 17 ile üçüncü sırada yer aldı.

AfD, Berlin’deki konut krizini de göçmenlere bağlayarak sosyal konutların sadece “yerlilere” verilmesi vaadiyle kampanya yürütüyor.

AFD’NİN EKONOMİ PROGRAMINA SERT ELEŞTİRİLER

Siyasi kulislerde tartışmalar sürerken ekonomi dünyasından AfD’nin ekonomi programına ve ideolojisine yönelik sert eleştiriler geliyor.

Alman basınında yer alan analizlerde, AfD’nin iktidara gelmesi durumunda ülke ekonomisinde yaşanabilecek kırılmalar 5 temel başlıkta ele alınıyor.

Bunlar ekonomik refahın daralma riski, göç politikalarının yaratacağı iş gücü açığı, Euro Bölgesi’nden çıkış senaryolarının doğuracağı ihracat zararları, bütçede oluşabilecek açıklar ve iklim politikalarının dışa bağımlılığı artırma tehlikesi olarak sıralanıyor.

ALMANYA İÇİN 450 MİLYAR EUROLUK KAYIP RİSKİ

Söz konusu değerlendirmelere göre popülist hükümetlerin uyguladığı ekonomi politikaları uzun vadede üretimi ortalama yüzde 10 daraltabilir.

Bu durumun Almanya için yaklaşık 450 milyar Euroluk ekonomik kayıp anlamına geldiği belirtiliyor.

Ülkedeki şirketlerin yüzde 93’ünün hukukun üstünlüğünü en önemli yatırım kriteri olarak görmesi de demokratik kurumların zarar görmesi halinde uluslararası yatırımların tamamen durabileceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendiriyor.

GÖÇÜN DURMASI HALİNDE 7 MİLYONLUK İŞ GÜCÜ AÇIĞI

AfD’nin kitlesel sınır dışı ve göç karşıtı söylemlerinin, yaşlanan Alman nüfusu karşısında ciddi bir iş gücü krizini tetikleyebileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, göçün durması halinde gelecek 15 yılda 7 milyon iş gücü açığı yaşanacağını öngörüyor.

Halihazırda göçmenler, Doğu Almanya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın yüzde 11’ini, yani 68 milyar Euroyu üretirken Almanya genelinde bu oran yüzde 14’e ve 572 milyar Euroya ulaşıyor.

AB VE EURO BÖLGESİ’NDEN AYRILMA SENARYOSU DA TARTIŞILIYOR

AfD’nin “Brexit” benzeri bir süreçle Avrupa Birliği ve Euro Bölgesi’nden ayrılma politikası, ihracat odaklı Alman ekonomik modeli açısından önemli risklerden biri olarak gösteriliyor.

Olası bir ayrılığın 5 yıl içinde 700 milyar Euro kayba ve 2,5 milyon istihdamın riske girmesine yol açacağı hesaplanıyor.

Bu senaryoda Saksonya-Anhalt eyaletinde hane halkı gelirlerinin yüzde 6’dan fazla düşeceği tahmin ediliyor.

AFD’NİN VAATLERİ BÜTÇEDE 180 MİLYAR EUROLUK AÇIK OLUŞTURABİLİR

Mali tarafta ise AfD’nin vergi ve emeklilik vaatlerinin bütçede 180 milyar Euroluk bir açık oluşturacağı belirtiliyor.

Önerilen vergi sisteminin dar gelirliyi değil, yalnızca yüksek gelirlileri desteklediği de vurgulanıyor.

Ayrıca partinin yenilenebilir enerji karşıtlığı ve yeniden Rus gazına bağımlılık odaklı iklim politikalarının, Almanya’nın enerjide dışa bağımlılığını ve kırılganlığını artıracağı ifade ediliyor.

“BÜYÜME YÜZDE 0,5 İLE YÜZDE 1 ARASINDA DÜŞEBİLİR”

Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Reint Gropp, AfD’nin yönetime gelmesi durumunda eyalet ekonomilerinin büyük zarar göreceğini vurguladı.

Yabancı düşmanı politikaların ekonomi için yıkıcı olduğunu belirten Gropp, şu değerlendirmede bulundu:

“AfD’nin yöneteceği bir eyalette yıllık ekonomik büyüme yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında düşebilir. İnsanlar ekonomik gerçeklerle değil, artık var olmayan hayali bir 'mavi gözlü, sarışın Alman dünyası' özlemiyle bu partiye oy veriyor.”

ALMANYA’DA HER 5 DOKTORDAN BİRİ YABANCI

Almanya’da nitelikli iş gücü açığının ve emekli olan Alman vatandaşlarının sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken uzmanlar, mevcut ekonomik büyümenin göçmenlerin katkısıyla sürdürülebildiğini belirtiyor.

