Ekonomide hasat yılı! İTO Başkanı Şekib Avdagiç: 'KOBİ'ler için finansman mekanizmaları güçlendirilmeli'

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, 2026 yılının geçmiş yıllarda verilen ekonomik mücadelenin karşılığının alınacağı bir dönem olacağını söyledi. Kararlı ekonomi politikaları ve reformların sahada uygulanmasıyla Türkiye ekonomisinin güçlü yürüyüşünü sürdüreceğini vurgulayan Avdagiç, bölgesel liderlik potansiyeline dikkat çekti.

Giriş: 02.01.2026 - 09:19
Güncelleme: 02.01.2026 - 09:43
Ekonomide hasat yılı! İTO Başkanı Şekib Avdagiç: 'KOBİ'ler için  finansman mekanizmaları güçlendirilmeli'

İş dünyası küresel ekonomide parçalı ve çok kutuplu yapının kalıcı hale geldiği bir dönemde, Türkiye’nin 2026 yılına daha sağlam bir zeminde girdiğini değerlendiriyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2026’yı, geçmiş yıllarda verilen mücadelenin karşılığının alınacağı yıl olarak işaret etti. Avdagiç’e göre kararlı ekonomi politikaları, reformların sahada uygulanması ve küresel ‘nearshoring’ dalgası, Türkiye ekonomisinin güçlü yürüyüşünü sürdürmesinin temel dayanakları olacak. Avdagiç, küresel belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin önümüzdeki yıl performansını yukarı taşıyacak unsurların giderek belirginleştiğini vurguladı.


KÜRESELLEŞME İÇİNDE PARÇALANMA DÖNEMİ

Küresel ekonominin artık ne tamamen birleşik bir ‘küresel köy’ ne de tamamen dağılmış kaotik bir yapı olacağını ifade eden Avdagiç, uzun süre ‘hibrit’ bir dönemin egemen olacağını söyledi. Pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisinin yeni bir denge arayışında olduğunu belirten Avdagiç, 2025 yılının küresel ölçekte ılımlı ancak ülkeler arasında asimetrik bir büyüme yılı olarak geride kaldığını kaydetti.


KORUMACILIK VE JEOPOLİTİK RİSKLER

2025 boyunca artan jeopolitik riskler, korumacılık eğilimleri ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasının yatırım ve ticaret üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Avdagiç, bu sürecin küresel büyümeyi sınırladığını ifade etti. Avdagiç, yükselen ticaret bariyerlerinin ve belirsizliklerin, dünya ekonomisinde toparlanmayı geciktiren başlıca unsurlar olduğuna işaret etti.


KÜRESEL DÜZENİN ÜÇ TEMEL UNSURU

Avdagiç, yeni dönemin üç ana süreç üzerinden şekillendiğini belirtti. Bunlardan ilki ‘seçici bağlanma’ olarak tanımlanırken, tüketim mallarında küresel pazar yapısı korunurken kritik teknolojilerde bölgesel ve ulusal yaklaşımların öne çıkacağına dikkat çekildi. İkinci unsur olan ‘çok katmanlı sistem’de, Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve iklim anlaşmalarıyla birlikte ABD, Çin ve AB’nin yapay zeka, çip ve gümrük politikalarının aynı anda varlığını sürdüreceği öngörülüyor. Üçüncü unsur ise ‘dinamik gerilim’ olarak tanımlanıyor; yani ekonomilerin ne tamamen açık ne de tamamen kapalı olacağı, her iki yaklaşımın birlikte yönetileceği bir yapı.


MAKRO GÖSTERGELER OLUMLU

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde Avdagiç, 2025 yılında dezenflasyon politikasının belirleyici olduğunu ifade etti. Kademeli faiz indirimlerinin finansman koşullarında ve dış dengede göreli bir iyileşme sağladığını belirten Avdagiç, jeopolitik gelişmeler ve iç dinamiklerin bu iyileşmenin hızını sınırladığını dile getirdi.


Artan küresel belirsizliklere, ticaret savaşlarına ve içerde yaşanan zorluklara rağmen temel makro göstergelerin olumlu seyrettiğine dikkat çeken Avdagiç, bunun Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.


İÇ TALEPTE DENGELENME SÜRÜYOR

Avdagiç, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele amacıyla uyguladığı sıkı para politikasına bağlı olarak iç talepte ‘dengelenme’ sürdüğünü belirterek, “Ancak üretim tarafında ise genel olarak ‘yatay’ seyir izleniyor. Perakende satışlarda da ‘yavaş’ seyir devam ediyor. Genel görünüm, dezenflasyonist politikayla uyumlu bir çerçeve çiziyor. Dış dengede riskler önemli ölçüde ortadan kalktı. İkinci çeyrekte ticaret belirsizliklerine bağlı olarak öne çekilen taleple artış kaydeden ithalat, altın ve enerji fiyatlarının geri çekilmesinin de etkisiyle üçüncü çeyrekte hız kesti. Bu arada cari açık son aylarda yukarı yönlü bir ivmeye işaret etse de GSYH’ye oranı itibariyle ödemeler dengesindeki kırılganlığın, önemli ölçüde risk alanı dışına çıktığını gösteriyor” dedi.


EKONOMİDE SAĞLANAN KAZANIMLAR

2025 yılında enflasyonla mücadelede önemli araçlardan biri olan fiyatlama davranışlarının önemli ölçüde iyileştirildiğini belirten Avdagiç, enflasyonda bu aşamadan sonra iki konuda teyakkuz halinde olmak gerektiğini ifade etti.


Avdagiç, 2025 yılı içinde ödemeler dengesi kırılganlıklarının güçlü şekilde bertaraf edildiğini, kur korumalı mevduatın yol açtığı dolarizasyon riskinin de tamamen ortadan kaldırıldığını söyledi. Avdagiç, “Aynı şekilde TCMB rezervleri, tarihi rekor seviyesine ulaştı. Bu da bir yandan kur oynaklığı ve kur kaynaklı enflasyonist baskılara karşı önemli bir tampon oluştururken, diğer yandan da finansal istikrarın tesisine önemli bir katkı verdi. Hızı yavaşlamasına karşın dezenflasyon sürecinde elde edilen başarılar, kalıcı fiyat istikrarı açısından çok önemli kazanımlar ortaya koydu” dedi. Şekib Avdagiç, “Fiyatlama davranışı alanındaki bozulmanın tümüyle ortadan kaldırılamamış olması sebebiyle teyakkuzda olmakta fayda var. Diğer yandan, zayıf dış talep koşulları sürerken, iç talebin uzun süre baskılanmasının, enflasyonda bu kez arz yönlü riskleri de tetikleyebileceğini unutmamalıyız” değerlendirmesinde bulundu.


GÜÇLÜ YÜRÜYÜŞÜNÜ SÜRDÜRECEK

Avdagiç, 2026 yılının geçmiş yıllarda verilen mücadelenin karşılığının alınacağı bir dönem olacağı beklentisini dile getirdi. Türkiye ekonomisinin, hükümetin alacağı kararlı ve etkili tedbirlerle güçlü yürüyüşünü sürdüreceğini belirten Avdagiç, bölgesinde yeni bir gerilim yaşanmaması halinde Türkiye’nin çok kutuplu dünyada bölgesel lider olarak öne çıkacağını ifade etti.


TARIMDA YAPISAL SORUNLAR ÖNE ÇIKIYOR

Dezenflasyon sürecinin yavaşlama-sında kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde geçmiş dönem enflasyonuna endeksli fiyatlamaların önemli bir katılık yarattığını belirten Başkan Avdagiç, tarımda yaşanan zirai don ve kuraklığın da gıda fiyatlarını yukarı çektiğini söyledi. Avdagiç, tarımda yapısal sorunlara yönelik kalıcı çözümlerin acil gündem maddeleri arasında yer alması gerektiğini vurguladı.


KOBİ’LER İÇİN FİNANSMAN MEKANİZMALARI GÜÇLENDİRİLMELİ 

Şekib Avdagiç, üretimde yeniden dengelenme için ekonomi politikalarında destekleyici unsurların korunmasının önemine işaret ederek, “Özellikle KOBİ’ler ve ihracatçı KOBİ’ler için erişilebilir ve uygun maliyetli finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekir” dedi.


REFORMLAR VE ‘NEARSHORİNG’ FIRSATI

Reformların sadece adının değil, uygulamasının da büyük önem taşıdığına dikkat çeken İTO Başkanı Şekib Avdagiç, özel sektörün beklentisinin reform alanlarının net biçimde belirlenmesi ve kararlılıkla hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve ‘nearshoring’ eğiliminin Türkiye’ye yeni ihracat ve üretim fırsatları sunduğunu vurgulayan Avdagiç, yatırım ortamının iyileştirilmesiyle bu fırsatların somut kazanımlara dönüşeceğini ifade etti.