Verilere göre göçmenlerin oluşturduğu katma değerin ortadan kalkması durumunda birçok sektörün zarar görebileceği öngörülüyor.

Saksonya-Anhalt genelinde gıda üretimi, inşaat, gastronomi ve lojistik sektörlerinde çalışanların yüzde 33 ile yüzde 40’ını göçmenler oluşturuyor.

Eyalette görev yapan her 5 doktordan birinin de yabancı uyruklu olduğu belirtiliyor.

SAKSONYA-ANHALT’TA AFD YÜZDE 42 İLE ÖNDE

6 Eylül’de sandık başına gitmeye hazırlanan Saksonya-Anhalt eyaletinde anketlerde AfD yüzde 42 ile açık ara önde gidiyor.

Partiyi yüzde 22 ile CDU ve yüzde 13 ile Sol Parti takip ediyor.

Yüzde 5 barajı sınırında bulunan SPD, Yeşiller, FDP ve Sahra Wagenknecht İttifakı ise parlamento dışında kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

AFD TEK BAŞINA HÜKÜMET KURMAYI HEDEFLİYOR

Meclisteki diğer partilerin AfD’ye karşı uyguladığı “siyasi tecrit” politikası devam ederken AfD, Saksonya-Anhalt’ta tek başına hükümet kurma hedefiyle hareket ediyor.

Almanya’nın ekonomik açıdan en dezavantajlı eyaletlerinden Saksonya-Anhalt’ta kişi başına düşen GSYH, ülke ortalamasının yüzde 14 altında kalıyor.

Eski Doğu Almanya eyaletlerinde olduğu gibi batı bölgelerinin gerisinde kalan eyalette nüfus da hızla yaşlanıyor.

Yapılan öngörülere göre bölgenin gelecek 10 yılda çalışma çağındaki nüfusunun yüzde 13’ünü kaybedeceği, 67 yaş üstü nüfusun ise yüzde 8 artacağı tahmin ediliyor.

SEÇİM SONUÇLARI MERZ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRABİLİR

Sandıktan çıkacak olası bir yenilginin, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskıyı tırmandırarak Berlin’de siyasi bir tıkanıklığa ve Avrupa Birliği genelinde çalkantılara yol açabileceği belirtiliyor.

“ALMANYA’NIN SICAK SİYASİ SONBAHARI”

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, yayımladığı analizde eyalet seçimlerinin federal politikaları sarsacağını belirterek süreci “Almanya’nın sıcak siyasi sonbaharı” olarak nitelendirdi.

Bölgesel seçimlerin hem yerel bir oylama hem de federal hükümetin popülaritesini ölçen bir anket olduğunu vurgulayan Brzeski, şu uyarıda bulundu:

“Üç eyaletteki seçimlerin sonuçları, Berlin'deki siyasi iklimi belirleyecek, hatta mevcut koalisyon hükümetinin vaktinden önce sonunu getirebilecek güçte.”

“AFD’NİN EKONOMİ POLİTİKASI SÜRPRİZ TORBASI GİBİ”

Hükümetin durgunlaşan ekonomiyi canlandıracak yapısal reformları hayata geçirmekte yavaş kaldığına işaret eden Brzeski, aşırı sağın bu durumdan beslendiğini kaydetti.

Brzeski, piyasaların ve iş dünyasının AfD’nin yükselişine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“AfD'nin ekonomi politikası hala ne çıkacağı belli olmayan bir sürpriz torbası gibi. Gerçekte ne istedikleri belirsiz ve vaatleri arasında büyük çelişkiler var. Parti programları incelendiğinde, bütçede en büyük finansman açığına sahip olan yapının AfD olduğu görülüyor.”

VAATLERİN YÜZDE 10’UNDAN AZI KARŞILANABİLİYOR

Brzeski, IWH’nin AfD’nin seçim programına yönelik maliyet analizine de değindi.

Analize göre partinin yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euroluk finansman ihtiyacı yaratacağı, buna karşılık kanıtlanabilir tasarruf vaatlerinin yalnızca 243 milyon Euroda kaldığı belirtildi.

Brzeski, “Vadedilen her bir avronun 10 sentinden daha azı karşılanabiliyor. Ortaya çıkan en az 2,2 milyar avroluk açık, eyaletin toplam vergi gelirlerinin dörtte birine denk geliyor. Ancak maliyetlerin ve ekonomik gerçeklerin tartışma kazandırdığına inananlar için acı olan durum şu ki; bu rapor kamuoyuna açıklandıktan sonra bile AfD'nin anketlerdeki yükselişi devam etti.” ifadelerini kullandı.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni